İçeriğe geç

Kıyametten geri döndüm

Bölüm 22 · 3 dk okuma

Kıyametten geri döndüm

Bölüm 22

Bölüm 22 – İlk Temizlik Hatası

GÜÜMMM!

Metal kepengin son kilidi de yerinden koptu.

İçerideki yaratık yavaşça dışarı çıktı.

Üzerindeki güvenlik görevlisi üniformasının parçaları hâlâ duruyordu.

Yüzünün yarısı parçalanmıştı.

Kolları normal zombilerden daha kalındı.

Kasları şişmişti.

Ama hâlâ bir zombiydi.

Sadece mutasyona uğramıştı.

Yaratık başını sağa sola çevirdi.

Sonra gözleri Karel’e kilitlendi.

Bir anda kükredi.

“RRRAAAAHHH!!”

Ve bütün gücüyle üzerine atıldı.

“Karel!”

Boran bağırdı.

Ama Karel yerinden kaçmadı.

Son anda yana doğru tek bir adım attı.

Yaratık bulunduğu yere çarptı.

GÜMMM!

Zemin çatladı.

Riven gözlerini açtı.

“Bu normal zombi değil.”

Karel kısa cevap verdi.

“Görüyorum.”

Yaratık tekrar doğruldu.

Bu kez çok daha hızlı saldırdı.

Karel katanasını çekti.

ŞAK!

Kılıç yaratığın omzunu kesti.

Ama…

Beklediği kadar derin gitmedi.

“Dayanıklı…”

diye mırıldandı.

Yaratık acıyı umursamadan yumruğunu savurdu.

Karel geri sıçradı.

Yumruk duvara isabet etti.

Beton parçaları etrafa saçıldı.

Boran düdük çalar gibi ıslık çaldı.

“Ulan bununla güreşecek adam daha doğmadı.”

Riven sırıtıp mızrağını çevirdi.

“O zaman biz doğmuşuz.”

“Saçmalamayı bırak.”

Karel’in sesi geldi.

“Sağından dolaş.”

Riven tek kelime etmedi.

Bir anda hız yeteneğini kullandı.

Göz açıp kapayıncaya kadar yaratığın arkasına geçti.

Mızrağını diz kapağına sapladı.

TAK!

Yaratık diz çöktü.

Tam o anda…

Boran bütün gücüyle koştu.

“Çekil!”

Omzuyla yaratığa vurdu.

BOOM!

Mutasyona uğramış zombi birkaç metre savruldu.

Boran kendisi bile şaşırdı.

“Olum…”

“Harbi öküz gibi olmuşum.”

Riven güldü.

“Onu zaten biliyorduk.”

Tam yaratık yeniden ayağa kalkarken…

Karel fırsatı kaçırmadı.

Tek nefeste ileri atıldı.

Katana havada tek çizgi oluşturdu.

ŞAAAK!

Yaratığın boynu ikiye ayrıldı.

Kafası yere yuvarlandı.

Gövdesi birkaç saniye sendeledi.

Sonra tamamen hareketsiz kaldı.

Sessizlik…

Üçü de birkaç saniye nefeslendi.

Boran cesede tekme attı.

“Bu da bitti.”

Karel ise cesede değil…

Kırılmış kepenge bakıyordu.

Yüzü ciddileşti.

Hiç konuşmadan kepengi inceledi.

Sonra eğildi.

Yerde duran kopmuş cıvataları eline aldı.

Kaynak izlerine baktı.

Derin bir nefes verdi.

“…”

Arkasını döndü.

“Buranın güvenliğini kim kontrol etti?”

Kimse konuşmadı.

Riven eliyle ensesini kaşıdı.

“Biz…”

“Sonra burayı unutmuşuz galiba.”

Karel’in sesi sertleşti.

“Galiba mı?”

“Tek bir giriş…”

“Tek bir giriş bile unutulursa bunun bedelini herkes öder.”

