İçeriğe geç

Kızıl Kurt

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Kızıl Kurt

Bölüm 2

2. Bölüm

8 yıl önce (yazardan)

"Yavrularım kapı çalıyor, benim ellerim dolu bir bakar mısınız." Esra çocuklarına sesleniyordu ancak hiçbir karşılık yoktu.

"Kime diyorum ben? Mert? Asena? Mete?"

"Ben açıyorum, anne!" diye bağırdı Mete.

"Çok şükür biriniz duydu yavrularım."

"Babam gelmiş," diye evdekilere bunun haberini veren Mete, babasının boynuna atıldı. Daha 10 yaşındaydı ancak evin en küçüğü olduğu için bebek gibi büyütülüyordu. Diğerleri de öyle ancak bir bebek gibi değil nasıl sevilmesi gerekiyorsa öyle.

"Baba!" Evdeki her çocuktan bu ses yükseldi ve hepsi kapıya koştu.

"Ee abim nerede?" dedi Asena, abisine çok düşkündü. Abisi de ona, erkek kardeşleriyle arkadaş gibiydi ama küçük kız kardeşi onun en kıymetlisiydi Kahraman'ın.

"Görevde o daha. Benimle yetineceksin balım." Asena'nın upuzun kızıl saçları vardı. Bu yüzden babası ona balım derdi ancak kardeşlerinin zorbalığına da uğruyordu.

"Bal mı," diye kahkaha attı Mert. "Bal değil bal kabağı." Kendi yaptığı esprisine gülerken Mete de ona eşlik etti. İkiside babasından bir sille yiyince sustu.

"Dalga geçmeyin benim kızımla, annesine çekmiş. İkiside bal gibi." diye kızının moralini yükseltmeye çalışıyordu ancak Asena artık küçük bir kız çocuğu değildi, artık 17 yaşındaydı bu yüzden bunlara takmıyordu. Hem annesine benzediğinin de farkındaydı ve bu onu çok mutlu ediyordu.

"Siz kendinize bakın aptallar. Biri saman sarısı yani kafa saman," deyip küçük kardeşini gösterdi "diğeri de duman karası yani beyin fos." diye ikisiyle dalga geçtiler baba-kız.

Murat gülerek mutfağa geçti ve kollarını eşinin beline sarıp yanağına koca bir öpücük bıraktı.

"Hih! Murat ne diye sessiz sessiz geliyorsun?" diye daldığı yerden çıktı Esra.

"Sessiz değildim ki balım, sen daldın galiba. Ne oldu söyle bana hadi."

"Yok bir şey, sadece içimde kötü bir his var."

"Belki içindeki kötü his iyi bir şeyin habercisidir. Mesela benim gelmemin, yok mu kocana bir hoşgeldin?" dedi Murat hiçbir fırsatı kaçırmadan.

"Aa çocuklar var Murat!" dedi Esra eşinin kollarından kurtulmaya çalışarak.

"Bir tane öp bırakayım."

"Murat!" dedi yine eşini uyarmak için. Esra eşinin pes etmeyeceğini anlayınca yanağına bir öpücük bırakıp kenara çekildi.

"Ooo, aile var ama!" dedi bütün çocukları birden, kapının önüne dizilmiş bir şekilde.

"Aa ayıp ama yavrularım, anne baba izlenir mi hiç!" diye utanarak mutfaktan balkona kaçtı Esra.

Asena da annesinin arkasından sinsi sinsi sırıtarak gitti.

"Kız sen utandın mı, ha? Sen utandın mı? Yerim ben seni!" diye annesinin kızarmış yanaklarını sıkıp öpmeye başladı.

"Yapma be kızım, baban bıraksın diye ettim ben." dedi hala utanarak.

"Olur kız öyle, kocan o senin. Şu yanaklara bak kıpkırmızı, yerim yerim."

O sırada da oğullarıyla birlikte utanan eşinin haline gülüyordu Murat.

"Baba?" dedi birden tereddütle Mert.

"Söyle oğlum."

"Benim şu askerlik konusu ne oldu?"

"Toz oldu!" dedi Murat aniden.

"Abime izin veriyorsun ama bana gelince toz oldu."

"Abin hep kendi başına kararlar verdi, hatta kendi yuvasını kendi kurdu. Ne bize masraf oldu ne yük."

"Ne yani ben size masraf mıyım, yük müyüm?"

"Öyle mi dedim oğlum ben şimdi? Olayı başka yerlerinden anlama. Demek istediğim yani bize danışmadan hayatını kurdu. Sen kapıdan dışarı adımını attığın an annene mesaj atıyorsun."

"Olsun, hadi baba ya. Ne olur, lütfen, yalvarırım! Eğer izin vermezsen şu bebeyi sen gelene kadar dışarı çıkartmam! Hatta bal kabağını zorbalarım."

"Lan, eşşoğlu eşşek sen babanı mı tehdit ediyorsun. Asker olmak kolay değil bir de sen bordo bere olacan, oldu başka?"

"Murat, bırak çocuğu istediğini olsun. Senin ailen nasıl sana karışmadıysa sende karışma. Pişman olursa kendine, başına bir şey gelirse vatanımıza feda, ama en azından istediğini yapmış olacak."

"Balım, olsun olmasına da biz ne olucaz, ha? Bu eşşek kafalı da bizim, bir şey olursa bu sıpaya biz ne yapacağız?"

"Gurur duyacağız. Nasıl ben seni göreve her gönderdiğimde gurur duyuyorsam onunla da gurur duyacağız."

"Ne yani özlemiyor musun? Sadece gurur mu?"

"Aa Murat!" diye Esra yine utanarak çıktı mutfaktan ve salona geçti.

Onlar hep böyleydi, mutlu ve huzurlu.

Bölüm sonu

1 yorum