Şehrin ışıkları camdan içeri süzülürken Mina’nın odasındaki büyük çalışma masası, bir cinayet masası dedektifinin panosundan farksızdı.
Ortadaki dijital tabletin ekranında Zafer Dağhan’ın yüzü donup kalmıştı: Kırklı yaşlarının sonlarında, pahalı bir takım elbisenin içinde, kentin yerel gazetelerinden birine verdiği hayırseverlik pozunda gülümsüyordu. Derin, parmaklarını klavyeden çekip sandalyesinde geriye yaslandı.
"Herifin profilini çıkardım," dedi Derin, gözlerini mavi ışıktan kırpıştırarak. "Resmi kayıtlara göre Dağhan İnşaat’ın yönetim kurulu başkanı. Şehir merkezindeki lüks rezidans projelerinin ihalesini almak üzere. Yani şu sıralar itibarına her şeyden çok ihtiyacı var. Ama işin perde arkası çürük."
Arya masanın kenarına oturmuş, hedefin günlük rutinlerini incelediği not kağıtlarını elinde çeviriyordu. "Klasik bir narsist zorba," dedi soğuk bir tonla. "Dışarıya karşı kusursuz beyefendi, cemiyet adamı, hayırsever iş insanı; dört duvar arasında ise karısına ve oğluna hayatı cehennem eden bir zavallı. Selin Hanım'ın son darp raporu üç ay önce özel bir klinikten alınmış. Ertesi gün adam hastane müdürüne 'bağış' yapmış ve kayıt sistemden 'merdivenden düşme' olarak düzeltilmiş."
Lara odanın köşesindeki kum torbasına sert, tok bir yumruk indirdi. Torba geriye savrulup hızla geri dönerken diğer eliyle onu yakaladı. "O 'merdiven' yalanını onun kendi suratına kazımak istiyorum. Selin’in kollarındaki morlukları gördünüz. O herifin parmaklarını tek tek kırmadan bu iş çözülmez."
"Kıracağız Lara, ama kemiklerini değil," dedi Mina. Masanın ucundan kalkıp kızların ortasına geldi. Üzerindeki siyah bol kazağın kollarını dirseklerine kadar sıvamıştı. "Kemik kırılırsa iyileşir. Bizi polise şikayet eder, mağduru oynar ve o kadına daha çok bilenir. Biz onun zırhını soyacağız. Parasını, itibarını ve o sahte saygınlığını elinden alacağız. Öyle bir dibe vuracak ki bir daha değil karısına el kaldırmak, başını kaldırıp kimsenin yüzüne bakamayacak."
Derin sırıttı. "Peki plan ne, şef?"
Mina tablete dokundu ve ekrana Dağhan İnşaat’ın yarın akşam düzenleyeceği büyük lansman partisinin davetiyesi geldi: Altın Vadi Rezidansları Tanıtım Gecesi.
"Yarın akşam şehirdeki bütün bürokratlar, iş insanları ve basın mensupları Pera Palace’ın balo salonunda olacak," dedi Mina, gözleri hedefe kilitlenmiş bir avcı gibi parlayarak. "Zafer Dağhan, kariyerinin en büyük imzasını atmak için kadeh kaldıracak. Ve biz de o kadehi onun elinde patlatacağız."
Arya hafifçe başını salladı. "Balo salonu kalabalık. Kusursuz bir sahneleme alanı. Ama güvenlik sıkı olacaktır."
"Güvenlik benim işim," dedi Derin hemen araya girerek. "Otelin sunucularına sızmam yarım saatimi almaz. Davetli listesine dört kişilik VIP kontenjanı ekledim bile. Kod isimlerimiz hazır. Asıl mesele, içeri ne sokacağımız."
"İçeriye gerçeği sokacağız," dedi Mina. "Selin Hanım’ın sessizce çektiği o gizli ses kayıtları, silindiği sanılan hastane raporları ve Derin’in adamın şantajla el koyduğu şirket hesaplarından bulduğu usulsüzlük belgeleri. Hepsini tek bir dosyada birleştireceksin Derin."
"Balo salonundaki dev projeksiyon ekranına canlı bağlantı," dedi Derin, gözleri parlayarak. "Adam sahneye çıkıp konuşmasını yaparken, arkasındaki ekranda projenin animasyonu yerine eşine attığı tehdit mesajları ve ses kayıtları dönecek."
"Yetmez," dedi Lara, kollarını göğsünde bağlayarak. "Bu sadece rezil eder. Ya sonra? Otelden çıkıp eve gittiğinde öfkesini kimden çıkaracak sanıyorsunuz? Selin’den."
Mina onaylarcasına başını salladı. "Haklısın Lara. Bu yüzden operasyon iki ayaklı olacak. Derin ve Arya salondaki görsel çöküşü yönetecek. Sen ve ben ise Zafer Dağhan’ın kaçış yolunda olacağız."
Mina çantasından çıkardığı o siyah ambalajlı mat ruju masaya koydu.
"Otelden çıktığı an arabasına binemeyecek. Onu otoparkın alt katında, kimsenin duyamayacağı bir köşede karşılayacağız. Selin Hanım ve oğlu o saatte çoktan bizim ayarladığımız güvenli bir sığınma evinde, avukat eşliğinde koruma kararı için ifade veriyor olacak. Adam eve döndüğünde kimseyi bulamayacak. Öncesinde ise... Lara ona küçük bir fiziksel hatırlatma yapacak."
Lara'nın dudaklarında tehlikeli bir tebessüm belirdi. "Nihayet duymak istediğim cümle."
"Ama tek bir kural var," dedi Mina ciddiyetle, sesindeki otorite odayı kapladı. "Yüzünde iz bırakmak yok. Kamera kayıtlarını Derin silecek ama adli tıp raporuna geçecek kalıcı bir darbe istemiyorum. Sadece hayatı boyunca unutamayacağı bir dehşet hissi yaşayacak. Aynaya her baktığında, bir kadına el kaldırmanın bedelini hatırlayacak."
Arya elindeki dosyayı kapattı. "Kıyafetlerimizi hazırlayalım o zaman. Yarın gece lisenin en tatlı, en masum kızları cemiyet hayatına karışıyor."
Mina ruju eline aldı, kapağını çevirmeden parmaklarının arasında döndürdü.
"St. Jude Koleji’nin zil sesleri geride kaldı kızlar. Yarın gece, Zafer Dağhan kendi cehennemiyle tanışacak."