"Ben olmasam dayak yiyecektin. Eğer sen beni kurtaracaksan her gün dövülmeye de razıyım."
Eve gelmemin ardından bir saat geçmişti , kapının çaldığını duymamla oturduğum sandalyeden kalkarak hızlıca kapıyı açtım . Oğulcan asık suratıyla içeriye girdi ." Ne oldu iş yok muymuş ?"
"Yok be sister , kim bize iş verir ki ." kafası eğik bir şekilde oturma odasına doğru geçerken kapının tekrar çalınmasıyla geri dönerek kapıyı açtım annemin de asık yüzü karşısında ses çıkarmak istememiştim üzerindekileri çıkararak askıya astı ve o da oturma yöneldi askıdaki montumu alarak sessizce kapıyı açtım ve kafelerin olduğu sokağa doğru yürümeye başladım. Aramızdan birisinin iş bulması gerekiyordu çalışmamı istemeyeceklerini bilsem de parayı kazanınca götürüp verirdim bu sefer de bir şey diyemezdiler . Yarım saat dolaşmamın ardından camdaki garson ilanını görmemle birlikte hızlıca içeriye girdim . "Merhaba ben garsonluk ilanı için gelmiştim." kapıda bekleyen kadının yönlendirmesiyle üst kata yöneldim . Masada gazete okuyan adama yanaştım. " Merhaba ben garsonluk ilanı için gelmiştim."
"Kaç yaşındasın bakayım sen ?" baştan aşağı süzüp tekrar bakışlarını gözlerime dikti.
"17 yaşındayım." yaşımı yalan atmak istesem de daha büyük sorunlara sebep olabilirdi.
"Tamam hafta sonu denemelik gel başla ." tuttuğum nefesi bırakarak tam karşısına geçtim. " Maaş işini konuşsak mı ?"
***
"Hadi anne ben çıkıyorum ." ceketimi elime alarak kapıya doğru yöneldim . "Kızım çantanı alsana böyle nasıl ders çalışacaksın?"
"Anne onlarda kitap var götürmeme gerek yok benim. "
"Tamam dikkat et." annemden kurtulmak için adımlarımı hızlandırarak bahçeden çıktım ve kafeye doğru yürümeye başladım , umarım parayı götürdüğümde fazla kızmazlar. Başladın bir kere Aybike dönüşü yok bunun. Kafeden içeri girdiğimde dün gösterilen temizlik odasına gittim ve üzerimdekileri çıkartarak beyaz tişörtü giyindim ve kırmızı önlüğü taktım. Odadan çıktığımda etrafta göz gezdirdim kalabalık bir mekan olmuyordu sanırım .
Elimdeki tepsiyi Ali'ye uzatarak masaya doğru yaslandım her yerim tutulmuştu tüm gün ve kafe boşalmak bilmiyordu. " Hesabı alabilir miyiz acaba ?"
"Geliyorum hemen ."
"Masa 4'ün hesabını verebilir misin ?" hesabı alıp masaya götürdüm ve tekrar yaslandığım yere gelerek gözlerimi kapattım , gün bitmek bilmiyordu . Kapıdaki zilin çalmasıyla karşılamak için bakışlarımı oraya çevirdim . Yok artık, Berk! Olduğum yerden hızlıca arkamı dönerek duvarın arkasına doğru sürünmeye başladım . Geldiğim yerin güvenli olduğunu anlayarak arkamı döndüm ve bakışlarımla onu izlemeye başladım cam kenarında bir masaya geçmeleriyle derin bir nefes verdim ve mutfağa gitmek için arkamı döndüm . "Mehmet Bey ödümü kopardınız."
"Gelen müşteriyi görmüyor musun kızım , hadi git siparişlerini al." derin bir nefes içime çekerek arkamı döndüm ve masaya doğru ilerlemeye başladım . Alt tarafı çalışıyordum zaten bununla da dalga geçmezdi .
"Hoş geldiniz , siparişlerinizi alabilir miyim ?" kafasını telefondan kaldırmaması içimi rahatlatırken yanındaki arkadaşlarına döndüm . Sarışın bir kız Berk'in telefonunda ilgilendiği şeye bakarken diğeri erkek de menüyü inceliyordu.
"Ben bir-Aybik! Kız senin ne işin var burada?" Berk'in beni görmesiyle gözlerimi devirdim tahmin etmeliydim tavırlarının böyle olacağını . "Siparişinizi verecek misiniz ?"
"Berk bu kızı tanıyor musun ?" yanındaki sarışın kızın sorusuyla gözlerimi devirdim . Sana ne acaba . " Evet bizim sınıftan Aybike."
