İçeriğe geç

Kıyametten geri döndüm

Bölüm 36 · 3 dk okuma

Kıyametten geri döndüm

Bölüm 36

Bölüm 36 – İki Cephe

Kükreme…

Sarmara Forum’un üst katlarında yankılandı.

Karel, Boran ve Riven aynı anda başlarını kaldırdı.

Boran’ın yüzündeki gülümseme kayboldu.

“Bu ses…”

Riven katanasını biraz daha sıkı kavradı.

“İnsan sesi değil.”

Karel merdivenlerin başına baktı.

“Değil.”

Tam o sırada aşağıdan çığlıklar yükseldi.

“ZOMBİLER!”

“Kapıyı kapatın!”

“LAN KAPATIN ŞUNU!”

Ardından silah sesleri duyuldu.

TAK! TAK! TAK!

Boran küfretti.

“Bir de bunlar çıktı.”

Riven aşağıya baktı.

Merdivenlerden onlarca zombi yükseliyordu.

Bazıları normaldi.

Bazıları ise…

Normal değildi.

Bir tanesinin kolları neredeyse dizlerine kadar uzamıştı.

Başka birinin sırtından kemiksi çıkıntılar yükseliyordu.

En arkadaki ise dört ayağı üzerinde ilerliyordu.

Boran gözlerini kıstı.

“Bunların şekli niye böyle?”

Riven cevap verdi.

“Çünkü dünya kafayı yedi.”

“Çok açıklayıcı oldu.”

“Rica ederim.”

Boran silahını kaldırdı.

“Ben aşağıdayım.”

Riven hemen yanına geçti.

“Ben de.”

Karel yukarı baktı.

“Mira’yı koruyun.”

Boran başını çevirdi.

“Sen?”

“Ben yukarı çıkıyorum.”

Riven sırıttı.

“Yine tek başına kahramanlık yapma.”

Karel güldü.

“Kahraman değilim.”

“İşimi yapıyorum.”

Sonra yukarı doğru koştu.

Boran ve Riven merdivenlerde zombilerin önünü kesmişti.

İlk zombi saldırdı.

Boran yumruğunu savurdu.

GÜM!

Zombi korkuluğa çarpıp aşağı yuvarlandı.

“Bir!”

İkinci zombi üstüne atladı.

Riven yana çekildi.

Zombi duvara çarptı.

Riven arkasından yetişip kafasına vurdu.

“İki.”

Boran ona baktı.

“Saymayı mı başladın?”

“Rekabet iyidir.”

“Seninle mi?”

“Evet.”

“Tamam.”

Boran öne atıldı.

“Ben daha çok öldüreceğim.”

Riven kahkaha attı.

“Başladı yine.”

Tam o sırada mutasyona uğramış zombi dört ayağı üzerinde merdivenlerden yukarı fırladı.

Riven’ın yüzündeki gülümseme kayboldu.

“Bu hızlı.”

Yaratık bir anda üzerine atladı.

Riven son anda yana kaçtı.

Pençeler zemini parçaladı.

Boran gözlerini açtı.

“Lan!”

“Bu normal değil!”

Zombi tekrar saldırdı.

Bu kez Boran öne çıktı.

İki eliyle yaratığın boynunu yakaladı.

Yaratık bütün gücüyle çırpındı.

Boran’ın ayakları yerde kaymaya başladı.

“Riven!”

“Ne?”

“Biraz yardım et lan!”

Riven hızla koştu.

“Bırak!”

“Niye?”

“Çünkü bunu şimdi keseceğim!”

Boran başını eğdi.

Riven katanasını savurdu.

ŞAK!

Yaratığın boynu kesildi.

Boran cesedi aşağı itti.

“Gördün mü?”

“Tek başıma da hallederdim.”

Riven kaşını kaldırdı.

“Tabii.”

“Kesin.”

Boran güldü.

“İnanmadın mı?”

“Hiç.”

Üst katta…

Mira hâlâ dürbünden aşağıyı izliyordu.

Ama bu kez hedefleri insanlar değildi.

Zombilerdi.

Tüfeği titriyordu.

Karel yanına geldi.

“İyi misin?”

“Biraz.”

“İlk defa gerçek bir savaşın içindesin.”

Mira başını salladı.

“İnsan vurmak istemiyorum.”

Karel birkaç saniye sustu.

“İnsan vurmak zorunda değilsin.”

“Bunları vur.”

Mira dürbünden baktı.

Aşağıda bir mutasyona uğramış zombi, bir adamın üzerine çıkmıştı.

Mira nefesini tuttu.

“Hazır mısın?”

“Hayır.”

“Güzel.”

Mira şaşkınlıkla baktı.

Karel gülümsedi.

“Hazır olmak diye bir şey yok.”

“Yaparsın.”

Mira tekrar dürbüne baktı.

Nefesini yavaşlattı.

Tetiğe bastı.

Pıt.

Mermi zombinin kafasına girdi.

Yaratık adamın üzerinden düştü.

Mira birkaç saniye sessiz kaldı.

Sonra derin bir nefes verdi.

“Vurdum.”

Karel başını salladı.

“İşte şimdi doğru hedefi vuruyorsun.”

Mira hafifçe gülümsedi.

“Bana övgü mü verdin?”

“Hayır.”

“Verdin.”

“Abartma.”

Mira güldü.

“Tamam.”

Karel de güldü.

Ama o sırada…

Koridorun diğer ucundan bir ses geldi.

Tak…

Tak…

Tak…

Karel’in yüzü değişti.

Mira dürbünü o tarafa çevirdi.

“Bir şey geliyor.”

Karel katanasını çekti.

“Geri çekil.”

“Sen?”

“Ben bakacağım.”

Karanlığın içinden bir insan çıktı.

Üzerinde kan vardı.

Elinde silah yoktu.

Yavaşça yürüyordu.

Karel birkaç adım yaklaştı.

“Dur.”

Adam durdu.

Başını kaldırdı.

Gözleri tamamen normal görünüyordu.

“Karel…”

Karel dondu.

Adam gülümsedi.

“Beni hatırlamadın mı?”

Karel’in kaşları çatıldı.

Tanıyordu.

Ama nereden tanıdığını çıkaramıyordu.

Adam bir adım daha attı.

Tam o anda…

Karel adamın arkasındaki duvarda hareket eden gölgeyi gördü.

“Yere yat!”

Mira kendini yere attı.

Karel katanasını kaldırdı.

Duvarın üzerinden devasa bir zombi atladı.

Karel son anda yana çekildi.

Yaratık yere çakıldı.

Adam çığlık atarak kaçtı.

Karel birkaç saniye ona baktı.

“Hey!”

Adam dönüp bakmadı.

Karel başını salladı.

“Harika.”

“Bir de kaçanlar başladı.”

Mira yerden kalktı.

“Tanıyor muydun?”

“Sanırım.”

“Kimdi?”

Karel yaratığa baktı.

“Sonra anlatırım.”

Zombi tekrar ayağa kalktı.

Karel’in yüzünde küçük bir gülümseme belirdi.

“Şimdi…”

“…şununla ilgilenelim.”

Yaratık kükreyerek saldırdı.

Karel katanasını kaldırdı.

Ve ilk kez…

Boşluk yeteneğini kullanmadan, yalnızca kendi gücüne güvenerek karşısındaki mutasyona uğramış zombinin üzerine yürüdü.

Çarpıştıkları anda…

Sarmara Forum’un üst katı sarsıldı.

Devam Edecek…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.