"Kerem! Bizi niye bıraktılar ya." hızlıca yanına gittim. "Bende bilmiyorum ki." tuttuğum nefesimi dışarıya üfleyerek arkamı döndüm. "Nasıl gideceğiz ya? Çantam da arabada kaldı."
"Yürüyelim mi o zaman? Ben önce seni bırakayım sonra da oradan taksiye binerim eve geçerim." dediği şey oldukça yorucu gözükse de kafamla onaylayarak yürümeye başladım. Biraz yürümüştük ama ikimiz de konuşmuyorduk.
"Sen n-"
"Neden bu-"ikimizin de aynı an da konuşmasıyla gülmeye başladık." Önce sen söyle. "kafasını olumsuz anlamda salladı." Hayır önce sen. "bunun uzayacağını düşünerek son verdim." Neden bizim okula geldin? "
" Ben İsviçre de okuyordum ama annem rahatsızlanınca acilen dönüş yapmam gerekti. "
" Geçmiş olsun peki annen nasıl şimdi? "
" Şu an daha iyi. "zorla gülümseyerek önüne döndü açmak istemediği bir konu olduğu belliydi." Berk ile anlaşamıyor musunuz? "
" Aslında gayet iyi anlaşıyoruz ama Berk biraz mesafeli tabi sen daha iyi bilirsin. "
" Berk mi? "bana karşı Berk'in hiç mesafeli olduğunu düşünmüyordum aksine çok dışa dönük birisi gibiydi." Evet öyle."
"Sen ne soracaktın bana." dediğimle hafif durakladı sonra tekrar yürümeye devam etti. "Unuttum ki." pek inanmasam da zorlayamazdım söylemesi için. Beş dakika daha yürümemizin ardından aa yola çıktık. "Gel şuradan taksiye binelim yoksa bu yol bitmeyecek." Onu onaylayarak peşinden gitmeye başladım hava kararmaya başlamıştı çok geç olmadan dönmeliydim yoksa teyzemin ağzı asla durmazdı.
***
Annemin ve teyzemin binlerce konuşmalarını dinleyip dersimi aldıktan sonra bir şey demeden odama dopru yürüdüm bir şey desem de demesem de haksız oluyordum en iyisi hiç enerjimi harcamamaktı. Odaya girdiğimde Yasemin hızlıca pencereyi kapatarak bana döndü sanki bir şey saklıyordu arkasında. "Yasemin? Bir şey mi saklıyorsun arkanda." yüzü renkten renge girerken hızlıca yürüyerek yatağına oturdu. "Ne saklaması canım, hiçbir şey yoktu işte." ellerini kanıt olurmuşcasına göstererek yatağa uzandı. Bir şey sakladığı belliydi ama bana söylemek istemiyordu umursamayarak yatağa oturdum. "Benim telefonum nerede ya?" ondan ses gelmeyince ayağa kalkarak aramaya başladım iki saat odayı talan etsem de bulamıyordum arkamı döndüğümde masada görmemle kaşlarım çatıldı oysaki oraya elli sefer bakmıştım. Elime alarak yatağa uzandım. Mesaj ve aramanın olmadığını görünce dudağımı büzerek yatağa bıraktım. "Aybike şu kılfını ne zaman atacaksın? Çocuk oyuncağı gibi." Yasemin komik olmayan esprisine gülerken onun kahkahasının bitmesini bekledim. "Bunu babam telefonumu ilk aldığımda hediye olarak almıştı asla atmam." gözlerini devirmesiyle arkamı dönerek uyumaya çalıştım başka bir seçeneğim yoktu zaten.
Yatağın titremesiyle gözlerimi zorla aralayarak telefonumu aramaya başladım. Elime alarak gelen mesaja baktım gecenin ikisinde kim mesaj atardı ki. Ekrandaki Berk yazısını görmemle gözlerim fal taşı gibi açıldı bu saatte neden bana mesaj atıyordu ki. Hızlıca mesajı açtım.
Berk : Çantanı getirdim.
Ben : Berk bu saatte ne çantası yarın alırım.
Berk : Çok geç tatlım aşağıdayım in hadi.
Ben :Sence bu satte inebilecek birisi miyim?
Berk :İnene kadar bekleyeceğim ben.
Oflayarak ayağa kalktım ve penceren gerçekten aşağıda olup olmadığına baktım gerçekten de arabasına yaslanmış bekliyordu. Ufak adımlarımla odadan çıkarak salona yöneldim neyseki Yasemin'in odası kapıya en yakın odaydı. Kapıyı yavaşça açarak hızlı ve sessiz adımlarla dışarı çıktım merdivenlerden oldukça yavaş ama seri şekilde inerek bahçeye çıktım. Geldiğimi gören Berk bahçeye yanaştı.
"Hadi ver çantayı."
"Gece olunca daha güzel oluyormuşsun bebeğim." söylediklerine göz devirerek elimi uzattım. "Verir misin çantamı."
"Hadi ama tatlım acelen mi var?"
"Sence?" bir ona bakıyor bir de apartmanın pencerelerine bakıyordum Berk arabaya çantamı almaya gittiğinde derin bir nefes verdim versin de bir an önce gideyim. Bana yöneldiğinde elini boş görmemle gözlerim açıldı. "Hani çantam?!"
"Unutmuşum." içimdeki nefesi dışarıya üfleyerek yüzüne döndüm. "Gecenin bu saatinde beni bir çanta vermek için çağırıyorsun ama çantayı unutuyorsun aferin Berk sana." tam arkamı döndüğüm sırada tekrar dönerek sözlerime devam ettim. "Bir daha sakın böyle bir şey yapmaya kalkışma, sakın!" hızlı adımlarımla apartmana girerek merdivenlerden çıkmaya başladım kesin benimle dalga geçiyordu hala ona güvendiğime inanamıyorum.
