İçeriğe geç

Kızıl Yemin

Bölüm 23 · 3 dk okuma

Kızıl Yemin

Bölüm 23

Bölüm 23; Kapının Ardındaki Sır

"Bazı sırlar saklanmaz. Sadece onları bulacak kişinin gelmesi beklenir."

Mert'in sözleri çalışma odasında yankılandı.

"Bodrumdaki kasalardan biri az önce içeriden açıldı."

Kaan'ın yüzündeki ifade bir anda değişti.

"Kimse bodruma girmedi mi?"

"Hayır. Kameralarda kimse görünmüyor."

Nehir kaşlarını çattı.

"İçeriden açıldıysa..."

Kaan cümleyi tamamladı.

"Birisi hâlâ binanın içinde."

Odadaki herkes sustu.

Cemal ayağa kalktı.

"Bu mümkün değil."

Kaan ona döndü.

"Neden?"

"Çünkü o kasaların şifrelerini yalnızca üç kişi biliyordu."

"Kim?"

Cemal'in yüzü gerildi.

"Ben."

"Senin baban."

"Ve..."

Cümlesinin devamını getirmedi.

Nehir dikkatle baktı.

"Ve kim?"

Cemal gözlerini Kaan'a çevirdi.

"Annen."

Kaan'ın kaşları çatıldı.

"Annem yıllar önce öldü."

Cemal başını yavaşça salladı.

"Öldüğünü sandın."

Bodrum katına indiklerinde hava daha da ağırlaşmıştı.

Kaan önden ilerliyor, Nehir hemen arkasından geliyordu.

Mert'in el feneri duvarlarda dolaşıyordu.

Koridorun sonunda büyük çelik kapı görünüyordu.

Kapının yanında kırmızı bir ışık yanıp sönüyordu.

Mert eğilip panele baktı.

"Şifre doğru girilmiş."

Kaan ona baktı.

"Kim girdi?"

"İşte sorun da bu."

"Parmak izi kaydı yok."

Nehir yavaşça kapıya yaklaştı.

"Belki de..."

"...şifreyle açılmadı."

Herkes ona döndü.

Nehir kapının üzerindeki küçük metal bölümü gösterdi.

"Bakın."

Üzerinde eski bir sembol vardı.

Kızıl bir mühür.

Nehir'nin babasının eski dosyalarında gördüğü sembolün aynısıydı.

Kaan parmaklarını mührün üzerinde gezdirdi.

"ARES."

Cemal'in yüzü bembeyaz oldu.

"Hayır..."

"Bu mühür burada olmamalı."

Kapı açıldığında içeriden soğuk bir hava geldi.

Oda diğerlerinden farklıydı.

Duvarlarda dosyalar yoktu.

Sadece ortada tek bir masa vardı.

Masanın üzerinde üç eşya duruyordu.

Eski bir fotoğraf.

Bir anahtar.

Ve kırmızı kapaklı bir defter.

Nehir fotoğrafı eline aldı.

Fotoğraftaki insanlara baktığında nefesi kesildi.

Kaan'ın babası...

Nehir'nin annesi...

Ve genç Cemal.

Üçü de aynı masada oturuyordu.

Fotoğrafın arkasında tarih vardı.

14 Mayıs 2008.

Nehir yavaşça Kaan'a baktı.

"Bu tarih..."

Kaan başını salladı.

"Babamın öldüğü gün."

Cemal gözlerini kapattı.

"Hayır."

"Bu fotoğraf çekildiğinde..."

"...baban henüz hayattaydı."

Kaan bir adım geri çekildi.

"Sen ne anlatıyorsun?"

Cemal'in sesi titriyordu.

"Baban o gece öldürülmedi."

Sessizlik.

Nehir'nin elindeki fotoğraf yere düştü.

Kaan'ın yüzündeki bütün ifade kayboldu.

"Ne?"

Cemal devam etti.

"Ölümü sahteydi."

"Ve bunun sebebi..."

"...ARES'in içindeki köstebeği ortaya çıkarmaktı."

Kaan masaya yaklaşıp kırmızı defteri açtı.

İlk sayfada onlarca isim vardı.

Bazılarının üzeri çizilmişti.

Bazılarının yanında kırmızı bir işaret bulunuyordu.

Son sayfaya geldiğinde...

Tek bir isim vardı.

KAAN ARSLAN

Altında ise bir tarih.

18.08.2026

Nehir'nin nefesi kesildi.

"Bu..."

"Bugünün tarihi."

Kaan deftere baktı.

"Bu liste ne?"

Cemal'in sesi neredeyse fısıltıya dönüştü.

"Ölmesi gereken insanların listesi."

Nehir bir anda Kaan'a döndü.

"Sen listedesin."

Kaan cevap vermedi.

Çünkü sayfanın altında başka bir isim daha vardı.

NEHİR AYDIN

İkisinin de adı...

Aynı kırmızı mürekkeple yazılmıştı.

Tam o sırada...

Odanın ışıkları söndü.

Karanlık.

Mert'in sesi duyuldu.

"Kapı kapandı!"

Kaan hemen Nehir'nin elini tuttu.

"Nehir, yanıma gel."

"Buradayım."

Bir saniye sonra duvarın içinden mekanik bir ses geldi.

Klik.

Ardından bir ekran açıldı.

Eski bir video oynatılmaya başladı.

Görüntüde Nehir'nin annesi Leyla vardı.

Yüzünde yorgun ama kararlı bir ifade bulunuyordu.

Kameraya doğrudan bakıyordu.

"Eğer bu kaydı izliyorsanız, artık saklanmam mümkün değil."

Nehir'in gözleri doldu.

"Anne..."

Leyla devam etti.

"Nehir, sana yıllarca gerçeği söylemedim."

"Çünkü seni koruyabileceğimi sandım."

Görüntüde kısa bir sessizlik oldu.

Sonra Leyla'nın yüzündeki ifade değişti.

"Ama artık seni koruyacak tek kişi ben değilim."

Kaan'ın gözleri Nehir'ye kaydı.

Leyla son cümlesini söyledi:

"Kaan'a güven."

Video aniden kesildi.

Ekranda yalnızca tek bir cümle belirdi:

"Çünkü babasının bıraktığı yemin, ikinizi birbirinize bağladı."

Nehir yavaşça Kaan'a baktı.

"Ne yemini?"

Kaan cevap veremeden...

Arkasındaki duvarda gizli bir kapı açıldı.

İçeriden bir adam çıktı.

Karanlığın içinden gelen ses, yıllardır ölü olduğu sanılan birinin sesiydi.

"Bunu öğrenmenin zamanı geldi."

Kaan'ın gözleri büyüdü.

Çünkü o sesi tanıyordu.

Babası.

Devam Edecek... 🖤

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.