İçeriğe geç

Kıyametten geri döndüm

Bölüm 27 · 2 dk okuma

Kıyametten geri döndüm

Bölüm 27

Bölüm 26 – Yola Çıkış

Sabah…

Karmara Forum her zamanki gibi sakindi.

Nöbetçiler yerlerini almıştı.

Doktorlar yaralıları kontrol ediyordu.

Tamirciler son güçlendirmeleri yapıyordu.

Mutfaktan yemek kokuları geliyordu.

Boran esneyerek aşağı indi.

“Lan sonunda sıkıldım.”

“Üç gündür ya duvar örüyoruz ya kapı güçlendiriyoruz.”

“Biraz adam dövelim artık.”

Riven güldü.

“Sen zaten bahaneyle adam dövmek istiyorsun.”

Boran omuz silkti.

“Doğru.”

Tam o sırada Karel aşağı indi.

Elinde katlanmış bir şehir haritası vardı.

Masanın üzerine bıraktı.

Herkes ona döndü.

Karel haritada bir noktayı gösterdi.

“Bugün gidiyoruz.”

Boran’ın gözleri parladı.

“Sonunda.”

“Nereye?”

Karel parmağını haritaya bastırdı.

“Zeytinburnu.”

Riven’in yüzündeki gülümseme ciddileşti.

“…O alışveriş merkezi.”

Karel başını salladı.

“Evet.”

Birkaç kişi endişeyle birbirine baktı.

Yaşlı doktor konuştu.

“Orası tehlikeli.”

Karel sakin bir sesle cevap verdi.

“Zaten güvenli olsaydı gitmezdik.”

Mira merakla sordu.

“Hepimiz mi gidiyoruz?”

“Hayır.”

“Burayı boş bırakmayacağız.”

Karel tek tek isimleri söyledi.

“Ben.”

“Boran.”

“Riven.”

Bir an durdu.

Sonra Mira’ya baktı.

“Sen de geliyorsun.”

Mira şaşırdı.

“Ben mi?”

“Evet.”

“Uzaktan destek vereceksin.”

“Yakın dövüşe girmeyeceksin.”

Mira başını salladı.

“Tamam.”

Doktor öne çıktı.

“Ben?”

Karel başını iki yana salladı.

“Hayır.”

“Buraya sen lazımsın.”

Doktor itiraz etmedi.

Hak veriyordu.

İçeride onlarca insan vardı.

Bir doktora ihtiyaçları vardı.

Boran sırıtıyordu.

“Vallahi özlemişim dışarı çıkmayı.”

Riven omzuna vurdu.

“İlk zombiyi görünce kaçarsan videonu çekerim.”

Boran güldü.

“Lan ben senden hızlı koşmam.”

“Ben seni yem olarak bırakırım.”

“Zombi seni yerken ben kaçarım.”

Mira kahkaha attı.

“Çok kötü arkadaşsınız.”

Karel hafifçe gülümsedi.

“En azından dürüst.”

Herkes istemsizce güldü.

Gülüşmeler bittikten sonra Karel tekrar ciddileşti.

“Dinleyin.”

“Oraya kahraman olmaya gitmiyoruz.”

“Kimseyi kurtarmak zorunda değiliz.”

“Önceliğimiz kendi grubumuz.”

“İşe yarayan insanlar varsa alacağız.”

“Tehlike gereksiz büyürse çekileceğiz.”

“Kimse gereksiz risk almayacak.”

Riven başını salladı.

“Anlaşıldı.”

Boran da elini kaldırdı.

“Benim de bir sorum var.”

“Söyle.”

“Eğer gerçekten anlattığın gibi tiplerse…”

“…kendimi tutmam zor olabilir.”

Karel’in dudağında küçük, soğuk bir gülümseme oluştu.

“Merak etme.”

“Ben de kendimi tutmayı planlamıyorum.”

Boran ile Riven birbirine baktı.

İkisi de aynı anda sırıttı.

“Tamam.”

“Bu cevap hoşumuza gitti.”

Yaklaşık yarım saat sonra…

Silahlar son kez kontrol edildi.

Şarjörler dolduruldu.

Telsizler test edildi.

Mira sırt çantasını taktı.

Boran M4A1’ini omzuna astı.

Riven mızrağını sırtına bağladı.

Karel ise her zamanki gibi sakin görünüyordu.

Belindeki tabanca…

Sırtındaki katana…

Ve kimsenin bilmediği boşluk yeteneği.

Hazırlık tamamlanmıştı.

Demir kapının önüne geldiler.

Nöbetçiler kilitleri açmaya başladı.

Kalın çelik kapı ağır ağır yana kaydı.

Dışarıdan sıcak rüzgâr içeri doldu.

Sessizlik…

Dış dünya onları bekliyordu.

Karel arkasını döndü.

İçeride kalan insanlara baktı.

“Kapıyı bizden başka kimse için açmayın.”

“Kim gelirse gelsin.”

“Sesimizi duysanız bile önce doğrulayın.”

Doktor ciddi bir ifadeyle başını salladı.

“Merak etmeyin.”

“Burasını koruyacağız.”

Karel son kez etrafına baktı.

Sonra askeri araca bindi.

Motor çalıştı.

Boran yolcu koltuğuna oturdu.

Riven ile Mira arkaya geçti.

Demir kapı tamamen açıldı.

Araç yavaşça Karmara Forum’dan çıktı.

Arkalarında kapı yeniden kapanırken…

Önlerinde ise onları neyin beklediğini henüz hiçbiri bilmiyordu.

Ve bu kez…

Hedef belliydi.

Zeytinburnu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.