İçeriğe geç

Kırmızı hat

Bölüm 6 · 5 dk okuma

Kırmızı hat

Bölüm 6

6.Bölüm

Kan

Polisler binaya sesizce girerken beni dışarda tutuyordu 1 polis. anlamadiğim şey şuydu, adam her adımımı bilip bütün kanıtlarını siliyordu, yakalanmıyordu, ama neden şimdi, neden şimdi kanıt bırakmıştı...

(Boranın gözünden)

Daireye yaklaşırken kapının açık olduğunu fark ettim, silahım elimde dururken yavaşça kapıyı açtım, etraf karanlıktı, köşeden bir adam bana doğru fırladığında hızla geri adım attım, adamı gözlemledim elinde hic bir silah yoktu, hemen onu etkisiz hâle getirdim "alın şunu" dedim ve adamı ekip arkadaşlarıma verip odalara baktım ve hande nin arkadaşını bağlı bir şekilde yerde buldum, eğilip ellerini ve ayaklarını çözdüm ve gözünü açtım, biraz titriyordu, belliki korkmuştu "sakin olun, her şey yolunda, arkadaşınız hande sizi aşağıda bekliyor...hade gidelim tamamı?" Dedim nezik olmaya çalışarak.

(Handenin gözünden)

Bir kaç dakika sonra polislerin elinde bir adamla dışarı çıktıklarını gördüm, bu omuydu? Benimle uğraşan bu adamıydı? Bukadar kolaymı yakalanmıştı?...adamı polis arabasına götürürlerken bana bir bakış attı ve sırıttı, rahatsız olarak duruşumu değiştirdim,manyak adam, ardından Sıla ve Sıla'nın yanında Bora çıktı, hemen Sıla'ya koşup sarıldım o da bana sarıldı "çok endişelendim..üzgünüm seni yanlız bırakmamalıydım, üzgünüm"

"Sorun yok, iyim ben"

Biraz geri çekilip o na baktım "bir piskopatın eline düştün, nasıl iyi olabilirsin, hemde benim yüzümden"

"Senin suçun yok kankim, bütün suç o na ait sanki sen dedin gel kaçır sıla yı...yoksa dedinmi?" Dedi sahte bir şüpecilikle, beraber güldük "hâlâ şaka yapıyorsun, salak" o sırada Bora araya girdi "böldüğüm için kusura bakmayın ama ifade vermeniz gerek, oyüzden karakola gidiyoruz hadi" dedi doğası olan çatık kaşlarıyla.

Olaydan bir kaç gün geçti, o gün sorguya alındık tek tek sorgulandık, adamın ismi Sinan'mış ve her şeyi itiraf etti, beni aradığını ve benimle uğraştığını, neden? Çünkü canı sıkılmış, Asaf yılmazı da o öldürmüş, birileri ile uğraşmayı istemiş ve beni hedef almış, neden ben? Nedeni yokmuş, yoldan gecen rasgele birini kestirmiş ve o kişide ben olmuşum, beni takip etmiş ve bilgilerimi elde etmiş, ilgimi çekmek içinde bir adam öldürmüş manyak, kısacası böyle olaylar...peki asıl sorun ne biliyormusunuz? Merakımı giderdim, her bir ayrıntıyıda öğrendim, ama içerde, derinlerde bir yerde merakım devam ediyor...

Sıla'ya havalimanına kadar eşlik ettim, bu gün evine geri dönüyordu, o nu hava limanına bırakıp eve geri döndüm, kendimi koltuğa attım ve derin bir nefes aldım, düşünmeye başladım, nasıl bukadar kolay bitti diye...bittiği için rahatlamalıydım ama yapamıyordum.

Sabah uyandım, koltukta uyuyakalmıştım ve ayrıca nerdeyse geç kalacaktım, hemen hazırlanıp hızlı adımlarla şirkete doğru yürürken yanımda bir araba durdu ve bende durdum, camı açıldığında Erhan olduğunu gördüm "hade atla" dedi, hiç düşünmeden ön koltuğa bindim "teşekkür ederim erhen bey"

"A a a ne demiştim ben"

"...Erhan" bana gülümsedi ve yola koyuldu. şirketin otoparkına park ettikten sonra arabadan indik, beraber asansöre doğru yürürken erhan a bakıp gülümsedim "teşekkür ederim tekrardan, yoksa geç kalacaktım"

"Rica ederim, lafı bile olmaz" dedi gülümsiyerek, beraber asansöre bindik, asansör yavaşça yukarı çıkarken Erhan konuştu "yaşadığın olayı duydum...iyimisin?"

"Ah..şey, ben iyiyim...düşündüğünüz için teşekkürler"

Erhan bana baktı, gözlerinde ilgi vardı "umarım öyledir Hande" asansör durup kapısı açılınca Erhan önden gitti, ben de arkasından çıkıp masama geçtim.

