Yeterince ders çalıştıktan sonra eşyalarımı toplayıp masadan kalktım ve kütüphaneden çıktım. Kütüphaneden biraz uzaklaştıktan sonra kızların nerde olduklarını öğrenmek için aramaya karar verdim. Telefonumu almak için çantama baktım fakat telefonum çantamda yoktu. Telefonumu kütüphanede masada unuttuğumu fark edince hızlı adımlarla kütüphaneye doğru yöneldim. Tam kütüphanenin kapısındayken birimin kapıyı açmasıyla duraksadım. Kapıyı açan kişi Dylan’dı ve elinde benim telefonum vardı. Telefonu bana uzatarak “Bunu unutmuşsun.” Dedi. Elinden telefonumu alıp “Teşekkürler.” Dedim. Arkamı dönüp sakin adımlarla kütüphaneden uzaklaştım. Yeterince uzaklaştığımı fark edince durdum ve telefonumu açıp Olivia’yı aradım. “Nerdesiniz?” Dedim. Olivia “Bahçede oturuyoruz.” Dedi. Yanlarına geleceğimi söyleyerek telefonu kapattım. Ama arkamda bir kişinin durduğunu hissediyordum. Arkamı yavaşça döndüm. Arkamda duran kişi Sasha’ydı. Sasha benim ortaokuldan beri yakın arkadaşımdı. O zamanlar babam öldüğü için tuvaletlere gidip gizlice ağlıyordum ve bunu Sasha fark ettiğinde her zaman yanımda durdu ve bana destek çıktı. Bu yüzden Sasha’yla yakın arkadaşa olmuştuk. Ona gülümseyerek sarıldım. “Luna ve Olivia bahçede oturuyor. Bende onların yanına gidiyordum sende gelsene.” Dedim. O da tebessüm edip olumlu anlamda kafa salladı ve koluma girdi. Beraber bahçeye çıktık ve oturma alanlarına yönledik. Dışarda masalar ve sandalyeler vardı. Luna ve Olivia’nın nerede olduğunu bulmak için göz gezdirdim ancak onlar yoktu. Tam Sasha’ya burda olmadıklarını söyleyecekken Sasha bana parmağıyla bir yeri işaret etti. Nereyi gösterdiğini anlamak için baktığımda çimlerde oturan Luna ve Olivia’yı gösterdiğini gördüm. Şaşırmamıştım Luna doğayla iç içe olmayı severdi ve onların oturdukları yerin her yeri küçük çam ağaçlarıyla kaplıydı. Ağaçlar çember şeklinde dizilmişti ve böylece kolay kolay kimse göremiyordu. Sasha benim kolumdan çekiştirdiğin de onlara doğru yürümeye başladık. Çimlere otururken “Luna bu senin işin değil mi?” Dedim. Luna olumlu anlamda kafa sallayınca gülümsedim. Ancak kızlar hâlâ bir şeyi fark etmemişti. Kızların gözlerine baktığımda bir an şaşırıp Sasha’ya baktılar. Sasha “Bir an hiç fark etmeyeceksiniz sandım.“ Dedi. Olivia ve Luna aynı anda gülüp Sasha’nın üstüne atladılar. Onlara gülümseyerek baktım. Fazlasıyla mutluyduk. Kızlar ayrılınca sohbet etmeye başladık. Biz konuşurken Adrien yani Luna’nın abisi geldi. Luna ve Adrien kardeşti ancak aileleri ayrı olduğu için ve Luna annesinde Adrien de babasında kaldığı için ayrı evlerde kalıyorlardı. Ama onlar her zaman kardeşlik ilişkilerini bozmamıştı ve çok iyi bir abi-kardeş olmuşlardı. Adrien bizden bir yaş büyüktü. Bazen bize de abilik yapıyordu. Adrien’ni zaman zaman kız geceleri yaptığımızda o da bize katılıyordu. Bir kere ona zorla maske yapmıştık. Adrien gelip yanımıza oturdu. Bana baktığında başımla selam verdim. O da bana baş selamı verdi. Biraz gergin görünüyordu. Luna’ya baktı ve “Onlara söyledin mi?” Dedi. Anlamaz gözlerle Luna’ya baktım. Luna olumsuz anlamda kafa salladı. Luna bana baktığında gözlerinde ışıltının gittiğini gördüm. Adrien konuşmaya başlayınca bakışlarımı ona çevirdim.”Lily, sen orman gezisine katılıyor musun?” Dedi. Olumlu anlamda kafamı salladım. Adrien konuşmaya devam etti. “Hangi orman olduğunu biliyor musun?” Dedi. Olumsuz anlamda kafa salladım bunun geziyle ne alakası vardı ve bunun için neden Luna üzülüyordu. Adrien iç çekip “Hangi ormana gittiğimizi öğrensen iyi olur.” Dedi ve kalkıp gitti. O gider gitmez anlamaz gözlerle Luna’ya döndüm ve “Neler oluyor Luna?” Dedim. Luna bana bakıp “Lily babanın öldüğü ormana gidicez.” Dedi. O an benim için zaman durdu ve ben boşlukta kayboldum.
Bölüm 4
~4. Bölüm~
