İçeriğe geç

KISKANÇ

Bölüm 4 · 2 dk okuma

KISKANÇ

Bölüm 4

Çatlaklar

Okulun son zilinden hemen sonra koridorlarda bir dağılma başladı. Kalabalık öğrenciler gruplar hâlinde dışarı çıkıyor, bazıları kulüp çalışmalarına kalıyor, bazılarıysa sessizce evin yolunu tutuyordu. Ada her zamanki gibi kitaplarını düzgünce çantasına yerleştirdi, Emir’le çıkmak için sınıf kapısına yöneldi. Ama Ela oradaydı. Her zamanki gibi gülümseyerek ama bu kez farklı bir enerjiyle. "Bugün eve yalnız gitmek istemiyorum," dedi. "Biraz yürüyebilir miyiz, Ada?" Ada duraksadı. Emir’in gözlerine baktı. Emir hafifçe başını eğdi, "Ben seni çıkışta beklerim," dedi nazikçe. Ada istemeye istemeye Ela’yla koridor boyunca yürümeye başladı. İçinden geçen huzursuzluğu bastırmaya çalışıyordu ama artık kelimelerin arkasına saklanamayacak kadar görünür olmuştu bazı şeyler. "Bugün Emir’le çok keyifli sohbet ettik," dedi Ela, sesi fazlasıyla sıradan görünüyordu ama kelimeleri seçişi dikkat çekiciydi. "Hımm, duydum," dedi Ada kısa bir cevapla. "Yani… hiç beklemezdim onunla bu kadar ortak yanımız olduğunu. Gerçekten zeki biri. Derste söylediklerini çok dikkatle dinledim." Bu sözlerle birlikte Ada'nın omuzları hafifçe gerildi. Ela devam etti: "Senin yerinde olsam biraz daha dikkat ederdim. Erkekler bazen alışkanlıkla bir ilişkide kalırlar. Sevgiyle değil." Bu cümle Ada’nın zihnine çivi gibi çakıldı. Bir anda durdu. "Ela, ne demek istiyorsun?" Ela tatlı tatlı gülümsedi. "Hiç. Sadece bir düşünce işte… Hem sevgilim olsa ben de böyle şeyleri duymak isterdim." Ve sonra arkasına bakmadan yürüyüp gitti. Ada, onu izlerken ilk defa kelimelerden daha çok sessizliğin acıttığını hissetti. --- Emir okul bahçesinin duvarına yaslanmış bekliyordu. Ada’nın gözleri dolu dolu yanına geldiğini görünce hemen doğruldu. "Ne oldu, biri bir şey mi dedi sana?" Ada başını iki yana salladı ama yüzünde o tanıdık güven yoktu artık. "Ela’yla konuştuk sadece…" Emir kaşlarını çattı. "Ada, bir süredir tuhaf davranıyor. Sana söylemek istemedim ama bugün kantinde yanıma geldiğinde... bakışları garipti." Ada hemen atıldı. "Nasıl yani? Ne yaptı ki?" "Fazla yakınlaştı. Saçma sapan şeyler sordu. Sanki seni sorguluyordu ama senin haberin yokmuş gibi davranıyordu." Ada gözlerini yere indirdi. İçinden geçen en büyük korku artık sadece bir sezgi değil, elle tutulur bir şeye dönüşmüştü. --- O gece, Ela odasında tek başına oturuyordu. Telefonu elinde, ekran kararmıştı ama gözleri hâlâ ona bakıyordu. İç sesi ona fısıldıyordu: "Bir çatlak oluşturdun. Şimdi sadece derinleştirme zamanı. Yavaş yavaş. Acele etme." Elini defterine uzattı, kenarına küçük bir not yazdı: “Ada’nın güvenini sars. Emir’i koruma içgüdüsüne zorla. Onları birbirine yabancılaştır.” Ve sonra aynaya baktı. Gözlerinin altındaki gölgeler, yüzündeki yorgunluk, içinde biriken kıskançlık... Ama aynı zamanda yanan başka bir şey vardı: İnat.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.