Silah sesleri yemek katının yüksek tavanında yankılanıp söndü.
Barut kokusu ağır ağır yayılırken üç adam yerdeydi.
Ölü değillerdi. Ama ayağa kalkamayacak durumdaydılar.
Birinin omzu parçalanmış, diğeri dizinden vurulmuştu. Üçüncüsü silahını bırakmış, iki eliyle karnını tutuyordu.
Boran öfkeyle,
"Bittiniz lan siz!" dedi.
Karel sakin adımlarla yanlarına yürüdü. Silahları tek tek uzaklaştırdı. Yüzünde ne acele ne panik vardı.
Diz çöktü.
"Kaç kişisiniz?"
Adamların biri dişini sıktı. Cevap vermedi.
Karel silahın namlusunu diz kapağına bastırdı.
"Kaç."
"On iki!" diye bağırdı adam. "On iki kişiyiz!"
"Kaçı silahlı?"
"Sekiz…"
"Başka temizlenmiş yer var mı?"
"Yok! Yemin ederim yok! Sadece burayı gözetliyorduk!"
Alt kattan sürtünme sesleri gelmeye başlamıştı.
Silah sesi şehri uyandırmıştı.
Riven merdiven başından seslendi:
"Geliyorlar."
Boran homurdandı.
"Bunları ne yapıyoruz?"
Adamlar yalvarmaya başladı.
"Abi bağlayın bizi…"
"Gideriz…"
"Yemin ederiz…"
Karel ayağa kalktı.
"Yalan sevmem."
"Ve tehdit bırakmam."
Adamların gözleri büyüdü.
Birini yakasından tuttu, cam korkuluğa sürükledi. Aşağıdan ilk zombiler görünüyordu. Yavaş ama kalabalık.
Çığlık bir an yükseldi.
Sonra camdan aşağı düştü.
İkincisi.
Üçüncüsü.
Aşağıda et kopma sesleri yankılandı.
Kadın aşçı yüzünü çevirdi.
Doktor eşlerden kadın olanı titreyerek, "Bu gerekli miydi?" diye fısıldadı.
Karel arkasını dönmeden,
"Tehdit kalmaz," dedi.
⸻
Sonraki saatler durmadan çalışarak geçti.
Karmara Forum kat kat tarandı.
Sinema salonları, acil çıkış koridorları, depolar, personel alanları…
En küçük hırıltı bile kalmayana kadar.
Alt katlardaki iki zombi daha temizlendi.
Otopark bağlantıları kontrol edildi.
Boran yorulmuştu ama sırıtıyordu.
"Oğlum koca AVM'yi resetledik."
Riven merdiven boşluğuna baktı.
"Temiz."
⸻
Karfursa tarafına geçtiklerinde manzara devasa bir hazine gibiydi.
Konserve paletleri.
Su stokları.
Temizlik ürünleri.
Un, pirinç, makarna dağları.
Boran ıslık çaldı.
"Burası tek başına şehir doyurur."
Riven gülümsedi.
"Sekiz ömürlük stok yapmıştık ama bu başka bir seviye."
Karel rafların arasında yürüdü.
"Evde hiçbir şey yok."
"Topladığımız her şey boşlukta."
"Burası merkez olacak."
Boran kahkaha attı.
"Yani biri villaya girse fakir sanacak bizi."
"Gerçek zenginlik görünmez," dedi Karel.
⸻
Girişler tek tek kapatıldı.
Ana kapılar çelik raflarla örüldü.
Cam cephelerin önüne forkliftle ağır paletler yığıldı.
Acil çıkışlar içeriden sabitlendi.
Yan kapılar kilitlenip desteklendi.
Artık hiçbir yer açılmayacaktı.
Tek aktif çıkış:
Kapalı otopark rampası.
Kontrollü. Savunulabilir.
⸻
Gece çöktüğünde Karmara Forum sessizdi.
Zombi yok.
Sivil yok.
Sadece onların ayak sesleri.
Boran korkuluğa yaslandı.
"Lan… cidden başardık."
Riven derin nefes aldı.
"AVM bizim."
Alt kat ışıkları kapatıldı. Üst kat loş kaldı.
Karel camdan dışarı baktı. Şehir karanlıktı.
İçerisi ise onların dünyasıydı artık.
"Bugün hayatta kaldık," dedi.
Tam o anda tamirci bağırdı:
"Abi… ekranda hareket var!"
Güvenlik odasındaki monitör cızırtı yaptı.
Otopark kamerasında farlar belirdi.
Bir araç.
Sonra ikinci.
Sonra üçüncü.
Toplam beş araç.
Ve hepsi Karmara Forum'un önünde yavaşladı.
Motorlar sustu.
Kapılar açıldı.
Ve bu sefer gelenler çok daha kalabalıktı.
