Ders bittiğinde hemen Olivia’ya onları dışarda beklediğimi söyleyip çantamı aldığım gibi dışarı çıktım. Telefonuma bakıp kapıda kızların gelmesini beklerken annemden bir bildirim geldi. Ne yazdığına bakmak için mesajı açtım. Annem başarılı bir doktordu. Bana akşam geç geleceğinin mesajını atıyordu. Şaşırmamıştım bu aralar sürekli eve geç geliyordu. Annem başarılı bir doktor olduğu için neredeyse her gün geç çıkıyordu. Çok az eve erken dönebiliyordu. Çocukluğumdan beri evde tek kalmaya alışkındım. Yani babam öldüğünden beri bu böyleydi.
Omzuma birinin dokunmasıyla arkamı döndüm. Dokunan Olivia’ydı. Ama sadece o vardı. Etrafa baktım ancak Luna ve Sasha yoktu. Olivia’ya döndüm ve “Luna ve Sasha nerde?” Diye sordum. Olivia "Onlar kütüphanede görevliymiş. Geç çıkıcaklarmış." Dedi. Olumlu anlamda kafa salladım ve biraz düşündüm.
"Aslında Olivia annem geç çıkıcakmış sende bize gelsen ve pizza keyfi yapsak nasıl olur sence?" Dedim. Olivia biraz düşündü ve konuşmak için ağzını araladı.
"Aslında bugün hiç bir işim yok tamam size geleyim anneme haber versem iyi olur." Dedi. olumlu anlamda kafa salladım ve okulun park yerine doğru yürümeye başladım.
Motorlarımıza bindik ve eve doğru sürmeye başladık.
Neredeyse yarım saat sonra evin önündeydik. motorları park ettikten sonra anahtarı çantamdan çıkarıp evin kapısını açtım. Olivia'nın benden önce içeri girmesi için geri çekildim.
O içeri girince bende girmeden önce bahçeye göz attım. Sonbahara girdiğimiz için neredeyse ağaçların yaprakları dökülmüştü ve hava soğumaya başlamıştı. Bahçeye bakarken soğuk bir rüzgarın daha yüzümü okşamasıyla içeri girdim. Kapıyı kilitlediğime emin olduktan sonra salona girdim. Olivia'nın nerde olduğunu anlamak için salonda göz gezdirdim. Mutfak kısmındaydı. salonumuz ve mutfağımız birleşikti.
Bu yüzden mutfakta ki kişi salondakini görebiliyor salonda ki kişi de mutfaktaki kişiyi görebiliyordu.(Biliyorum bu kısım biraz saçma oldu.)
Salon da ki L koltuğa çantamı fırlatıp uzandım. Olivia yanıma geldiğinde kapı çaldı. Biraz şaşırmıştım çünkü kimseyi beklemiyorduk ve bir şey sipariş vermemiştik. Koltuktan kalkıp kapıya doğru yürümeye başladım ve kapıya çok yaklaşmıştım ki kapı bir daha çaldı. Anlamaz gözlerle arkamı dönüp Olivia'ya baktım. O da hiç bir şey anlamamıştı.
Olivia kalp hastasıydı. Bu yüzden onun için endişeliydim.
Rahat olması için Olivia'ya bir işaret verip kapıya tekrar döndüm. Kapıya ulaştığımda ilk önce delikten baktım ancak kimse yoktu. Kapının kilitlerini açtım ve dışarı çıktım. Etrafa baktığımda kimseyi göremedim. Ancak yan evin bahçesinde çocuklar vardı. Anlaşılan torunları ona ziyarete gelmişti.
Çocuklar eğlenmek için zile basıp kaçmış olabilirdi değil mi?
Yan komşunu iki kızı vardı birisi üveydi. Adam bir gün küçük bir kızla karşılaşmış ve onu çok sevmiş kimsesiz olduğunu öğrenince de onu evlatlık edinmiş ve büyütmüş. Şimdi o kız doktor ve evli iki oğlu var. Adamın karısı öldüğü için kızları arada böyle ziyarete gelip bir kaç hafta kalırlar.
Soğuk bir rüzgarın daha esmesiyle titreyerek içeri kaçtım. Biraz daha dursaydım kesinlikle hastalanabilirdim. İçeri girdiğimde yine aynı şekilde kapıyı kilitledim. Olivia bana meraklı meraklı baktığını görünce hemen “Yan evin kızı gelmiş büyük ihtimalle çocukları eğlencesine bastı.” Dedim. Olivia rahatlamış gibi koltuğa kendini bıraktı ona gülümseyerek baktım ve koltuktan çantamı alıp yukarı çıktım. Odama girdiğimde çantama ve ceketimi çıkarıp yatağa koydum. Siyah eşofmanımı ve sewatshirt giydim. Çıkardıklarımı elime aldım ve gri eşofman ve Olivia için beyaz uzun kollu kazağı çıkartıp yatağın üstüne koydum.
