İçeriğe geç

Kızıl Ruj Operasyonu

Bölüm 6 · 3 dk okuma

Kızıl Ruj Operasyonu

Bölüm 6

BÖLÜM 6: ŞAMPANYA KÖPÜĞÜ VE GECE HABERLERİ

Mina’nın dairesinin ağır çelik kapısı kapandığı an, içerideki gerilim yerini derin, tükenmiş ama sarhoş edici bir rahatlamaya bıraktı.

İlk teslim bayrağını çeken Lara oldu. Ayağındaki düz taban ayakkabıları kapının eşiğinde savurup fırlattı, kendini salonun ortasındaki geniş L koltuğa sırtüstü bıraktı. Kollarını iki yana açıp tavana bakarken göğsü inip kalkıyordu. "Hayatımda hiçbir yumruk... o kaportaya çarpan kafanın sesi kadar tatmin edici hissettirmemişti," dedi, boğuk bir kahkaha atarak.

Hemen arkasından Derin geldi. Zümrüt yeşili elbisesinin fermuarını yarıya kadar indirmiş, elindeki çantayı ve minyatür sinyal bozucuları zigon sehpanın üzerine fırlatmıştı. Kendini koltuğun köşesine gömüp başını geriye attı. "Sistemlerine sızıp o ses kaydını dev ekrana verdiğim o ilk saniye var ya... Bütün salonun nefesi aynı anda kesildi. O anı hayatım boyunca unutmayacağım."

Arya, zarif hareketlerle mutfak adasına yürüdü. Yırtmaçlı kadife elbisesine rağmen adımları artık bir operasyon ajanının soğukluğunu değil, genç bir kızın zafer sarhoşluğunu taşıyordu. Dolaptan buz gibi bir şişe gazlı içecek ve dört ince kadeh çıkardı. Salona dönüp kadehleri sehpanın üzerine bıraktığında o da kendini halının üzerine bıraktı. Sırtını koltuğa yaslayıp gülümsedi. "Protokol masasının yüz ifadesi görülmeye değerdi. Belediye yetkilileri kaçacak delik aradı."

Mina ise odanın ortasında dikiliyordu. Bordo ipek elbisesi hafifçe kırışmıştı, saçları hafif dağılmıştı ama gözlerindeki o karanlık kıvılcım yerini gurur dolu bir parıltıya bırakmıştı. Parmakları arasındaki o siyah mat ruj kutusunu sehpaya, kadehlerin tam yanına bıraktı. Dudaklarındaki kan kırmızısı renk gecenin tüm tozuna rağmen bozulmamıştı.

Dördü birden birbirine baktı. Salondaki o kısa, yorgun sessizlik bir anda patlayan kahkahalarla bölündü. Korku, adrenalin ve kusursuz bir zaferin birleşimiydi bu. Lise koridorlarında dolap kilitleten kızlar, şehrin en dokunulmaz sanılan kodamanlarından birini tek bir gecede yerle bir etmişti.

"Kumandayı verin çabuk," dedi Derin, gözlerini ovuşturarak doğrulurken. "Tüm ağları kontrol ettim, sosyal medya yıkılıyor ama televizyonu görmem lazım."

Lara koltuğun minderlerinin arasından kumandayı bulup Mina’ya doğru fırlattı. Mina tek eliyle havada yakaladı ve duvardaki dev ekranı açtı.

Televizyon açılır açılmaz ekrana son dakika bandı düştü: SON DAKİKA: CEMİYETİ SARSAN SKANDAL!

Haber spikerinin sesi salonun tavanında yankılandı:

"Pera Palace’ta düzenlenen görkemli lansman gecesi, akıllara durgunluk veren bir ifşayla sona erdi. Dağhan İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Dağhan’ın eşi Selin Dağhan’a uyguladığı sistematik şiddet, darp raporları ve tehdit kayıtları davetlilerin gözü önünde dev ekranlara yansıtıldı. Olayın hemen ardından eş zamanlı olarak savcılığa ulaşan şirket içi yolsuzluk ve rüşvet belgeleri üzerine emniyet güçleri harekete geçti."

Ekrana canlı bağlantı görüntüleri geldi. Pera Palace’ın otopark çıkışı polis araçlarının mavi-kırmızı tepe lambalarıyla aydınlanmıştı. Onlarca muhabir ve kameraman barikatların arkasından görüntü almaya çalışıyordu.

Ve sonra o kare belirdi:

Zafer Dağhan... Birkaç saat önce salonda kadeh kaldırıp caka satan o mağrur adam, iki sivil polisin kollarında sürüklenircesine polis otosuna bindiriliyordu. Takım elbisesi toz içindeydi, kravatı kopmuş, saçları darmadağındı. Yüzündeki sersemlik ve dehşet ifadesi ekrandan bile okunabiliyordu. Ama asıl dikkat çeken detay başkaydı: Kameralar adamın yakasına odaklandığında, gömleğindeki kan kırmızısı ruj lekesi ve arkasındaki arabanın camına kazınmış o kırmızı çizgi ekranlarda apaçık görünüyordu.

Muhabir nefes nefese konuşuyordu: "Zafer Dağhan otoparkta yarı baygın halde bulundu. Kendisine saldıranların kimliği henüz bilinmiyor ancak olay yerinde bırakılan kırmızı bir sembol ve belgelerin emniyete ulaştırılma biçimi, bunun organize ve kusursuz bir plan olduğunu gösteriyor. Eşi Selin Dağhan ve oğlunun ise şu an güvenli bir yerde, devlet koruması altında olduğu bildirildi."

Kızlar ekrana kilitlenmişti.

Lara kadehini kaldırıp havaya doğru salladı. "Bunu hak ettin, pislik."

Arya derin bir nefes alıp başını geriye yasladı. "Selin Hanım ve o küçük çocuk... Bu gece ilk defa korkmadan, kapıyı kilitlemek zorunda kalmadan uyuyacaklar."

Derin telefonuna gelen bildirimleri kontrol ederken hafifçe ıslık çaldı. "Haber siteleri 'Gizemli İntikamcılar' diye başlık atmaya başladı bile. Kimse dört lise öğrencisinden şüphelenmiyor. Polis hacker'ın kimliğini tespit edemiyor çünkü sunucuya bıraktığım tüm izler kendi kendini imha eden kodlarla silindi."

Mina kadehini aldı, masadaki kırmızı ruja baktı, sonra kızların yüzlerine tek tek göz gezdirdi.

"Bu sadece başlangıçtı," dedi Mina, sesi kısık ama son derece kararlıydı. "Zafer Dağhan ilk avımızdı. Yarın sabah yine o kolejin üniformalarını giyeceğiz, yine o sıralarda oturacağız. Ama dışarıda bir kadına, bir çocuğa ya da savunmasız birine kalkan tek bir el bile olursa..."

Mina kadehini havaya kaldırdı: "Kızıl Ruj yeniden sahneye çıkacak."

Üç kız da kadehlerini Mina’nın kadehine vurdu. Kristal sesleri gecenin sessizliğinde yankılanırken, televizyondaki siren ışıkları salonun duvarlarında dalgalanıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.