Tam bu saatlerde masamda otururken gelmişti o konum bana, ve şimdi bitmişti her şey, başlangıç ve bitiş...başlangıcı beni şoka sokmuştu, beynimin içinde bir sürü soru birikmişti...şimdi bitti herşey, sorularım cevap buldu, ama bukadar kolay bittiğine hâlâ inanamıyordum, benimle uğraşan, benimle hiç bir ilgisi olmayan birisi olduğunu beklemiyordum, kafamda milyonlarca seneryo oluşmuştu ama bu onlardan birisi değildi...

Bir kac dakika sonra patronun asistanı Eylül geldi yanıma "Serkan bey sizi çağrıyor Hande hanım"

"Tamam..ama neden, nolduki?"

"Bilmiyorum kendisine sorarsınız"

Masamdan kalkıp patronun odasına gittim, kapıyı yavaşça çaldım, içerden "gir" dediğini duyunca girdim "beni çağırmışsınız Serkan bey" Serkan iç çekti ve gözlerini bilgiseyarından ayırıp bana baktı "kovuldun"... kovuldum? Neden? Neden kavuldum? Kaos gibi birikti sorular aklımda, "neden kovuldum?" Dedim anlam veremeyerek "...çıkabilirsin"

Meraklı sorularım beynimin içinde dönerken masamdaki bana ait eşalarımı topluyordum, zaten çok bir şey yoktu, çantama sığdılar. Kafa karışıklığı içinde eve doğru gidiyordum, binaya yaklaşınca ev sahibimin binadan çıktığını gördüm, beni görünce sanki beni arıyormuş ve bulmuş gibi baktı "Hande" diyip karşımda durdu, "merhaba Zafer abi...bir sorunmu var?"

"Sorun var evet, ama benim sorunum değil"

"Kimin sorunu?"

"Senin sorunun"

"Benim soeunummu?"

"..evden çıkmanı istiyeceğim"

Kovulmamın üstüne bir de bu..şimdi ne bok yicem ve neden bu beni evden çıkartıyor diye merak ediyordum, "iyide neden?"

"Bir bey efendi bu eve öyle bir para verdiki aklın almaz...ne varsa evde artık...neyse oyüzden en kısa sürede çıkmanı istiyeceğim, 1 hafta süre veriyorum sana"

"Ama zafer abi...ben 1 haftada nasıl ev bulacağım.." üstelik işsizken...cidden harika zamanlama.

"Orasıda senin sorunun" diyip gitti. Eve çıktım çantamı bir köşeye attım kendimide kanepeye. neden kovuldum? Neden evden çıkartıldım? Neden bunlar başıma geliyor? Neden bir piskopatın eline düştüm?...'neden bir piskopatın eline düştüm?'...'bir piskopatın eline düştüm'...bunu düşünürken aklımda bin tane daha soru birikti...ya o yaptıysa...ama hapiste nasıl yapsın...ama ya- düşüncelerimi telefon böldü, telefonumu elime aldım arayan Sıla'ydı, açtım "alo, Sıla"

"Naber kanka nasılsın?"

Alt dudağımı ısırdım ve yalan söyledim "iyiyim..sen"

"...sen iyi değilsin"

"Ne alaka..gayet iyiyim"

"Aynen sesinde öyle diyor...anlat lan çabuk"

"...kovuldum"

"Ne!? Neden?"

"Nedenini söylemedi..direk kovdu beni"

"Vay orospu çocuğu...kanka sen evden çık gel beraber yaşayalım bursada ev arkadaşı oluruz, ben sana işte bulurum"

Gulümsedim "iyiki varsın Sıla"

"Tabiki iyiki varım"

Güldük, "bu arada burda kalsam bile evim yok artık..Zafer abi ye birisi ev için bayağa para vermiş, oyüzden benim çıkmamı istedi, bide 1 hafta verdi bana vicdansız"

"Seninde etrafında hep orospu çocukları var amına koyayım, patronununda ev sahibininde siksinler"

Güldüm, o da güldü, "ha şöyle gül be kankam"

"Sağol be Sıla.."

"Neyse, dediğimde okeymisin?"

İç çektim,"bilmiyorumki...olur herhalde"

"Bilet için paran varmı?"

"Var da..mobilyaları napacam?"

"Odandaki eşaları benim boş odaya koyarız, diğerlerini istersen satarız"

"..senin düzeninide bozuyorum ama-"

"Sus lan...lafı bile olmaz"

"Tamam, tamam"

Bir kaç gün sonra her şeyi hallettim ve uçağa bindim, uçağa binmeden Sıla ile konuşmuştuk beni orda bekliyecekti.

Uçaktan indim ve havalimanindan çıktım ama Sıla yoktu, aradım ama açmadı, herhalde uyuya kalmıştı, taksi tuttum ve evine gittim, binaya girip dairesinin kapısını çalacaktım ama kapı zaten açıkkalmıştı, derin bir nefes alıp yavaşça içeriye girdim ve o an kanım dondu, Sıla yerde kanlar içinde yatıyordu, göz yaşlarım gözlerimde birikirken şok içinde sıla nın kanlar içindeki bedenine bakıyordum...

Bölüm sonu

1 yorum

  • Lan sıla iyiydi ya ölmiyeydi keşke bu kız sokaklardamı kalacak şimdi