İçeriğe geç

Kırmızı hat

Bölüm 7 · 5 dk okuma

Kırmızı hat

Bölüm 7

7.Bölüm

Benim yüzümden

Sıla'ya baktım, ama o bana bakamadı...ağlayarak dokundum cansız bedenine, o yapamadı, yapamaz...

"K-kim yaptı bunu..kim" diye ağlarken titreyen elimle napzını kontrol ettim, atmıyordu, dahası bedeni zaten soğumuştu...üşümüştü, acı çekmişti, ağlayarak hemen telefonumu çıkardım, ama açılmadı, o gün Sıla ile polisi aradığımız zamanki gibi, ozaman yanımdaydı, o gün benim yüzümden rehin alınmıştı..benim yüzümden...benim yüzümden öldü...

Hemen Sıla'nın telefonunu bulmaya çalıştım, ama bulamadım, dairenin önune çıkıp bağardım "yardım edin!!" Tam o sırada polis siren seslerini duydum, hemen binadan çıkmak icin daha hızlı olur diye asansörün düğmesine bastığım an elektirikler gitti, ağlaya ağlaya merdivenlerden hızlıca indim polislere haber vermek için, binanın ön kapısı kilitliydi "sikicem ha!" Dedim daha çok ağlayarak, arka kapıdan çıkmak için koştum, Şükür burası açıktı derken biri ağzımı bezle kapatti, ben ağlayarak çırpınırken polis ışıkları ve siren sesleri bulanıklaştı ve bilincimi kaybettim, adamın kolarına düştüm.

...

Yavaşça gözlerim açılırken biraz bulanık görsemde güneşin tepede olduğu anlaşılıyordu, arabada arka koltukta ellerim bağlı, ağzım bir bez parçasıyla kapatılmıştı, yavaşça ayılırken etrafıma baktım, önde sadece arabayı süren adam vardı ve telefonla konuşuyordu, dediklerini zar zor anlıyordum "tamam...zaten az önce istanbula girdik...tamam oraya geleceğim" istanbuldaydım yine...bu adam kimdi? benden ne istiyordu? öldürecekmiydi? Organ mafyasımıydı? Yada...o manyakla alakası varmıydı?...Sıla...o mu yapmıştı? Derken gözlerim tekrar doldu, kendimi tuttum, adam uyandığımı anlayıp arkasına 1 saniyeliğine baktı "uyandın demek...ama daha zamanı değil" diyip hızlıca torpitodan bir şey alıp arkaya uzandı ve baldırıma iğneyi batırıp bir sıvı enjekte ederken çığlık atsamda ağzımdaki bez ile boğuk çıkıyordu, ve bilincimi yine kaybettim...

...

Tekrar uyandığımda araba durmuş adam beni ayıltmaya çalışıyordu "uyan lan artık!" Yavaşça bilincim yerine gelirken adam beni tutup arabadan çıkarttı, ayakta duramadım çünkü daha tamamen ayılmamıştım, adam kolumdan tuttu ve beni boş sokak arasına doğru çekiştirdi, direnmeye gücüm olmasada denedim ama işe yaramadı, adam bir sokağa girdiginde beni tutarak bekledi, ve ağzımdaki bağı çözdü bağrmayacağımı felan sandı herhalde, fırsatı buldugum gibi çığlık attım "imdattt!!!" Artık nekadar gücüm kaldıysa bağardım, adam eli ile ağzımı kapatı ben direnmeye çalıştım, elini ısırdığım an adam acıyla bağardı ve bana tokat attı yere devrildim, adam elini tutarak kıvrandı "amına koyim senin gibi kadının" diye hırladı, o sırada ben ne olduğunu anlamadan adamı bir silüet yere serdi bir yumrukla, gözlerim baygın adamdan onu bayıltan silüete kaydı, Erhan...bu Erhan'dı, beni görünce şaşırdı, hemen yanıma geldi, gözünde ilgi vardı "iyimisin...noldu?" Diye sorarken arkama geçip ellerimi çözüyordu, ben göz yaslarımı tuttum ve sustum, Erhan ellerimi çözdükten sonra önüme geçti ve yanağımdaki kızarıklığa nazikce dokundu, bu temasa biraz şaşırıp o na baktım, yanağıma bakıyordu "bana her şeyi anlat..."

İlk önce Erhan polisi aradı, polisler gelene kadar Kısaca her şeyi anlattım, Sıla konusuna geldigimde göz yaşlarımı tuttamadım, Erhan elini bir şey yapmak istercesine ama kendini tutarcasına yumruğunu sıktı, göz yaşlarımı silmeye çalıştım "yanımda kimse kalmadı...evim yok işim yok-"

"Ben varım...sana yardım ederim"

Birden böyle bir şey söyleyince şaşırdım "a-ama sen..benimle bir bağın bile yok, neden böyle bir iyilik yapasınki?"

"Önemli olan bağa değil benim ne hissettiğim"

Polislerin siren sesi ile konuşmamız bölündü.

