Gece 02:17
Marmara Forum'un üst katı karanlık.
Yemek katındaki ışıkların yarısı kapalı.
Camların arkasında şehir siyah bir boşluk gibi.
Boran korkuluğa yaslanmış dışarı bakıyordu.
"Tek araç değil," dedi fısıldayarak.
"İki… hayır üç."
Riven gözlerini kıstı.
"Farları bilinçli açıp kapatıyorlar. Test ediyorlar."
Karel konuşmadı.
Sadece izledi.
⸻
Aşağıda, otopark girişine doğru üç siluet ilerliyordu.
Zombi gibi yalpalamıyorlardı.
Düzgün, kontrollü, silahlı.
Biri el işareti yaptı.
Diğeri sağa açıldı.
Üçüncü kişi diz çöktü.
Boran dişlerini sıktı.
"Bunlar askeri disiplinli."
Riven:
"Ya eski asker ya da organize bir grup."
Karel sakin bir sesle:
"Yağmacı değil bunlar."
"Burası temiz olduğunu biliyorlar."
Boran döndü.
"Nasıl?"
Karel'in bakışı değişmedi.
"Sessizlikten."
⸻
İçeride nöbet tutan tamirci heyecanlandı.
"Abi ateş edelim mi? Camdan indiririz."
Karel başını salladı.
"Hayır."
"İlk ateş eden kaybeder."
⸻
Alt katta metal bir kapı sesi yankılandı.
Tak.
Herkes dondu.
Riven mızrağını kavradı.
Boran silahını kaldırdı.
Karel yürümeye başladı.
Yavaş.
Kontrollü.
⸻
Telsiz sesi duyuldu.
Bozuk bir frekans.
"İçeridekiler… sizi görüyoruz."
Ses erkekti.
Soğuk.
"Kapıları açın. Konuşarak çözelim."
Boran dişlerini sıktı.
"Konuşarak mı?"
Riven:
"Yalan kokuyor."
Karel korkuluğa yaklaştı ve aşağı doğru bağırmadı.
Normal ses tonuyla konuştu.
"Burada siviller var."
"Tehdit olursanız karşılık alırsınız."
Aşağıdan kısa bir kahkaha geldi.
"Karşılık mı?"
Ardından bir silah sesi.
Camın kenarına mermi çarptı.
İçeride çığlık yükseldi.
Kadın aşçılardan biri yere çöktü.
⸻
Karel arkasına dönmeden konuştu:
"Panik yok."
"Üst kat savunma hattı."
"Boran, sağ kanat."
"Riven, merdiven boşluğu."
Tamircilere:
"Metal kepenkleri indirin."
Herkes hareket etti.
Artık oyun başlamıştı.
⸻
Aşağıdan ikinci bir ses geldi.
Bu daha sakindi.
"Biz içerideki stokları istiyoruz."
"Yarısını verin. Çekip gidelim."
Boran öfkeyle:
"Yarısını mı? Lan burası market mi?"
Riven dişlerinin arasından:
"Bunlar keşif yapmış."
Karel düşünüyordu.
Zombiler yoktu.
Ama insanlar vardı.
Ve insanlar açken en tehlikeliydi.
⸻
Alt kat camlarından biri kırıldı.
İçeri duman atıldı.
Bir çeşit gaz kapsülü.
Tamirci bağırdı:
"Abi bunlar ciddi!"
Kadın doktor hızla maske dağıtmaya başladı.
"Duman tahriş edici!"
Boran küfretti.
"Zombi kıyameti bitti, insan kıyameti başladı."
Karel'in gözleri karardı.
Ama yüzü hâlâ sakindi.
Sadece Boran ve Riven fark etti.
Hava bir an gerildi.
Çok hafif.
Titreşim gibi.
Sonra geçti.
Kimse anlamadı.
⸻
Karel alçak sesle:
"Plan değişti."
Boran baktı.
"Ne yapıyoruz?"
Karel:
"Onları içeri alıyoruz."
Riven döndü.
"Bilerek mi?"
"Evet."
Boran şaşkın.
"Oğlum aklını mı yedin?"
Karel'in sesi netti:
"Dışarıda avantaj onlarda."
"İçeride… bizde."
⸻
Metal kapı yavaşça açıldı.
Aşağıdaki üç adam dikkatle içeri girdi.
Silahları hazır.
Adımları temkinli.
Biri bağırdı:
"Akıllıca seçim."
Yukarı baktı.
"Lideriniz kim?"
Karel korkuluktan bir adım öne çıktı.
"Ben."
Adam silahını hafif kaldırdı.
"Yarısını istiyoruz."
Karel başını hafif yana eğdi.
"Geç kaldınız."
Adam kaşını kaldırdı.
"Ne demek o?"
Karel'in sesi soğuktu.
"Burası artık paylaşım alanı değil."
"Kontrollü bir bölge."
Adam gülümsedi.
"Kontrol mü? Kaç kişisiniz ki?"
Tam o anda üst kat ışıkları bir anda kapandı.
Karanlık.
Sessizlik.
Bir saniye.
İki saniye.
Sonra acil çıkış ışıkları yandı.
Kırmızı.
Boran fısıldadı:
"Şimdi."
Ve ilk ateş sesi patladı.
Bölüm burada kesiliyor.
Silah sesi yankılanırken karanlıkta kimin vurulduğu belli değil.