Eylül, korkmasına rağmen anahtarı kapıya uzattı.
Kilit kendiliğinden döndü.
Kapıyı açtığında karşısında küçük bir oda vardı.
Duvarlar kararmıştı ve ortada eski bir tahta sandalye duruyordu.
Sandalyenin üzerinde bir defter vardı.
Defterin ilk sayfasında şu yazıyordu:
"Buraya giren herkes kayboldu."
Sayfaları çevirdikçe eski fotoğraflar gördü.
Bir anda nefesi kesildi.
Son fotoğraf bugüne aitti.
Fotoğrafta kendisi, bu odada sandalyede oturuyordu.
Tam defteri bırakacakken odanın kapısı sert bir şekilde kapandı.
Karanlığın içinden ince bir çocuk sesi duyuldu:
"Artık senin sıran..."
Eylül çığlık atarak kapıya koştu.
Kapıyı açmayı başardığında koridora çıktı ama ev değişmişti.
Duvarlarda onlarca kırmızı kapı vardı.
Ve her birinin üzerinde aynı sayı yazıyordu.
17.