İçeriğe geç

Kıyametten geri döndüm

Bölüm 37 · 3 dk okuma

Kıyametten geri döndüm

Bölüm 37

Bölüm 37 – Mutasyon

KRAAAK!

Karel’in katanası yaratığın pençesiyle çarpıştı.

Darbenin şiddetiyle Karel birkaç metre geriye sürüklendi.

Ayakkabısının altındaki zemin çatladı.

Karel durdu.

Yaratık tekrar saldırdı.

Bu kez daha hızlıydı.

Karel yana çekildi.

Pençeler başının üzerinden geçti.

“Çok hızlısın.”

Yaratık cevap vermedi.

Sadece kükredi.

Karel katanasını çevirdi.

“Tamam.”

“Konuşmayı sevmiyorsun.”

“Ben de pek sevmem zaten.”

Yaratık yeniden atıldı.

Karel son anda eğildi ve katanasını savurdu.

ŞAK!

Yaratığın kolunda derin bir kesik açıldı.

Ama yaratık durmadı.

Karel’in göğsüne vurdu.

GÜM!

Karel arkasındaki duvara çarptı.

Mira korkuyla ayağa kalktı.

“Karel!”

Karel birkaç saniye hareketsiz kaldı.

Sonra duvardan ayrıldı.

Elinin tersiyle ağzındaki kanı sildi.

“İyiyim.”

Mira ona baktı.

“Emin misin?”

“Hayır.”

Mira şaşırdı.

Karel gülümsedi.

“Ama ayaktayım.”

Yaratık tekrar saldırdı.

Karel bu kez katanasını kullanmadı.

Yumruğunu sıktı.

Yaratığın çenesine doğrudan vurdu.

GÜM!

Yaratığın kafası yana savruldu.

Mira’nın gözleri büyüdü.

“Sen…”

“Bunu da yapabiliyor musun?”

Karel omuz silkti.

“Biraz.”

“Biraz mı?”

“Tamam.”

“Çok.”

Yaratık tekrar ayağa kalktı.

Karel’in gülümsemesi kayboldu.

“Bu kadar darbeye hâlâ ayakta…”

Yaratığın gözleri kızardı.

Kasları daha da şişti.

Kemikleri dışarı doğru çıkmaya başladı.

Mira fısıldadı.

“Daha da değişiyor.”

Karel geri çekildi.

“Evet.”

“Ve bundan hiç hoşlanmadım.”

Aşağıda…

Boran ve Riven hâlâ merdivenleri tutuyordu.

Fakat artık zombi sayısı çok artmıştı.

Riven bir zombinin kafasına vurdu.

“Bunlar nereden çoğalıyor lan?”

Boran şarjör değiştirdi.

“AVM’nin sahibi bunlara üyelik mi dağıttı?”

Riven güldü.

“İndirim varmış.”

Bir zombi arkalarından atıldı.

Boran dönüp tekmeyle yaratığı merdivenlerden aşağı gönderdi.

“İndirim bitmiş.”

Tam o sırada mutasyona uğramış başka bir zombi duvardan çıktı.

Riven’ın yüzü düştü.

“Bir tane daha.”

Boran iç çekti.

“Bunlar niye hep bize denk geliyor?”

Riven katanasını kaldırdı.

“Çünkü şansımız kötü.”

“Ben buna şans demiyorum.”

“Ne diyorsun?”

“Hayatımızın özeti.”

Riven kahkaha attı.

“Doğru.”

İkisi birlikte saldırdı.

Boran yaratığın dikkatini üzerine çekti.

Riven ise yan tarafından girip katanasını savurdu.

Yaratık geri çekildi.

Ama ölmedi.

Boran şaşkınlıkla baktı.

“Lan!”

“Bu da ölmedi.”

Riven dişlerini sıktı.

“Boynu sağlam.”

Boran yumruklarını sıktı.

“O zaman sağlamlığını test ederiz.”

Boran ileri atıldı.

Yaratığın kafasını iki eliyle yakaladı.

Riven hemen arkasına geçti.

“Hazır mısın?”

“Hayır.”

“Ben de.”

“E o zaman niye soruyorsun?”

Riven güldü.

“Gelenek.”

Birlikte saldırdılar.

Bu kez yaratık yere yığıldı.

Boran nefes nefese kaldı.

“Biraz daha güçlü çıkarsa…”

Riven başını salladı.

“Çıkacak.”

“Niye?”

“Çünkü bizim hayatımızda kolaylık yok.”

Boran sustu.

“Bunu niye söyledin?”

“Bilmiyorum.”

“Ben de moralimi bozma diyecektim.”

Üst katta…

Karel yaratığın karşısında duruyordu.

Yaratık artık neredeyse tamamen başka bir şeye dönüşmüştü.

Kolları uzamıştı.

Sırtındaki kemikler dışarı çıkmıştı.

Ama en korkutucu tarafı…

Hâlâ Karel’in hareketlerini takip edebilmesiydi.

Karel katanasını kaldırdı.

“Zeki misin?”

Yaratık başını eğdi.

Karel’in kaşları çatıldı.

“Bunu hiç sevmedim.”

Yaratık bir anda ileri fırladı.

Karel sağ elini açtı.

Boşluk oluştu.

Yaratığın savurduğu küçük metal parça boşluğa girdi.

Karel elini başka yöne çevirdi.

Parça aynı hızla geri çıktı.

Yaratığın omzuna saplandı.

Yaratık sendeledi.

Karel gözlerini kıstı.

“İşe yarıyor.”

Mira şaşkınlıkla ona baktı.

“Sen bunu nasıl…”

“Sonra anlatırım.”

Karel boşluğu tekrar açtı.

Bu kez yerdeki kırılmış metal parçalardan birkaçını içine aldı.

Yaratık saldırdığı anda…

Karel hepsini aynı doğrultuda geri gönderdi.

ŞAK! ŞAK! ŞAK!

Yaratık geriye savruldu.

Ama hâlâ ölmemişti.

Karel iç çekti.

“İnatçı çıktın.”

Yaratık kükreyerek ayağa kalktı.

Karel katanasını iki eliyle kavradı.

“Tamam.”

“Bu sefer gerçekten bitirelim.”

Tam saldıracakken…

Telsizden Boran’ın sesi geldi.

“Karel!”

“Ne oldu?”

“Burada durum biraz…”

Bir silah sesi duyuldu.

Sonra Riven’ın sesi:

“Biraz değil!”

“Bayağı kötü!”

Karel başını kaldırdı.

Mira da telsize baktı.

Aşağıdan yeni bir kükreme yükseldi.

Sonra…

İkinci bir kükreme.

Üçüncü.

Dördüncü.

Karel’in yüzü ciddileşti.

“Kaç tane bunlardan?”

Riven cevap verdi.

“Bilmiyoruz.”

Boran bağırdı.

“Ama sayı artıyor!”

Karel birkaç saniye sessiz kaldı.

Sonra Mira’ya baktı.

“Sen burada kal.”

“Ne?”

“Boran ve Riven’a yardım et.”

Mira başını salladı.

“Sen?”

Karel karşısındaki yaratığa döndü.

“Ben bununla ilgileneceğim.”

Karel katanasını kaldırdı.

Ama bu kez yüzünde gülümseme yoktu.

Çünkü karşısındaki yaratığın arkasında…

Daha büyük bir gölge yükseliyordu.

Devam Edecek…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.