İçeriğe geç

Kıssadan Hikayeler

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Kıssadan Hikayeler

Bölüm 2

Leke…

LEKE: GÖLGE ORDUSUNUN DOĞUŞU 1. Bölüm: Beklenmedik MirasBinbaşı Aras Kurt, hayatını dağlarda terörist avlayarak geçirmiş, "buz adam" lakaplı bir Özel Kuvvetler subayıydı. Ancak bir sabah, hayatı bir avukatın ofisinde tamamen değişti. Ülkenin en büyük mafya baronu Hazar Soykan ölmüş ve tüm imparatorluğunu —otellerini, sevkiyat hatlarını ve silahlı adamlarını— bir vasiyetle Binbaşı Aras’a bırakmıştı.Aras önce bunun bir şaka olduğunu sandı. Ancak Hazar’ın bıraktığı gizli bir ses kaydı her şeyi değiştirdi: “Binbaşı, beni yakalamaya en çok sen yaklaştın. Çünkü sen de benim gibi adaletin mahkemelerde değil, namlunun ucunda olduğuna inanıyorsun. Devletin içindeki gerçek hainleri temizlemek istiyorsan, benim gölgeme ihtiyacın var.” 2. Bölüm: Kurtlar Sofrasında Bir AskerAras, İstanbul Boğazı’na nazır devasa malikaneye girdiğinde karşısında elli kadar ağır silahlı, kuralsız ve vahşi adam buldu. Hepsinin başında ise Hazar’ın sağ kolu, zekasıyla ölümcül olan Lara vardı.Aras, bahçenin ortasında durdu ve saatine baktı: 05:30."Dinleyin!" diye kükredi Aras. "Burada artık 'abi' muhabbeti bitti. Burası bir suç örgütü değil, artık benim özel operasyon birliğimdir. Yarın sabah 06:00'da tam teçhizat bu bahçede olacaksınız. Gecikenin infazını kendi ellerimle yaparım."Lara alaycı bir tavırla yaklaştı: "Binbaşı, buradakiler asker değil, katil. Onlara emir veremezsin."Aras, Lara'nın gözlerinin içine bakarak cevap verdi: "Katilleri asker yapabilirim Lara. Ama askerleri katil yapmak istemiyorum. Seçim sizin." 3. Bölüm: Büyük Sır ve İhanetAras, mafya yapılanmasını bir ordu disipliniyle eğitmeye başladı. Adamlara nişancılık, sızma ve istihbarat dersleri verdi. Ancak asıl şok, Aras’ın eski komutanı General Münir’in bir gece Aras’ı aramasıyla yaşandı. General, Aras’tan mafyanın içindeki gizli bir dosyayı kendisine getirmesini istiyordu.Aras, Lara ile birlikte dosyanın peşine düştüğünde gerçeği anladı: Aslında Hazar Soykan bir suçlu değildi. O, devletin içine sızmış olan General Münir gibi isimlerin pis işlerini temizlemek için kurulmuş, deşifre olmamak için "mafya" maskesi takmış gizli bir devlet birimiydi. Aras’ın peşinde olduğu "baron", aslında onun en büyük müttefikiydi. 4. Bölüm: Gece Yarısı BaskınıGeneral Münir, Aras’ın gerçeği öğrendiğini anlayınca malikaneye tam teçhizatlı bir infaz timi gönderdi. Gece yarısı sis bombaları bahçeye yağarken Aras ve Lara çalışma odasında son hazırlıklarını yapıyordu.Lara, "Onlar senin eski birliğin, seni tanıyorlar," dediğinde Aras mekanizmayı kurdu: "Beni tanıyorlar ama senin gibi bir 'suçluyla' birleştiğimde kuralları nasıl çiğneyeceğimi bilmiyorlar."Aras telsize fısıldadı: "Işıkları söndürün." Tüm malikane karanlığa gömüldü. Aras’ın eğittiği "yeni ordu", termal gözlüklerle sisin içinden çıkarak General’in profesyonel timini on dakika içinde imha etti. Bu bir çatışma değil, kusursuz bir tasfiyeydi. 5. Final: Lekenin TemizliğiŞafak sökerken Aras, malikanenin kapısında bekleyen General Münir’in zırhlı aracına doğru yürüdü. Üzerinde üniforması yoktu, sadece siyah bir takım elbise ve soğuk bir intikam hırsı vardı.General, "Beni öldüremezsin, ben devletim!" diye bağırdığında Aras bıçağını çekti: "Sen devlet değilsin General. Sen bir lekesin. Ve bazı lekeler sadece kanla temizlenir."O sabah Aras, askeri kimliğini malikanenin bahçesinde yaktı. Artık ne bir binbaşıydı ne de bir suçlu. O ve Lara, sistemin dışına itilmişlerin adaleti sağladığı, kimsenin bilmediği o "Gölge Birliği"nin liderleriydi. Özetle: Kahramanımız, düşmanı sandığı adamın mirasını devralarak, aslında kendi komutanlarının ihanetini cezalandıran karanlık bir adalete dönüştü.

Bölüm sonu

1 yorum