İçeriğe geç

Kızıl Ormanın Fısıltıları

Bölüm 1 · 1 dk okuma

Kızıl Ormanın Fısıltıları

Bölüm 1

Kızıl Ormanın Fısıltıları

Sis ağır ağır ormanın içine çökmüştü. Kızıl yapraklar, toprağın üzerinde kan lekesi gibi duruyor ; rüzgâr her estiğinde hışırdayarak fısıldıyordu.

Sanki orman kendi nefesini tutmuş, bir şeyin olmasını bekliyordu.

Derin, ormanın girişinde durdu. Bu ormanın köydeki herkes tarafından

"Kızıl Orman" diye anıldığını biliyordu. Kimse oraya gece girmezdi, çünkü söylentiye göre yüz yıl önce orada kaybolan bir kızın ruhu hâlâ dolaşıyordu.

Ama Derin, kaybolan kedisini bulmak zorundaydı. Karanlık çökmeye başlamıştı. Adımlarını sessizce attı; her yaprak sesi kalbini atışını bastırıyordu.

Bir süre sonra sisin içinde bir siluet gördü . Küçük bir kız çocuğu...

Elinde eski bir fener vardı,ışığı zayıfça titreşiyordu.

_"Sende mi kedini arıyorsun? " diye sordu kız.

Derin şaşırdı," Hayır

... sen kimsin? " diye sordu titreyen sesiyle.

Kız cevap vermedi, sadece ormanın derinliklerine doğru yürümeye başladı.

Derin bir an terredüt etti ama sonra onu takip etti. Adım attıkça sis koyulaşıyor, hava soğuyordu.

Bir süre sonra kız bir ağacın önünde durdu. Gövdesine kazınmış eski bir isim vardı. "Derin".

Derin'in kalbi yerinden çıkacak gibi oldu.

_"Bu... bu benim adım..." diye fısıldadı.

Kız yavaşça döndü, yüzü artık bir çocuğun yüzü değildi. Gözleri boşluk gibiydi, sesi yankılandı:

_" Biliyorum. Çünkü sen zaten buradasın... "

O anda derin bağırmak istedi ama sesi çıkmadı. Fenerin ışığı söndü.

Rüzgâr bir anda durdu.

Ve orman yeniden sessizliğe gömüldü.

Ertesi sabah köylüler, ormanın girişinde Derin'in kedi yasması bulduğunu gördüler. Ama gördükleri Derinle aynı kişiye çok da benzemiyorlardı...

Sonra Derinden bir daha haber alınamadı.

Yalnızca bazı geceler, ormandan çocuk fısıltıları gelir...

Ve kızıl yaprakların arasında, sanki iki küçük ayak izi belirir... ⚡🌬️

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.