Odamdan çıkıp banyoda ki kirli sepetinin içine çıkardıklarımı koyduktan sonra makyajımı çıkarttım. Banyoda işim bittiğinde odama geri döndüm ve ceketimi askıya asıp çantamın içinden telefonu alıp kenara koydum. Aşağı salona indiğimde “Senin için üst çıkarttım ve yatağa koydum.” Dedim. Olumlu anlamda kafa salladı ve yukarı çıkmak için koltuktan kalktı. O üst kata giderken bende koltuğa uzandım ve telefonu açtım. Pizza siparişi verdim. Telefonumu bıraktım ve Olivia’nın gelmesini bekledim. Olivia geldiğinde o da yanıma oturdu. Yaklaşık yirmi dakika sonra pizza geldi.
Ortada ki sehpanın üzerine pizzayı koydum. Olivia film açtı. Bende salonda ki bütün ışıkları kapattım ve geri yerime oturdum. Filmi başlatıp pizzayla beraber izlemeye başladık. Filmi yarıladığımızda pizza bitmişti. Filmi durdurup pizzanın çöplerini temizledim. Artık daha rahat izleyebilirdik. Koltuğa oturduğumda Olivia mutfağa su içmek için kalktı. Bende o gelene kadar bana gelen bildirimlere bakmaya başladım.
Nick’in mesaj attığını gördüm. Mesajı açtım ve okumaya başladım.
Nick:
Lily
Lily:
Efendim Nick.
Nick:
Sende mi orman gezisine geliyorsun?
Sorusuyla telefonla bakıştım. Biraz endişelenmiştim bir an neden bana böyle bir soru sormuştu. Acaba babam hakkında bir şey mi öğrenmişti. Nick’in mesajından çıkıp aklıma gelen ilk kişiyi aradım. Bu kişi Adrien’di. Adrien ve Nick yakın arkadaşlardı. Adrien’nin bir şey demeyeceğini biliyordum ama yine de sormak istemiştim. Adrien telefonu açar açmaz konuşamaya başladım. “Adrien sen Nick’e babam hakkında bir şey demedin değil mi?” Dedim. Adrien biraz bekledi büyük ihtimalle hızlı konuştuğum için şaşırmıştı. “Hayır tabiki de ben neden diyeyim. Beni ilgilendirmez. Neden sordun? Bir şey mi öğrenmiş?” Dedi. “Hayır bir şey öğrendiğinden pek emin değilim her neyse sana yarın anlatırım görüşürüz.” Dedim. Olivia anlamaz gözlerle bana bakıyordu. Ona bana bir dakika ver işareti yapıp. Nick’in mesajına girdim.
Lily:
Elbette. Bilirsin Luna ve Olivia böyle şeyleri çok sever.
Nick:
Bilmeyen yoktur sanırım neredeyse her geziye katılıyorsunuz. Tamamdır bende geziye geliyorum eminim çok eğleneceğizdir. Benim işlerim var görüşürüz.
Lily:
Görüşürüz:)
Olivia’ya telefonumu verdim ve mesajlarımı okumasını bekledim. Okuyunca telefonu uzattı ve filmi başlattı. Film bittiğinde Olivia’ya baktım. Uyuya kalmıştı. Oflayarak kalktım ve üst kata çıktım. Odamdan battaniyeyi aldım ve Olivia’nın yanına geri döndüm. Üstüne battaniyeyi örttüm ve telefonumu aldım. Saat ona geliyordu fakat hâlâ gelmemişti.
Annemi aradım. Açınca hemen konuştu “Biliyorum biliyorum eve fazlasıyla geciktim ama bugün çok fazla hastam var sanırım sabaha kadar gelemeyeceğim tatlım.” Dedi. Şaşırmamıştım. “Sorun değil anne Olivia benimle. Bende neden geciktiğini merak etmiştim.” Dedim. Annem “Lily, bugün hiç Tom’un evine gittin mi?” Dedi. Sesi bir anda üzgün bir ton almıştı. Bir an kendimi fazla sıcaklamış gibi hissedip mutfağın bahçe kapısından çıkıp. Bahçede ki havuzun yanında ki şezlonglardan birine oturdum. Annemin konuşmamı beklediğini fark edince konuştum “Hayır anne, kızı gelmişti bende rahatsız etmeyim diye hiç gitmedim. Neden sordun?” Dedim. Annem birkaç saniye bekledi bu bana bir saat gibi gelmişti ama nedense. “Kızım bugün Tom evinde kalp krizi geçirmiş bir şekilde bulundu ve onun iki kızıda gelmemiş. Emin misin geldiğine?” Diye sordu.
Ama nasıl olabilirdi ben emindim. “Sadece bahçede çocuklarını gördüm. Belki misafir olabilir.” Dedim. Annem hemen cevap verdi "Olabilir, kızım benim yine hastam geldi görüşürüz." Dedi. Ben daha görüşürüz diyemeden annem telefonu kapattı. Havuza bakarak düşünmeye başladım.
Acaba ne zaman kalp krizi geçirmişti ve biz nasıl siren seslerini duymamıştık?
Titremeye başladığımda içeri girdim. kapıyı kilitledim ve salona Olivia'nın yanına döndüm. Koltuğa oturduğumda uyku beni çağırmaya başlamıştı. En sonunda dayanamayıp uykunun tatlı kollarına kendimi bıraktım.