En üst kat…
Her şey birkaç saniye içinde cehenneme dönmüştü.
Doktorun üzerine atlayan yaratık ağzını sonuna kadar açtı.
Tam dişleri adamın boynuna geçecekken…
BAM!
Riven mızrağını bütün gücüyle savurdu.
Mızrak yaratığın göğsünü delip arkasındaki duvara saplandı.
Yaratık birkaç saniye çırpındı.
Sonra mızrağı göğsünden koparıp attı.
Riven’in yüzündeki gülümseme silindi.
“Şaka mı bu?”
“Delip geçtim…”
“Nasıl hâlâ yaşıyor?”
Doktor ile eşi korkuyla geriye çekildi.
Boran ise elindeki tabancayı kaldırdı.
“Bu sefer kafaya.”
Bang!
Kurşun yaratığın alnına isabet etti.
Yaratık olduğu yere yığıldı.
Bu kez gerçekten hareket etmedi.
“…”
Herkes birkaç saniye sessiz kaldı.
Doktor derin nefes verdi.
“Öldü…”
Ama tam rahatlayacakları sırada…
Diğer iki yaratık aynı anda saldırdı.
Birisi tavandan ilerliyordu.
Diğeri ise dört ayağı üzerinde koşuyordu.
Mira korkuyla geri çekildi.
“Karel!”
Karel katanasını çekti.
Ancak bu kez yaratık ona değil…
Temizlikçilerden genç bir kıza yöneldi.
Kız donup kalmıştı.
Kaçamıyordu.
“Yardım edin!”
Karel koştu.
Ama aradaki mesafe fazlaydı.
Tam yaratık kıza ulaşacakken…
Bir anda metal bir raf yerinden kopup yaratığın üzerine düştü.
GÜMMM!
Herkes şaşkınlıkla döndü.
Rafı kaldıran…
Boran’dı.
Kendisi bile donup kaldı.
“Ben…”
“…ben mi yaptım bunu?”
Riven bağırdı.
“Oğlum sonra şaşırırsın!”
“Önce öldürelim şunu!”
Boran kendine gelip güldü.
“He doğru.”
Karel fırsatı kaçırmadı.
Bir adımda yaratığın yanına ulaştı.
Katana havayı yardı.
ŞAK!
Yaratığın kafası gövdesinden ayrıldı.
Bu kez tamamen hareketsiz kaldı.
Ama…
Son yaratık ortadan kaybolmuştu.
Kimse nereye gittiğini görmemişti.
Sessizlik çöktü.
“…”
Sonra tavandan gelen hafif bir tıkırtı duyuldu.
Doktorun eşi başını kaldırdı.
Tam o anda…
Yaratık tavandan aşağı bırakıp kadının omzuna yapıştı.
Kadın çığlık attı.
“AAAAAH!”
Doktor karısını çekmeye çalıştı.
Yaratık ise dişlerini omzuna geçirmişti.
Riven hiç düşünmeden mızrağını sapladı.
Yaratık yere düştü.
Karel tek hamlede kafasını kesti.
Sessizlik…
Sadece kadının acı dolu nefesi duyuluyordu.
Doktor titreyen elleriyle eşinin omzunu açtı.
Isırık izi…
Herkes gördü.
Hiç kimse konuşamadı.
Doktor’un elleri titriyordu.
“Hayır…”
“Lütfen…”
“Hayır…”
Kadın eşine baktı.
Gözlerinden yaş süzülüyordu.
“Sanırım…”
“…ben de dönüşeceğim.”
Doktor başını hızla salladı.
“Hayır!”
“Bunun tedavisini bulurum.”
“Bulacağım.”
Kadın acı acı gülümsedi.
“Sen bile…”
“…az önce bunun ne olduğunu bilmiyordun.”
Doktorun gözlerinden yaşlar akmaya başladı.
İlk kez…
Karmara Forum’da herkes ölümün ne kadar yakın olduğunu gerçekten hissetmişti.
Karel sessizce yere baktı.
Bu kez hemen karar vermedi.
Ne kadar sürede dönüşeceğini bilmiyordu.
Dönüşüm durdurulabilir miydi?
Hiçbir fikri yoktu.
İlk kez…
Elindeki tüm bilgiler yetersiz kalmıştı.
Ve bu belirsizlik…
Silahlardan da, zombilerden de daha korkutucuydu.
Devam Edecek…
