İçeriğe geç

KIZIL ŞEYTAN #AYBER

Bölüm 19 · 4 dk okuma

KIZIL ŞEYTAN #AYBER

Bölüm 19

Lütfen beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın. Bunu demekten cidden bıktım ama bende burada bir emek gösteriyorum ve karşılığını almak istiyorum.

Kerem'in peşinden sessizce ilerleyerek bahçeye çıktığımızda aralıklarla bulunan banklardan birisine geçerek oturmam için işaret etti. Önüne gelip ayakta durmaya devam ettiğimde omuzlarımdan yavaşça ittirerek oturmama sebep olmuştu. "Seni şi-"

"Lütfen konuşmamı bir dinle. Öncelikle benden bu kadar nefret ettiğini bilmiyordum."

"Bende senin bu kadar ileri gideceğini bilmiyordum. Hem konumuz bu değil. Neden Berk'in hayatı tehlikede?" ayağa kalkarak öne doğru birkaç adım attım ve ona döndüm. "Sen zeki bir kızsın basit bir plan zaten. Berk'in hayatta kalmasını istiyorsan ondan uzak duracaksın ve benimle yakın olacaksın bu kadar basit."

Dudaklarımdan çıkan ufak bir kahkaha sonucunda tek kaşımı havaya kaldırdım. "Sen bir katilsin. Ben buna izin verir miyim sanıyorsun? Gidip şimdi seni şikayet edeceğim." o da gülerek gamzelerinin meydana çıkmasını sağladı. "Ahh tatlım. Düşündüğüm kadar zeki değilmişsin orada ne bir kamera vardı ne de bir görgü tanığı. Tek yapmamız gereken suçu bir çalışanımın üzerine atmak. Tabii sen de bu oyunda benimle beraber olacaksın. Değil mi?" eliyle çenemden tuttuğunda elimle ittirerek geri gittim. Ortada Berk'in hayatı vardı ama suçsuz bir insanın hapise girmesini ve bir katilin dışarıda rahatça gezmesine izin veremezdim. Herkes için en iyisini düşünmek zorundaydım. Berk'in ölmesine asla dayanamazdım. Ama Kerem'in de dışarıda ona zarar verme ihtimali beni yiyip bitiriyordu. "Peki ama birkaç şartım var." içimden Berk'ten şimdiden özürler diliyordum. "Benimle temas etmeyeceksin, Berk'e kötü veya iyi herhangi bir şekilde davranmak yok. Ondan uzak duracaksın yoksa bu iş biter." hepsini alaycı bir tavırla izledikten sonra elini uzattı. Gözlerimi devirerek elini sıktım ve onu arkamda bırakarak hastaneden tekrar içeri girdim.

Ameliyathane kapısında bekleyen bir kadın ve adamı görmemle şaşırarak oraya doğru ilerledim. Onlar da beni görmüş olacak ki ayaklanarak hemen yanına koştular. Saçları sarıya yakın bir kadın sinirli ve yüksek çıkan sesiyle hemen konuşmaya başladı. "Sen mi vardın oğlumun yanında? Kim yaptı bunu ona? Sen mi yaptın yoksa?" küstah tavırları karşısında kaşlarım çatılırken arkadaki adam konuşmaya başladı. Bu da muhtemelen babasıydı. "Aslı görmüyor musun kızın üstü yırtılmış demekki yardım etmeye çalıştı. Biraz sakin ol hayatım." kadın sertçe kendini adamdan ayırarak koltuğa oturdu. Arkadan Kerem'in sesini duymamla gözlerimi devirdim. "Anneciğim neden kalkıp geldin lütfen dön." kadın hızla yerinden kalkarak Kerem'e doğru gitti ve hızlıca sarıldı. "Ahh oğlum sen iyisin değil mi? Ameliyathanedekini sen sandım."

"O da sonuçta senin oğlun Aslı." adam sinirle lafa atladığında kadın oralı olmayarak Kerem'e sarılmaya devam etti. "Oğlumun burada kalamsına izin veremem özel bir hastaneye gitmeliyiz." adam hızlıca koridordan çıktığında Kerem ve annesi de koltuğa geçti. Ameliyathane kapısının açılmasıyla birlikte hızlıca kapıya doğru yanaştım ve gelen doktor dinlemeye başladım. Kadın ve Kerem ise yerinden bile kalkmamıştı." Durumu nasıl? Onu görebilecek miyiz?" doktor sabırla söylediklerimi dinledikten sonra konuşmaya başladı.

"Öncelikle kurşun çok ciddi bir yere girmişti. Uzun sürsede kurşunu çıkarmayı başardık. Ama maalesef hasta çok fazla kan kaybettiği için ölüm tehlikesi henüz geçmedi. Bu yüzden şu an görüşme yapılmasına müsaade etmeyeceğiz." doktor yanımızdan uzaklaşırken Kerem yanıma gelerek kulağıma yanaştı." Artık polise ifadeni verdikten sonra gidersin değil mi sevgilim? "nefesimi dışarıya üfleyerek gelen polislere yöneldim ve ifademe Kerem'i katmayarak verdikten sonra bahçeye yöneldim. Hala doğru kararı verip vermediğimden emin değildim. Ama Berk'in yaşaması benim tek umut kaynağımdı.

***

Kadir abime eve gelirken olayları anlattım. O da hiç kimseye söylemeyeceğine söz vermişti. Beni eve bıraktıktan sonra bir hafta içinde evlerimize taşınacağımızı söyleyerek o da gitmişti. Eve sessizce girdikten sonra hiçkimseyle konuşmadan odaya gittim ve olduğum gibi yatağa uzandım. Bugün olanları düşünürken Berk ile öpüşmemiz aklıma geldiğinde utanarak gülümsemeye başladım ve yatakta hızlıca bir sağa bir sola dönmeye başladım.

"Berk?" önümde hızlıca koşan çocuğa yetişmeye çalışırken bir yandan da onun olup olmadığını anlamaya çalışıyordum. "Berk sen misin?" ona yetiştiğimde kolundan tutup çevirdim. "Neredesin sen? Öldün sandım."

"Sen beni kurtardın ya." Berk sıcak gülümsemesiyle bana bakarken hızlıca dudaklarına yanaşarak ufsk bir buse kondurdum.

"Aybike?" gülerek sağıma döndüğümde Berk'i görmemle hızlıca önümdeki kişiye dönerek yüzüne baktım. "Kerem?"

Berk hızlıca koşmaya başladığında bende koşmaya başlamıştım. "Berk ben sen sandım." adımlarımı hızlandırdığımda tam ona elimi uzatacakken ayağımın kaymasıyla bir uçurumdan düşmeye başlamamla birlikte birden yatakta ayaklandım. Saçım dudaklarıma yapışmış derin nefesler alıp veriyordum. Elimi kalbimin üzerine bastırarak yavaşlaması için beklemeye başladım. Berk iyi olsun diye her şeye katlanabilirdim, sevmek bu demek değil miydi zaten?

💗Umarım bölümü beğenmişsinizdir. Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın

😻 Bölümü nasıl buldunuz?

🔥Sizce Berk nasıl bir tepki gösterecek?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.