O adamı ve bizi karakola aldılar sorgu için, Sıla'yı nasıl bulduğumuda anlattım, polisler Sıla'nın cesedini zaten bulmuşlar dedi bana ama katili bulamamışlar şuan şüpeli beni kaçıran adammış. sorgudan çıkınca Erhan beni kapının önünde bekliyordu "hadi gidelim"

"Nereye?"

"Evime"

"Ne? Hayır seni rahatsız etmek istemem"

"Herhalde sokakta yaşamayı düşünmüyorsun"

"Ama..."

"Bak bana rahatsızlık vermezsin sorun degil, zaten tek yaşıyorum sende başka birisinden rahatsız olmazsın, benden rahatsız oluyorsan orasını bilmem, ayrıca için rahatlasın diye şöyle bir anlaşma öneriyorum, bir iş bulana kadar benimle kal eline biraz para geçince ev tutarsın...tamamı?"

Kararsızlılıkla baktım gözlerine, o nun gözleri ise hayır diye bir cümleyi kabul etmiyecek Şekilde bakıyordu, iç çektim ve onaylayarak başımı salladım, cevabımdan memnun bir şekilde gülümsedi.

Arabasıyla evine doğru giderken yolculuk sesizdi. Bir binanın önüne park etiğinde arabadan indik, binaya girip asansöra bindik, sesizlik rahatsiz ediciydi ki Erhan sesizligi bozdu "yaşadığın olaylar...hayali bile korkunç...ve sen çok güçlü bir kadınsın bunu bil" hafifçe gülümsedim "teşekkür ederim hemde beni evinize aldığınız için"

"..sokakta kalmanı istemem...hem eskide olsa aynı şirkette çalıştık...ve beni bir arkadaşın olarak görebilirsin"

"Tekrar teşekkür ederim"

"Rica ederim"

Asansör 14. Kata ulaşınca durdu ve açıldı, asansörden inip onu takip ettim, dairesinin önünde durup anahtarını çıkarttı ve kapıyı açtı ilk benim girmem için yol verdi, gülümsedim ve girdim, arkamdan Erhan girdi ve kapıyı üstüne kapattı "evime hoş geldin...ah bu arada" o na baktığımda bana bir anahtar attı yakaladım "yedek anahtarım vardı, artık senin" anahtara baktım sonra tekrar Erhan'a "neden bana yardım ediyorsun anlam veremiyorum ama sağol" Erhan bir an durdu yaklaştı ve önüme gelen saç tellerimi kulağımın arkasına attı "bilmem" diye fısıldadı, çok yakındı, aniden bu yakınlık ve bu temas kalbimi biraz hızlandırdı, ama bir yanım rahatsız oldu, Erhan uzaklaştı "açmısın?"

"Biraz"

"Tamamdır...makarna?"

"Olur...tekrar sağol"

Beraber soslu makarna yedikten sonra erhan bize kahve yaptı, kahveyi içerken balıkonda oturuyorduk, ben şehri izlerken Erhan'ın bana baktığını hissettim o na döndüm, gerçektende bana bakıyordu, gülümsedi ve manzaraya döndü, bende aynı şekilde öyle yaptım..

"Ee Hande biraz kendinden bahset çocukluğundan felan..ailenden"

"..ailem yok..beni yetimhaneye bırakmış birisi, hayatım yetimhanede geçti"

"Ciddenmi...aileni hiç araştırmayı düşünmedinmi?"

"Geçmişim umrumda değil..."

"...korkuyormusun"

"..bilmiyorum...sanırım...değişiklikleri sevmiyorum"

"Hayatın bence yeterince değişti ama"

"..hah o da doğru"

"...yetimhanede napardın?"

"Aslında diğer çocuklar gibi değildim, sakindim, oyun oynamayı sevmezdim...aslında kendi kendime oynadığım bir oyun vardı...dedektifçilik..bir tane defterim vardı o na her bir ayrıntıyı yazardım...her bir ayrıntı önemli gibi gelirdi...çok meraklıydım ve hâlâ öyleyim"

"Hmm..çok merak iyi değildir derler.."

"Belki haklısın..Merakım yüzünden belki buralara kadar geldim...bana o konum geldiğinde merak edip gitmemeliydim..yapmamalıydım...benim yüzümden Sıla..."

Devam ettiremedim göz yaşlarım akmaya başlarken ellerimle yüzümü kapattım, o sırada Erhan bana yaklaştı ve kolunu omuzuma dolayıp yandan sarıldı ve saçımın bir tutamıyla oynarken fısıldadı, "geçecek...hepsi geçecek" dayanacak bir yer arıyordum, onun koları olmuştu bu yer, kendimi tutamayıp kafamı göğsüne gömdüm ve o na sokulup ağlamaya başladım, hiç bir şeyim olmayan, daha 2 gün tanıdığım adamda bulmuştum dermanı..

Bölüm sonu

1 yorum

  • Amk ilk Erhandan şüpeleniyordum şimdi kızı koluyor felan