İçeriğe geç

Kıyametten geri döndüm

Bölüm 28 · 2 dk okuma

Kıyametten geri döndüm

Bölüm 28

Bölüm 27 – Yol

Askeri araç Karmara Forum’un ağır çelik kapısından çıktı.

Kapı tekrar kapanırken içeridekiler sessizce arkalarından baktı.

Motorun sesi boş sokaklarda yankılanıyordu.

Yolun iki tarafında onlarca terk edilmiş araç vardı.

Bazılarının kapıları açıktı.

Bazılarının camları kırılmıştı.

Kimi araçların içinde hâlâ kemikleşmeye başlamış cesetler duruyordu.

Arada bir…

Bir iki zombi araçların arasından çıkıyor…

Aracın sesini duyunca peşlerinden koşmaya çalışıyordu.

Ama birkaç saniye sonra geride kalıyordu.

Boran camdan dışarı baktı.

“Vallahi şu İstanbul’u böyle göreceğim aklıma gelseydi…”

“…gider kredi çekip döner yerdim.”

Riven güldü.

“Zombi kıyametiyle dönerin ne alakası var?”

“Olum son kez yerdim diyorum.”

“Karnım tok ölürdüm.”

Mira arkadan gülmeye başladı.

“Sizin beyniniz gerçekten farklı çalışıyor.”

Boran omzunu silkti.

“Hayatta kalmanın sırrı.”

“Kafayı çok takmayacaksın.”

Karel direksiyonu çevirirken hafifçe güldü.

“Yok.”

“Senin kafan zaten normal çalışmıyor.”

Araçta kahkaha yükseldi.

Tam o sırada…

Önlerine yaklaşık yirmi kişilik bir zombi sürüsü çıktı.

Boran camdan baktı.

“Devam mı?”

Karel hiç yavaşlamadı.

“Asıl şimdi yavaşlarsak başımıza dolarlar.”

Motor kükredi.

Askeri araç sürünün tam ortasına daldı.

GÜM!

İlk zombi kaputa çarptı.

İkincisi lastiğin altında kaldı.

Diğerleri sağa sola savruldu.

Aracın önündeki demir koruma sayesinde hiçbir şey olmadı.

Mira istemsizce arkasına baktı.

“Hepsi kalkıyor…”

Riven omuz silkti.

“Onlar kalkana kadar biz çoktan gitmiş oluruz.”

Yaklaşık yirmi dakika sonra…

Bir benzin istasyonunun önünden geçtiler.

Kapısı açıktı.

Market tamamen yağmalanmıştı.

Yakındaki bir otomobilin bagajı açıktı.

İçinde boş su şişeleri vardı.

Karel kısa bir bakış attı.

“Birileri bizden önce geçmiş.”

Boran başını salladı.

“İnsanlar.”

“Zombiler bagaj açmayı bilmiyor.”

Karel cevap vermedi.

Yoluna devam etti.

Bir süre sonra…

Uzaktan silah sesleri duyuldu.

Tak!

Tak!

Tak!

Ardından birkaç çığlık…

Mira irkildi.

“Duracak mıyız?”

Karel gözünü yoldan ayırmadı.

“Hayır.”

Boran da aynı fikirdeydi.

“Nereden geldiğini bile bilmiyoruz.”

“Belki pusu.”

“Belki biri yardım istiyor.”

“Belki de biri diğerini soyuyor.”

Riven derin bir nefes verdi.

“Bu devirde sesin geldiği yere koşan adam fazla yaşamaz.”

Araç ilerlemeye devam etti.

Yaklaşık yarım saat sonra…

Yolun ortasına gelişigüzel park edilmiş üç araç gördüler.

Araçlar yolu tamamen kapatıyordu.

Karel frene bastı.

Motor rölantide çalışmaya devam etti.

Dört kişi aynı anda sessizleşti.

Boran yavaşça M4A1’ini eline aldı.

“Bu normal değil.”

Riven çevreyi izliyordu.

“Bilerek kapatmışlar.”

Karel birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.

Sonra dikiz aynasına baktı.

“Etraf fazla sessiz…”

Tam o anda…

Sağ taraftaki apartmanın ikinci katından bir perde çok hafif oynadı.

Karel bunu fark etti.

Belli etmedi.

Sakin bir sesle konuştu.

“Arabadan inmeyin.”

Boran anlamıştı.

“Birileri bizi izliyor.”

Karel çok hafif başını salladı.

“Evet.”

Sessizlik…

Birkaç saniye geçti.

Sonra…

Çatılardan bir ses duyuldu.

“Lan aşağıdaki!”

“Durun bakalım.”

Bir başka ses geldi.

“Silahlarınızı yere bırakın!”

“Sonra konuşuruz.”

Boran başını eğdi.

Sonra Karel’e baktı.

Yüzündeki ifadeyi görünce istemsizce sırıttı.

“…Başladı.”

Karel sadece kısa bir nefes verdi.

Kapıyı yavaşça açtı.

Aracın dışına indi.

Elleri boştu.

Sakin adımlarla yolun ortasına yürüdü.

Başını kaldırdı.

Çatılardaki gölgelere baktı.

“…”

Ve ilk cümlesini söyledi.

“Konuşacaksak konuşalım.”

“Ama bana yukarıdan bağırmayı bırakın.”

“Boynunuz ağrır.”

Çatıda duran adamlardan biri kısa süreliğine afalladı.

Diğerleri ise silahlarını doğrultmaya devam etti.

Sokağın üzerindeki gerginlik…

Bir anda bıçak gibi keskinleşti.

Devam Edecek…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.