İçeriğe geç

Kızıl Yemin

Bölüm 15 · 2 dk okuma

Kızıl Yemin

Bölüm 15

Bölüm 15; Kan ve Yemin

Yağmur yeniden başlamıştı.

Malikânenin bahçesindeki güller rüzgârla savrulurken Kaan, çalışma odasının penceresinden dışarıyı izliyordu.

Elindeki kahve çoktan soğumuştu.

Kapı vuruldu.

"Patron."

"Gel."

Mert içeri girdi.

Yüzü her zamankinden daha ciddiydi.

"Aradığımız kişiyi bulduk."

Kaan bir anda döndü.

"Kim?"

"On beş yıl önce yangından sağ kurtulan bakıcı..."

Nehir de o sırada içeri girmişti.

"Söylediğin kişi yaşıyor mu?"

Mert başını salladı.

"Evet."

"Ama sadece bir şartla konuşacağını söyledi."

"Neymiş?"

"İkiniz de birlikte geleceksiniz."

Yaklaşık bir saat sonra...

Konvoy, İstanbul'un dışında küçük bir sahil kasabasına ulaştı.

Eski bir taş ev...

Denize bakan sessiz bir bahçe...

Kapıyı seksenli yaşlarında bir kadın açtı.

Kadın, Nehir'i görür görmez gözyaşlarına boğuldu.

"...Küçük kelebek."

Nehir donup kaldı.

"Beni tanıyor musunuz?"

Kadın titreyen elleriyle Nehir'in yüzüne dokundu.

"Sen büyümüşsün..."

Kaan dikkatle kadını izliyordu.

"Her şeyi anlat."

Kadın derin bir nefes aldı.

"O gece..."

"Yangın çıktığında içeride iki kız vardı."

Nehir'in kalbi hızlandı.

"İki kız..."

"İkinizin boynunda da aynı kelebek kolye vardı."

Oda sessizleşti.

"Birini kurtarabildim..."

Kadının sesi titredi.

"Sonra geri dönmek istedim..."

"Ama ev çöktü."

Nehir'in gözleri doldu.

"Diğer kız öldü mü?"

Kadın başını iki yana salladı.

"Bilmiyorum."

Tam konuşmaya devam edecekken...

Dışarıdan fren sesi duyuldu.

Siyah araçlar...

Mert pencereye koştu.

"Patron!"

"Ev sarıldı!"

Silahlı adamlar hızla bahçeye yayılıyordu.

Kaan tek hamlede silahını çekti.

"Nehir, yere eğil!"

İlk kurşun pencereyi parçaladı.

Cam kırıkları her yere saçıldı.

Kaan, Nehir'i kendine çekerek yere yatırdı.

Nehir'in yüzü onun göğsüne dayanmıştı.

Kurşun sesleri peş peşe geliyordu.

Kaan kulağına eğildi.

"Sana bir şey olmasına izin vermeyeceğim."

Nehir gözlerini kapattı.

"Ben de sana..."

Sözünü tamamlayamadan...

Yaşlı kadın korkuyla bağırdı.

"Dosyayı alın! Gerçeği öğrenmesinler!"

Kaan başını kaldırdı.

"Kim bağırdı?"

Ama çok geçti...

Kapı kırılarak açıldı.

İçeri giren maskeli adamın elinde siyah bir çanta vardı.

Çantanın üzerinde tek bir amblem bulunuyordu.

ARES.

Ve adam yavaşça maskesini çıkardı.

Kaan'ın gözleri büyüdü.

"...Sen?"

Adam hafifçe gülümsedi.

"Beni özledin mi, Kaan?"

Devam Edecek... 🖤

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.