İçeriğe geç

Kıyametten geri döndüm

Bölüm 11 · 2 dk okuma

Kıyametten geri döndüm

Bölüm 11

BÖLÜM 11 – Farların Altındaki Gölge

Otopark kamerasındaki görüntü netleşti.

Beş araç.

İkisi pick-up.
Biri minibüs.
İki siyah SUV.

Motorlar sustu ama kimse inmedi.

Farlar hâlâ yanıyordu.

Sanki içeriyi görmek istiyorlardı.

Tamirci mırıldandı:
“Abi bunlar sıradan sivil değil.”

Boran gözlerini kıstı.
“Ya bizden güçlülerse?”

Riven omzunu gerdi.
“Ya biz daha güçlüysek?”

Karel ekrana bakıyordu.

Yüzü sakindi.

Ama gözleri hesap yapıyordu.

Araç kapıları aynı anda açıldı.

On beş…
Hayır.

Yirmiye yakın kişi.

Hepsi silahlı.

Bazılarının üzerinde eski askeri yelekler vardı.
Birinin omzunda dürbünlü tüfek.

Boran fısıldadı:
“Organize.”

Karel başını hafif yana eğdi.

“Test ediyorlar.”

“Ne test ediyorlar?” dedi Riven.

“İçeride biri var mı diye.”

SUV’un birinden uzun boylu bir adam indi.

Sakal düzgün kesilmiş.
Yüzü kirli ama düzenli.

Elinde megafon vardı.

Megafonu kaldırdı.

“İÇERİDE OLANLAR!”

Ses AVM’nin dış cephesinde yankılandı.

Yemek katındaki herkes irkildi.

Kadın aşçı ürperdi.
“Bizi gördüler mi?”

Doktor erkek olan, sakin kalmaya çalıştı.
“Belki tahmin ediyorlar.”

Megafondan tekrar ses geldi.

“Burası artık bizim kontrolümüzde. Direniş göstermeyin. Gıda ve mühimmat paylaşımı yapılacak.”

Boran homurdandı.
“Lan utanmadan paylaşım diyor.”

Riven hafif güldü.
“Paylaşım kelimesi kıyametten sonra çok değişti.”

Karel megafona cevap vermedi.

Sadece kamerayı yakınlaştırdı.

Adamın gözlerini inceledi.

“Lider o.”

Boran,
“Ne yapıyoruz? Çatışma mı?”

“Hayır.”

Karel geri döndü.

“Kapılar kapalı. İçeri giremezler.”

“Deneyecekler,” dedi Riven.

“Evet,” dedi Karel.

“Denesinler.”

Dışarıdaki adamlardan üçü ana kapıya yaklaştı.

Çelik raflarla örülmüş kapıyı incelediler.

Biri tüfeğiyle camı yokladı.

Bir diğeri forkliftle yığılan paletlere baktı.

“Abi sağlam kapatmışlar,” dedi tamirci.

Boran sırıttı.
“Biz de az uğraşmadık.”

Birden silah sesi patladı.

Dışarıdan.

Camın bir köşesine mermi çarptı ama içeri geçmedi.

Lider tekrar megafonu kaldırdı.

“İçeridekiler! Beş dakikanız var!”

“Ya çıkarsınız…”

“…ya da gireriz.”

Sessizlik çöktü.

Boran dişlerini sıktı.
“Oğlum bunlar ciddi.”

Riven hafifçe güldü.
“Biz de ciddi olalım o zaman.”

Karel yürüdü.

Yemek katındaki korkuluğa geldi.

Aşağı baktı.

Gözleri karanlığa alıştı.

Sonra arkasını döndü.

“Plan değişmiyor.”

“Savunma yapmıyoruz.”

Boran kaşlarını kaldırdı.
“Ne yapıyoruz o zaman?”

Karel hafifçe gülümsedi.

“Onları içeri alacağız.”

Herkes sustu.

Kadın doktor şaşkınlıkla,
“Ne?”

“Kontrollü.”

“Nasıl yani?” dedi Riven.

Karel gözlerini ekrana sabitledi.

“Av bazen kapıyı açık bırakır.”

Alt kattaki ana girişte metal sürtünme sesi duyuldu.

Dışarıdakiler hidrolik kriko getirmişti.

Kapıyı zorlamaya başlıyorlardı.

Boran derin nefes aldı.
“Lan bu iş büyüyecek.”

Karel’in gözleri karardı.

“Zaten büyümesi gerekiyordu.”

Tam o anda…

Otopark rampasındaki sensör alarm verdi.

Tamirci panikle bağırdı:

“Abi! Asıl kalabalık arkadan geliyor!”

Ekranda onlarca gölge belirdi.

Ve bu sefer gelenler insan değildi.

Zombi sürüsü.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.