İçeriğe geç

Kıyametten geri döndüm

Bölüm 23 · 3 dk okuma

Kıyametten geri döndüm

Bölüm 23

Bölüm 23 – Hazırlık

Sabah…

Karmara Forum’da ilk kez gerçek anlamda huzurlu bir sabah yaşanıyordu.

Mutfaktan kahvaltı kokuları geliyordu.

Alt katta temizlikçiler son kez koridorları siliyordu.

Tamirciler gece güçlendirdikleri kapıları tekrar kontrol ediyordu.

Doktor ise herkesin sağlık durumunu tek tek inceliyordu.

Dün güç kazananların nabızlarını ölçüyor…

Notlar alıyordu.

Karel ise en üst kattaki korkuluklara yaslanmış, aşağıdaki hareketliliği sessizce izliyordu.

Birkaç dakika sonra Boran elinde iki kutu kola ile yanına geldi.

Birini uzattı.

“Al.”

Karel kolayı aldı.

“Sağ ol.”

Boran kutuyu açtı.

“Pışştt…”

Bir yudum aldı.

“Var ya…”

“İnsan dünyanın sonu gelince kolanın kıymetini daha iyi anlıyormuş.”

Karel güldü.

“Onu da mı test ettin?”

“Bilim için.”

Tam o sırada Riven de yanlarına geldi.

“Yine boş muhabbet mi dönüyor?”

Boran omzunu silkti.

“Hayatta kaldık.”

“Boş muhabbet etmeye hakkımız var.”

Riven gülerek korkuluğa yaslandı.

Bir süre üçü de sessizce aşağıyı izledi.

İnsanlar…

Artık eskisine göre daha rahattı.

Çocuklar bile korkmadan dolaşmaya başlamıştı.

Mira ise mutfakta aşçılara yardım ediyordu.

Ara sıra başını kaldırıp Karel’e bakıyor…

Karel fark ettiği anda ise hemen başka tarafa bakıyordu.

Boran bunu görünce sinsice sırıttı.

“Dikkatini çekti mi?”

Karel anlamamış gibi baktı.

“Ne?”

“Mutfak.”

Karel aşağı baktı.

“Aşçılar çalışıyor.”

“Başka?”

“Bulaşık yıkıyorlar.”

Boran eliyle yüzünü kapattı.

“Allah sabır versin.”

Riven kahkahayı patlattı.

“Harbi odun bu.”

Karel ikisine baktı.

“İkiniz ne anlatıyorsunuz?”

Boran derin bir iç çekti.

“Yok…”

“Boş ver.”

“Senin işin zor.”

Karel kaşlarını çattı.

“Neden?”

Riven gülmekten konuşamıyordu.

“Sonra anlarsın.”

Karel başını iki yana salladı.

“İkiniz de kafayı yemişsiniz.”

Tam dönecekken…

Mira elinde üç tabak tostla yanlarına geldi.

“Sabah kahvaltısını yine atlıyorsunuz.”

Boran hemen tabağı kaptı.

“İşte bu yüzden seni seviyorum.”

Mira gülerek cevap verdi.

“Ben onu sana getirmedim.”

Boran dondu.

“…”

“Kalbimi kırdın.”

Riven kahkaha attı.

“Hak ettin.”

Mira son tabağı Karel’e uzattı.

“Sen de ye.”

“Kahvaltıyı sürekli atlıyorsun.”

Karel teşekkür edip tabağı aldı.

“Sağ ol.”

Mira birkaç saniye bekledi.

Sonra cesaretini toplayıp sordu.

“Bugün yine dışarı çıkacak mısın?”

Karel başını salladı.

“Hayır.”

“Bugün hazırlık yapacağız.”

Mira rahat bir nefes aldı.

“İyi.”

Boran hemen araya girdi.

“Bak bak…”

“Biri rahatladı.”

Mira’nın yanakları hafifçe kızardı.

“Saçmalama.”

“Ben sadece…”

“…merak ettim.”

Riven Boran’ın kulağına eğildi.

“Kaç.”

“Neden?”

“Birazdan tost kafana gelecek.”

Boran daha cümlesini bitiremeden…

Mira elindeki peçeteyi top yapıp ona fırlattı.

“Kes sesini.”

Peçete Boran’ın alnına çarptı.

Boran dramatik şekilde geriye doğru sendeledi.

“Ağır yaralandım…”

“Doktor!”

Yaşlı doktor uzaktan gülerek bağırdı.

“Onun tedavisi bende yok.”

En üst katta kahkahalar yükseldi.

İlk kez…

Burası gerçekten bir yuva gibi hissettiriyordu.

…

Kahvaltının ardından herkes toplantı alanında toplandı.

Karel masanın üzerine İstanbul haritasını serdi.

Kalemi eline aldı.

“Karmara Forum güvenli.”

“Ama sonsuza kadar burada kalamayız.”

Herkes dikkatle onu dinliyordu.

“İlaç…”

“Mühimmat…”

“Yakıt…”

“Bunların hepsi bir gün bitecek.”

“Bu yüzden dışarı çıkacağız.”

Ama bu kez…

“Düzensiz değil.”

“Planlı.”

Haritanın üzerinde birkaç noktayı işaretledi.

“İlk hedef…”

“Yakındaki depolar.”

“Sonra…”

Bir an durdu.

Kalemi yavaşça Zeytinburnu tarafına götürdü.

Kimse konuşmadı.

“O bölgeyi birkaç gün önce gözlemledim.”

“Orada güçlü bir grup var.”

“Bazı insanlar zorla çalıştırılıyor.”

“Bazıları ise kendi istekleriyle onlara katılmış.”

Boran’ın yüzündeki gülümseme kayboldu.

“Yani başımız ağrıyacak.”

Karel sakin bir şekilde cevap verdi.

“Büyük ihtimalle.”

Riven haritaya baktı.

“Ne zaman gideceğiz?”

Karel birkaç saniye düşündü.

“Acele etmeyeceğiz.”

“Önce eksiklerimizi tamamlayacağız.”

“Herkes kendi yeteneğini kontrol etmeyi öğrenecek.”

“Sonra…”

“…tek araçla keşfe çıkacağız.”

“Çatışmak için değil.”

“Bilgi toplamak için.”

Boran gülümsedi.

“Yani şimdilik başımızı belaya sokmak yok.”

Karel hafifçe sırıtıp cevap verdi.

“Sen varsan…”

“Belayı buluruz zaten.”

Salonda hafif bir kahkaha yükseldi.

Ama herkes biliyordu…

Yaklaşan görev…

Şimdiye kadarki en tehlikeli görev olacaktı.

Devam Edecek…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.