"Aynen sınıftan Aybike , sadece sınıftan . "Berk'in gülüşüyle kız da gülmeye başlamıştı ." Tamam Aybike Hanım." kızın çıkardığı bebek sesiyle birlikte kusma isteğim aynı oran da artmıştı . " Siz karar verin ben tekrar uğrayacağım ." dediklerine kulak asmadan hızlıca masadan uzaklaştım ve yeni gelen bir grubun olduğu masaya geçtim . "Hoş geldiniz siparişlerinizi alabilir miyim ?"
"Hayır alamazsın. " gruptaki çocuğun yaptığı espriyle tüm masa kahkaha atarken ayıp olmasın diye ben de yapmacık bir kahkaha attım . "Evet siparişlerinizi alayım ?"
" Seni alalım." tekrar başlayan kahkahaya eşlik etmemiştim bu sefer . " Alınmıyorsun değil mi canım ? Sadece şaka yapıyoruz." sol tarafımdaki çocuğu bileğimi tutmasıyla bir adım geri çekildim . "Göstereceğim ben size almayı ."
"Bir şey mi dedin canım?"
"Hayır ben diğer masanın siparişini alayım siz de o sırada karar verin ." arkamı dönmemle Berk ile göz göze gelmemiz bir oldu . Kaşlarımı çatıp masalarına doğru ilerlemeye başladım ." Karar verebildiniz mi ?"
"Seni rahatsız mı ediyor onlar ?" Berk'in sorusu şaşırmama sebep olurken gülümsemeye devam ederek ona döndüm." Hayır onlar sadece müşteri , sınıf arkadaşım."
"Biz üç kahve alalım." yanındaki kızın siparişiyle beraber hızlıca masadan ayrılarak siparişlerini Ali'ye verdim . Siparişleri beklerken tezgaha yaslanmış onları izliyordum yanlarındaki erkek telefona gömülmüş Berkle de yanındaki kız sohbet ediyordu . "Kahveler hazır." aldığım kahvelerle masalarına gittim . "Afiyet olsun." kahveleri masaya koyarken Berk'in elini kaldırmasıyla elimdeki kahve kızın üzerine döküldü . "Ay yandınız . Ama ben yapmadım yemin ederim." telaşla kızın üzerini silmeye çalışsam da kız susmak bilmiyordu . " Ya sen ne biçim garsonsun ? Bir kahveyi bile doğru tutamıyorsun . " Ama Berk elini kaldırdı . Berk'e baktığımda oturduğu yerden bize gülüyordu .
"Ben hemen bez alıp geliyorum ." hızlıca yanlarından ayrılarak lavaboya ilerledim ve temizlik malzemelerinden bezi alıp koşarak geri döndüm . Etrafa bakınsam da onları göremedim ." Neredeler ?"
"Gittiler ." Berk'in cevabıyla nefesimi üfleyerek diğer masaya yöneldim. " Karar verdiniz mi ? "
"Evet canım seni alıp gidiyoruz." yine şaka olduğunu sanarak ufak bir kahkaha attım ve tekrar onlara döndüm ama bu sefer hiçbiri gülmüyordu . " Senin işin ne zaman bitiyor ? " az önce kolumu tutan çocuk tekrar tuttuğunda tekrar bir adım geriledim bu sefer o da benimle ayağa kalkmıştı . "Biz seni bekleriz işin bitene kadar ."
" Siz ancak beni cehennem de beklersiniz ."
"Sen nasıl istersen güz-" çocuğun Berk'ten yumruk yemesiyle çığlığım aynı an da çıkmıştı . Masanın üzerindeki çocuğu yumruklamaya devam ederken diğer çocuklar Berk'i üzerinden alıp yumruk atmaya başlamasıyla ağzım tekrar aralandı . Gözlerimi etrafta gezdirdiğimde su dolu sürahiyi hızlıca elime alıp Berk'in etrafındakilerin üzerine fırlattım ." Ne yapıyorsun kızım sen deli misin ?" bir tanesi bana yanaşmaya çalıştığında sürahiyi havaya kaldırdım ." Kafana yersin vallahi hadi çabuk gidin buradan ."
"Deli midir nedir ya ?"
"Evet deliyim , bak öldürürüm sizi gidin buradan ."fazla uzatmadan kafeden çıktıklarında Berk'in yanına giderek yüzüne bakmaya çalıştım . " Fena dövmüşler eski yakışıklılığın gitmiş."
"Yani eskiden beni yakışıklı buluyordun ? " kanayan dudağının arasından çıkan dudaklarıyla gülmemek için kendimi zor tutuyordum.
"Bu halde bile onu mu düşünüyorsun Berk? Ben olmasam dayak yiyecektin zaten ." elimle saçımı arkaya atarak gülümsemeye başladım . O da sandalyeye oturmuştu.
"Eğer sen beni koruyacaksan her gün dayak yemeye de razıyım."
-🦋 - Berk'in davranışlarını gerçek buluyor musunuz?
-🦋 - Sizce Aybike kovulacak mı?