Kimse cevap veremedi.

Boran başını eğdi.

“Haklısın.”

“Biz burayı temizledik diye tamamen güvenli sandık.”

Karel birkaç saniye sustu.

Sonra sesi normale döndü.

“Hata yaptık.”

“Önemli olan aynı hatayı ikinci kez yapmamak.”

Boran derin nefes aldı.

“Bu gece bitireceğiz.”

Riven başını salladı.

“Bu kez hiçbir kör nokta kalmayacak.”

Karel de onayladı.

“İç duvarlar…”

“Servis koridorları…”

“Havalandırmalar…”

“Teknik odalar…”

“Hepsi tek tek kontrol edilecek.”

“En küçük boşluk bile kapatılacak.”

Üçü birlikte tekrar mağazanın içine girdi.

Saatler boyunca bütün servis koridorlarını dolaştılar.

Daha önce gözden kaçan dar bakım tünellerini buldular.

Eski personel geçişlerini kaynakla kapattılar.

Demir plakalar yerleştirdiler.

Kalın çelik profilleri duvarlara sabitlediler.

Ağır rafları destek olarak kullandılar.

Gece olduğunda…

Karmara Forum artık ilk günkünden bile daha güvenliydi.

Karel son kez girişleri dolaştı.

Her kapıyı tek tek kontrol etti.

Sonunda hafifçe başını salladı.

“Artık…”

“…iznimiz olmadan buraya ne insan girer…”

“…ne de zombi.”

Tam arkasını döneceği sırada…

En üst kattan kahkaha sesi geldi.

Boran’ın sesiydi.

“Olum Riven!”

“İki saattir şu kapıyı kaynaklıyorsun.”

“Tank mı durduracağız?”

Riven kahkaha attı.

“Sen sus.”

“Sen kaynak yaparken maskeyi ters takmıştın.”

“Bir saat niye göremiyorum diye dolaştın.”

Boran hemen itiraz etti.

“Ben test ediyordum.”

“Maske sağlam mı diye.”

Karel istemsizce güldü.

“İkiniz de malsınız.”

Boran gözlerini açtı.

“Bak!”

“Komutan sonunda güldü.”

Riven omzuna vurdu.

“Mucize gerçekleşti.”

Üçü birlikte gülerken…

Hiçbiri fark etmedi.

Saatlerdir üzerlerine çöken gerginlik, ilk kez biraz olsun dağılmıştı.

Karmara Forum artık eskisinden çok daha güvenliydi.

En azından…

Onlar öyle sanıyordu.

Karel son kez etrafına baktı.

“Tamam.”

“Bugünlük bu kadar.”

“Yarın dinleneceğiz.”

“Sonra dışarı çıkmadan önce hazırlıkları tamamlayacağız.”

Boran kaşını kaldırdı.

“Yine bir yere gitmeyi düşünüyorsun değil mi?”

Karel hafifçe gülümsedi.

“Önce eksiklerimizi tamamlayacağız.”

“Sonra sıra dışarıya gelecek.”

Riven merakla sordu.

“Nereye?”

Karel omuz silkti.

“Daha karar vermedim.”

“Önce plan yapacağız.”

“Plansız çıkan…”

“…geri dönemeyebilir.”

Boran iç çekti.

“Yani yine bizi süründüreceksin.”

Karel gülerek omzuna hafifçe vurdu.

“Şikâyetin varsa burada kal.”

Boran hemen güldü.

“Yok komutan.”

“Ben sensiz sıkılırım.”

Riven kahkaha attı.

“Bir gün ciddi olmayı dene.”

“Olmam.”

“Size eğlence lazım.”

Üçü gülerek en üst kata doğru yürümeye başladı.

Ama hiçbiri bilmiyordu…

Yakında çıkacakları yolculuk…

Şimdiye kadar karşılaştıkları hiçbir şeye benzemeyecekti.

Devam Edecek…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.