Jisung'dan
Bay lee'nin ev davetini kabul etmiştim çünkü enerjik bir insandım bu yüzden tüm gün koşuşturmuştum ve şimdi uyumak istiyordum, hele ki ruh eşimin fermonunun kokusu ve sıcaklığıyla uyumak kim bilir ne kadar rahattır. Ben bunları düşünürken bay lee bir elini diz kapağımın altından diğer elini de belimden tutarak kucağına almıştı, bende yüzümü boynuna gömüştüm, dışarı çıkacağımız için fermon kokusunu azaltmış olmalıydı ki deniz kokusunu sadece boynuna gömülünce his etmiştim. Benim rahat olduğumdan emin olduktan sonra kapıya doğru adımlamış, kapının önüne gelince dikkatli bir şekilde açmıştı, her hareketi çok dikkatliydi, bana bak adam böyle iyi olma yoksa seni yerim, yapamazsın deme yaparım, anladın mı beni? Ben kendi kendime konuşurken okuldan çıkmış, arabanın önüne gelmiştik bile, bay lee dikkatli bir şekilde arabanın kapısını açmış beni dikkatli bir şekilde arka koltuğa yatırmıştı, sonra kapıyı kapatım sürücü koltuğuna geçerek kemerini takmış arabayı çalıştırmıştı, ama ben şu an bay lee'nin deniz kokulu fermonununun kokusunu alamıyordum, bu yüzden sinirli olduğunu düşündüğüm, ama asla öyle olmayan, bir tonda konuştum.
J: fermonunuzu salgılayın bay lee!!
Bunu demem hoşuna gitmiş olacak ki sırıtmıştı.
M: peki yavrum.
Aldığım deniz kokulu fermon ile mutlulukla gözümü kapatım, ilk defa huzurlu hissediyordum ve ben bu duyguyu günün 24 saati yaşamak istiyorum. Bir süre sonra araba durmuştu bay lee gelip beni tekrardan kucağına alarak kapıya doğru ilerledi, ev; büyük, siyah ve gri tonlarında bir evdi, bay lee cidden zengin olmaydı, ben burunları düşünürken bay lee evin önüne gelmiş, dikkatle anahtarı kapı deliğine sokmuş, sağa döndürerek açmıştı, eve girince direk amerikan mutfak vardı, ünümüzde düz bir merdiven merdivenin sonunda sadece bir tane kapıvardı, sonra merdiven ikiye ayrılıyorudu. Bay lee bana kafasını aşağıya eğerek bana bakmıştı.
M: açmısın? Açsan birşeyler hazırlayayım.
Açtım ama bunu söyelemeye utanmıştım bu yüzden tam bay lee'yi reddedecekken karnım guruldamıştı. Bay lee sırıtarak mutfağa doğru ilerlemişti, bende şuan domatesten farkım olmadığını bildiğim için utanarak yüzümü bay lee'nin boynuna gömdüm.
M: utanmana gerek yok herkes acıkabilir, şimdi ne yemek istersin, bu sefer cidden istediğin şeyi söyle.
J: peki...
J: çilekli sandvinç ve ballı süt.
M: bebek gibisin jisung, pekala şimdi in bakalım kucağımdan da sana istediğin şeyleri yapayım.
Bay lee kucağından inmemi isteyince daha çok utanmıştım ama inmek istemiyordum yerim gayet rahattı, ama istemeye istemeye inmiştim bunu anlamış olacak ki sırıtmıştı.
M:....