İçeriğe geç

KIZIL ŞEYTAN #AYBER

Bölüm 20 · 3 dk okuma

KIZIL ŞEYTAN #AYBER

Bölüm 20

Kelimeler her zaman kazanır ama biliyorum ben kaybedeceğim.

Sabah kalktığımda üzerimdeki durgunluk kimsenin dikkatini çekmemişti kahvaltı masasında mutluluk hakimdi. Herkes eve döneceğimiz için aşırı heyecanlıydı. "Anne şimdi biz kesin dönüyoruz değil mi? Şaka falan değil."

"Değil Oğulcan kaç defa daha soracaksın yarın evimize geçeceğiz." annemin yüzündeki mutluluk kısa bir an güldürdükten sonra yüzüm tekrardan eski haline döndü. Bir şey yiyemeyeceğimi anladığımda masadan kalkarak odaya gittim ve yatağa oturdum. Berk'ten ne bir haber alabilmiştim ne de görebilmiştim. Kendimi doğru kararı verdiğime inandırmaya çalışsam da içimdeki o ses yanlış olduğunu haykırıyordu. Kapının açılmasıyla kendimi dikleştirdim gelen Yasemin'di. "Sanki mutsuz gibisin ne oldu?"

"Bir şey yok."

"Gerçekten mutsuz olanlar da böyle söyler zaten." yatağa oturarak ellerimi ellerine aldı. "Gerçekten mutsuz olduğunun farkındayım ve açıklamadığına göre gerçekten istemiyorsun, sormayacağım da. Ama ne yazık ki bu seni temizlik yapmaktan kurtarmayacak küçük hanım." bir an da karnımı gıdıklamaya başladığında hem kahkaha atıyor hem de kendimi geri çekiyordum." Dur! Yasemin dur. "en sonunda o da durduğunda ayağa kalkarak salona yöneldik. Dediği gibi temizlikten kaçış yoktu.

" Ya bu gece gel ya da bu gece gel ya bu gece gel ya da bu gece gel ya bu gece gel ya da bu gece gel ya da bu gece gel ya da gelir ecel. "Yasemin o güzel (!) sesiyle şarkıya eşlik ederken ben de onun bu haline gülerek elimdeki viladayı bir mikrafon misali tutarak ona eşlik etmeye başladım." Seni yar diye koynuma aldığımdan beri korkardım gideceğinden şimdi yar nerede hani yar nerede diye düşer oldum pencerelerden."

"Ahhhh!" çığlık sesiyle kafamı kaldırdığımda Yasemin'i göremememle hızlıca pencereye koşarak aşağıya baktım. Yasemin oturmuş hem bileğini tutuyor hem de kahkaha atıyordu. Ben de elindekileri bırakıp kahkaha atmaya başladığımda teyzem koşarak içeriye girdi. Şaşırmış ve korkak gözleriyle etrafa bakındıktan sonra hızlıca yanıma koştu. "Ne oldu kızım? Yasemin nerede? Bir çığlık duydum sanki."

"Teyze." gülmeden duramıyor bir yandan da derdimi anlatmaya çalışıyordum. "Pencereden düştü." en sonunda gülmem durduğunda teyzem dışarıdan Yasemin'i getirmişti. "Buna gülünür mü Aybike? Benim kızım orada acı çekiyor." teyzem yüksek sesiyle bağırdığında şaşırarak kaşlarım çatıldı."Tey-"

"Kes! Benim kuzum Yasemin kolunu incitmiş." odanın ortasında gezip durarken Yasemin ile gözgöze geldik. "Anne ben de güldüm ne var bunda?" teyzem Yasemin'in dediği şeyle bize sinirli gözlerle baktıktan sonra bir hışımla odadan çıktı. "Gel bir doktora gidelim."

"Yok ya pek acımıyor, bir şey hissetmiyorum."

"İşte hu yüzden gitmeliyiz ya zaten." ayağa kalkarak hemen üzerimi değiştirdim ve evden çıktık.

"Yavrum nasıl bir şey hissetmiyorsun kolunda kırık var. Yalan söylemediğine emin misin?" doktorun dediği şeyle hızlıca Yasemin'e döndüm insam nasıl hissetmezdi kolunun kırıldığını. "Vallahi hiç hissetmedim."

"İlk defa da böyle bir şeyle karşılaşıyorum. Hayret doğrusu." doktor odadan çıktıktan sonra Yasemin'e bakarak gülümsedim ve biraz gezeceğimi söyleyerek odadan çıktım.

Geldiğim ilk anda anlamıştım bu hastanenin o hastane olduğunu. İkinci kata çıkarak odaya doğru yürüdüm. Koridoru döndüğümde gördüğüm telaşla gözlerim büyüdü ve hızlıca koşarak odanın penceresine yöneldim ama perdeler çekiliydi ve içerisi gözükmüyordu o an içimde oluşan acıyla zar zor nefes alıyor burada olanlara bile durumu soramıyordum. Koşarak gelen hemşireyi durdurarak zar zor konuşmaya başladım. "İçerideki... İçerideki kişinin durumu nasıl?" hem alacağım cevaptan korkuyor hem de bir an önce duymak istiyordum. "Lütfen müsade edin hayati riski var."

İçimdeki acıyla yavaşça yere oturarak zar zor destek alarak kendimi dik tutmayı başardım. Onu kaybetme tehlikesini kanlar içindeyken bile hiç düşünmemiştim. Çünkü ona güveniyordum o yanındaydı ve yaşayacaktı ama şimdi onu kurtarmak için elimden hiçbir şey gelmiyordu.

"Hastayı kaybettik. Ölüm saati 15.15." duyduğum ses beynimin içinde tekrarlanırken duyduğum şeyi kavramaya çalışıyordum. Onunla olan tüm anlarım tek tek gözümün önünden geçiyor gözyaşlarım onları süslüyordu. İlk gördüğüm o an, saçını çekişim, kıskanışım, öpüşüm...Gözlerim kararmaya başladığında ellerimi uzatarak önümdeki hayaline dokunmak istedim ama artık çok geçti.

😻 Bölümü nasıl buldunuz?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.