İçeriğe geç

Kırmızı Oda 17

Bölüm 5 · 1 dk okuma

Kırmızı Oda 17

Bölüm 5

Ev Uyanıyor

Kapı kapandıktan sonra sesler bir anda kesildi.

Ama bu sessizlik huzur getirmedi… tam tersi, sanki ev nefesini tutmuş gibiydi.

Eylül olduğu yerde donup kaldı.

Günlük hâlâ ellerindeydi.

Sayfaya tekrar baktı.

İsmi hâlâ oradaydı: EYLÜL

Ama bu kez bir şey değişmişti.

İsmin altındaki tarih güncelleniyordu.

Kendi kendine…

Canlıymış gibi.

Tam o anda tavan arası ışığı titredi.

Ampul patlamadı.

Sanki biri uzaktan nefes verip söndürüyormuş gibi kararıp açılıyordu.

Tak… tak… tak…

Ayak sesleri yeniden başladı.

Ama bu kez farklıydı.

Sesler koridordan değil…

Eylül’ün bulunduğu odanın içinden geliyordu.

“Buradasın…” diye bir fısıltı duvarın içinden geldi.

Eylül geri çekildi.

Duvara dokunduğu anda elinin altındaki yüzey yumuşadı.

Ahşap değil…

Deriydi.

Duvarın tamamı hafifçe kıpırdadı.

Ve bir anlığına sanki evin kendisi göz kırptı.

Eylül çığlık atmadan geri çekildi.

O anda yerdeki kırmızı anahtar kendi kendine titremeye başladı.

Yavaşça havalandı.

Ve odanın ortasında durdu.

Sanki biri onu çağırıyordu.

Eylül istemeden elini uzattı.

Ama tam dokunacağı sırada arkasından büyükannesinin sesi geldi.

“Dokunursan… artık geri dönemezsin.”

Eylül irkilerek döndü.

Büyükannesi oradaydı.

Ama… tam olarak değil.

Yüzü tanıdıktı ama gözleri bomboştu.

Sanki birisi onun şeklini giymişti.

“Sen beni öldürmedin,” dedi sahte büyükanne.

“Sen sadece kapıyı açmayı unuttun.”

O anda ev sallandı.

Duvarlardaki tüm kırmızı kapılar aynı anda açıldı.

Ve içlerinden tek bir ses yükseldi:

“17. oda uyanıyor.”

Eylül geri dönmeye çalıştı ama zemin çatladı.

Altından siyah bir boşluk açıldı.

Ve aşağıdan bir el uzandı…

Soğuk…

Islak…

İnsan gibi değil.

Eylül son anda geri sıçradı.

Ama artık çok geçti.

Ev onu seçmişti.

Ve kırmızı anahtar havada dönerken tek bir yöne işaret ediyordu:

En karanlık kapıya.

17 numaralı odaya…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.