Adam çığlık atarak ileri atıldığı anda...
Tak!
Bir silah sesi koridorda yankılandı.
Yusuf’un başı geriye savruldu.
Vücudu yere düştü.
Ama...
Durmadı.
Yerde sürünerek tekrar ayağa kalkmaya çalışıyordu.
Koridordaki herkes donup kalmıştı.
“Bu da ne lan?!”
Boran yukarıdan bağırdı.
Yusuf’un kemikleri çatırdamaya başladı.
Kollarındaki kaslar şişiyordu.
Damarları siyahlaşmaya başlamıştı.
Normal bir zombi gibi görünmüyordu.
Karel’in gözleri daraldı.
“Geri çekilin.”
Herkes birkaç adım geri çekildi.
Yusuf tekrar ayağa kalktı.
Kafasının bir kısmı parçalanmış olmasına rağmen hâlâ hareket ediyordu.
“Bu normal değil.”
Riven mızrağını kaldırdı.
“İndireyim mi?”
“Bekle.”
Yusuf birden kafasını kaldırdı.
Gözleri artık tamamen siyahtı.
Sonra...
Bir anda tavana doğru sıçradı.
“LAN!”
Boran refleksle ateş etti.
Kurşunlar tavana çarptı.
Ama yaratık çok hızlıydı.
Koridorun üst tarafındaki duvara yapıştı.
Örümcek gibi hareket etmeye başladı.
İçerideki insanlar korkudan bağırıyordu.
Küçük kız ağlamaya başlamıştı.
Karel ise sadece izliyordu.
Yaratığın hareketlerini inceliyordu.
“İlginç.”
“İlginç mi?!”
Boran bağırdı.
“Bu şey örümcek olmuş oğlum!”
Tam o sırada yaratık duvardan fırladı.
Direkt bir adama doğru atıldı.
Adam korkudan donup kalmıştı.
Ama yaratık ona ulaşamadan...
Riven hareket etti.
Mızrak ileri fırladı.
Tak!
Yaratığın göğsüne saplandı.
Yaratık havada yön değiştirdi.
Yere çakıldı.
Riven sırıttı.
“Yakaladım.”
Ama bir saniye sonra...
Mızrak kırıldı.
“...”
“...”
“Lan.”
Yaratık mızrağı göğsünden çekip attı.
Sonra tekrar ayağa kalktı.
Bu sefer herkes ciddileşmişti.
Karel yavaşça ileri yürüdü.
Belindeki katananın kabzasını tuttu.
Uzun zamandır kullanmıyordu.
Ama bazen...
Bazı şeyleri çözmenin en kolay yolu buydu.
Yaratık dişlerini göstererek hırladı.
Sonra tekrar saldırdı.
Bir anda.
Bir göz kırpması kadar kısa sürede.
Ama...
Karel daha hızlıydı.
Bir adım.
Sadece bir adım attı.
Ve...
Şşşkkk.
Koridorda metal sesi yankılandı.
Kimse ne olduğunu anlayamadı.
Yaratık birkaç metre ilerledikten sonra durdu.
Sonra...
İkiye ayrıldı.
Sessizlik.
Mutlak sessizlik.
Karel katanasını yavaşça kınına soktu.
“Tamam.”
“Bu öldü.”
Boran birkaç saniye yaratığa baktı.
Sonra Karel'e döndü.
“Oğlum...”
“Ne?”
“Ben seninle tartışmayacağım bir daha.”
Koridordaki bazı insanlar istemsizce güldü.
Gerginlik biraz dağıldı.
Ama Karel'in aklında başka bir şey vardı.
Bu yaratık...
Normal değildi.
Ve daha önemlisi...
Yusuf dönüşmeden önce bilinçliydi.
Bu da tek bir anlama geliyordu.
Virüs değişiyordu.
Ya da insanlar değişiyordu.
Hangisi olursa olsun...
İyi bir haber değildi.
Karel yaratığın cesedine son kez baktı.
Sonra yavaşça konuştu.
“Herkes üst kata çıksın.”
“Neden?”
Çünkü...
“Bugünden sonra işler daha tehlikeli olacak.”