İçeriğe geç

Kıyametten geri döndüm

Bölüm 17 · 2 dk okuma

Kıyametten geri döndüm

Bölüm 17

Bölüm 17 – İlk Evrim

Karmara Forum’un en üst katı…

Dakikalar önce sessizliğe gömülmüştü.

Yerde yatan insanların çoğu yavaş yavaş gözlerini açmaya başlamıştı.

Kimisi başını tutuyordu.

Kimisi derin nefes alıyordu.

Kimisi ise ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.

Boran doğrulmaya çalışırken yüzünü buruşturdu.

“Ulan… sanki kamyon çarpmış gibi.”

Riven gülmeye çalıştı.

“Kamyon değil oğlum… apartman.”

Boran istemsizce güldü.

“Sen hâlâ şaka yapıyorsun ya…”

“Ölmedik ya.”

“Doğru.”

Karel ise gülmüyordu.

Gözleri hâlâ yerde yatan üç kişinin üzerindeydi.

İki kadın…

Bir erkek…

Üçü de hâlâ uyanmamıştı.

Doktor diz çöküp tekrar nabızlarını kontrol etti.

“Çok yüksek…”

“Ne?”

“Ateşleri.”

Doktorun eşi de diğerini kontrol etti.

“Kalpleri çok hızlı atıyor.”

Karel kaşlarını çattı.

“Bunun sebebi ne?”

Doktor başını iki yana salladı.

“Bilmiyorum.”

“Hayatım boyunca böyle bir şey görmedim.”

Bu cevap Karel’i rahatsız etti.

İlk defa…

Gerçekten kimsenin cevabını bilmediği bir olay yaşanıyordu.

Tam o sırada…

Yerde yatan adamlardan biri bütün vücuduyla titremeye başladı.

“Doktor!”

Doktor hızla yanına geçti.

Bir saniye…

İki saniye…

Adamın nefesi hızlandı.

Damarları siyahlaşmaya başladı.

Boynundan yukarı doğru koyu renk çizgiler yayılıyordu.

Mira korkuyla geri çekildi.

“Bu… normal değil.”

Doktor yutkundu.

“Hayır…”

“Hiç normal değil.”

Kadınlardan biri de aynı anda kasılmaya başladı.

Vücudu istemsizce yay gibi gerildi.

Ağzından boğuk sesler çıkıyordu.

Bir başka kadın ağlamaya başladı.

“Lütfen kurtarın onları…”

Kimsenin elinden bir şey gelmiyordu.

Karel birkaç adım yaklaştı.

Ama bu kez ne yapacağını bilmiyordu.

Sessizce izledi.

İlk kez…

Sadece izlemek zorundaydı.

Bir anda…

Erkeğin gözleri açıldı.

Ama…

Gözbebekleri yoktu.

Tamamen kapkaraydı.

Doktor korkuyla geri sıçradı.

“Uzak durun!”

Adam bir anda doğruldu.

İnsan gibi değil…

Kırık bir kukla gibi.

Boynu garip şekilde yana eğilmişti.

Ağzından boğuk hırıltılar geliyordu.

“ĞRRR…”

Kimse hareket edemedi.

Bir saniyelik sessizlik…

Sonra yaratık en yakındaki kadına doğru atıldı.

“KAÇIN!”

Karel bağırdığı anda herkes sağa sola dağıldı.

Yaratık kadının omzunu yakalamaya çalıştı.

Tam o anda Boran elindeki sandalyeyi bütün gücüyle fırlattı.

GÜM!

Yaratık yere savruldu.

Boran şaşkınlıkla ellerine baktı.

“Lan…”

“Ben bunu bu kadar sert mi attım?”

Kimsenin bunu düşünecek zamanı yoktu.

Çünkü diğer iki kişi de aynı anda ayağa kalkmıştı.

Üçü de artık insan değildi.

Doktor titreyen sesiyle konuştu.

“Hayır…”

“Bunlar…”

“…geri dönmeyecek.”

Riven mızrağını kaldırdı.

“Ne yapıyoruz?”

Karel birkaç saniye sustu.

Bu kez hemen cevap vermedi.

Gerçekten emin değildi.

Sonunda derin bir nefes aldı.

“…Başka çaremiz yok.”

Tam o anda yaratıklardan biri tavana doğru inanılmaz bir hızla sıçradı.

Herkes donup kaldı.

“Bunlar…”

“…normal zombi değil.”

Yaratık tavandan Karel’in üzerine doğru atladı.

Karel son anda yana yuvarlandı.

Pençeler zemini parçalayarak geçti.

Karel ilk kez şaşırmıştı.

“Bu kadar hızlı…”

Yaratık tekrar saldırmaya hazırlanırken…

BANG!

Bir el ateş edildi.

Kurşun yaratığın omzuna isabet etti.

Ama durmadı.

Sadece sendeledi.

Boran’ın yüzündeki gülümseme kayboldu.

“Şaka yapıyorsun…”

“Kurşun bile durdurmadı.”

Karel dişlerini sıktı.

“Demek kafadan başka yere sıkmak işe yaramıyor…”

Tam bunu söylediği anda…

İkinci yaratık doktorun üzerine atladı.

Doktorun eşi çığlık attı.

“Hayır!”

Karel yetişmeye çalıştı.

Ama uzaktaydı.

İlk kez…

Birine zamanında yetişemeyeceğini hissetti.

Ve bunun nasıl sonuçlanacağını bilmiyordu…

Devam Edecek…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.