İçeriğe geç

Kızıl Ormanın Fısıltıları

Bölüm 3 · 1 dk okuma

Kızıl Ormanın Fısıltıları

Bölüm 3

Ormanın Kalbi

Derin, o küçük kızdan saklanmaya çalışıyor,çünkü gözlerini çok korkunç buluyordu, rüzgâr, Derin'in saçlarını savururken ormanın karanlığı neredeyse canlıymış gibi üzerine çökmüştü. Her adımı, kuru dalların çıtırtısıyla yankılanıyor; sanki biri onu adım adım takip ediyordu.

Ama dönüp baktığında yalnızca sis vardı.

Kızıl Ormanın o kendüne özgü sessizliği, artık sessizlik değil ;bir bekleyiş gibiydi.

Derin elindeki feneri daha sıkı tuttu.

Fenerin titrek ışığı, ağaşların kabuklarındaki eski işaretleri çıkardı- sanki yıllar önce biri bu ormanda bir şeyden kaçarken ağaçlara kelimeler kazımış gibiydi :

"Kalbime girme"

Yazı çok eskiydi ama Derin'in kalbine buz gibi ürperti indi.

"Kalbime girme"... Ne demekti bu?

Bir anda rüzgar kesildi.

Sanki orman nefesini tutmuştu.

Derin'in arkasından bir ses geldi, ince, neredeyse bir çocuğun sesi gibi:

-"Derin... Buraya neden geldin?"

Kız bir anda döndü. Fenerin ışığı ağaçlara vurdu. Ama kimse yoktu.

Kalbi çarparken geri adım atmak istedi, ama ayağı bir şeye takıldı-

toprakta yarı gömülü, paslanmış bir müzik kutusu.

Kutunun kapağında küçük bir ayna vardı, çatlamıştı... ama Derin kendi yansımasını gördüğünde, aynadaki görüntü gülümseyerek fısıldadı:

"Artık çok geç. "

Müzik kutusu kendi kendine çalmaya başladı.

Orman yeniden hareketlendi,

Kuşlar kaçtı, yapraklar savruldu.

Ve Derin fark etti ki, müzikle birlikte ormanın derinliklerinde bir ışık yanıp sönüyordu.-sanki onu çağrıyordu.

O an anlamıştı.

Ormanın kalbine doğru yürümekten başka yolu yoktu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.