İçeriğe geç

Kırmızı Göl

Bölüm 23 · 3 dk okuma

Kırmızı Göl

Bölüm 23

~23. Bölüm~

Luna’nın yüzümü yalamasıyla gözlerimi araladım. Gülümseyerek onu sevdim. Yatakta oturur şekile geldim. Telefonuma uzandım ve mesajlara girdim. Annem bana hâlâ bir mesaj yazmamıştı.

Başka yazacağım kimse olmadığı için telefonumu kapattım ve kenara koydum. Yataktan kalktıktan sonra balkonun perdelerini açtım. Balkonun kapısını açtım. Luna’da benimle birlikte balkona çıktı. Sandalyelerden birine oturduğunda kedi de diğer sandalyeye oturdu.

Onun bu davranışına tebessüm ettim. Luna’da en son oraya oturmuştu. Benimle sohbet etmişti. Elime bir damla değdiğinde ağladığımı anladım. Bakışlarımı Luna’dan çektim ve dışarıyı izlemeye başladım.

Burdan bakıldığı zaman bir kaç ev gözüküyordu. Ama sadece çatıları. Ağlamam zamanla daha çok şiddetlendi. Bu yüzden balkona birinin girdiğini fark etmedim. Omzuma birinin dokunmasıyla arkamı hemen döndüm.

Dylan olduğunu anlayınca önüme geri döndüm. Etrafı izlemeye devam ettim. Ağlamaya devam ediyordum. Dylan hemen arkamda duruyordu. Dylan önüme geldi ve bana sarıldı.

Bende ona sarıldıktan sonra benim gözyaşlarımı sildi ve ayağa kaldırdı. “Dylan bugünlük ben hiç bir şey yapmasam. Lütfen sadece ağlamak ve oturmak istiyorum.“ Dedim. Dylan “Tamam bugün sen dinlen ancak ağlama. Ağlarsan bu dinlenme güni değil kendine işkence çektirme günü olur.“ Dedi.

Onaylar bir şekilde kafamı salladım. Göz yaşlarımı sildim ve Luna’yı kucağıma aldım. Odama girdiğim de ben Luna’yı yatağa koyarken Dylan balkonun kapısını kapattı ve perdeyi çekti. Giyinmem için odamdan çıktı. Dolabımı açtım. Bugün kendimi iyi hissetmem gerekti. Luna kendini kötü hissettiği gün genellikle etek giyerdi. Bende bugün etek giyecektim. Gri etek ve beyaz dar bir tişört aldım. Ceket olarak mavi bir gömlek giydim. Hava bugün çok güzeldi. Sıcak olduğu için de biraz etek giymiştim.

Telefonumu ve Luna’yı aldıktan sonra aşağı indim. Hepsi beni böyle görmeyi sevinmiş gibiydi. Koltuğa oturdum ve derin bir sessizlik oluştu. Kızlara döndüm ve “Yemek yediniz mi?” Dedim. İkiside olumsuz anlamda kafa salladı. Sasha “Senin uyanmanı bekledik.” Dedi. Olumlu anlamda kafa salladım. “O zaman hadi yemeği hazırlayalım açlığa hiç gelemem biliyorsunuz.” Dedim. Gülerek koltuktan kalktık ama birinin beni tutmasıyla yerime geri oturdum. Adrien’e döndüm ve “Bir şey mi oldu?” Dedim. “Senden bir şey isteyecektim.” Dedi. Olumlu anlamda kafa salladım. Adrien demeye çalıştığı her neyse demekte zorluk çekiyordu.

“Adrien bir şey mi oldu? Özel bir şeyse istersen yukarı da söyle. Özel bir şey mi?” Dedim. Adrien “Aslında o kadar özel bir şey değil pek ama yukarı da söylesem iyi olur.” Dedi. Olumlu anlamda kafa salladım ve koltuktan kalktım. Adrien’e “Sen yukarı çık ben su içip geliyorum.” Dedim. Adrien beni onayladı ve merdivenlere doğru yöneldi. Mutfağa girdim ve bir bardak aldım. Olabildiğince hızlı olmaya çalışıyordu. Suyu içtiğim gibi bardağı bıraktım ve merdivenlere yöneldim. Odama doğru adım attım ve kapıyı açtım.

Adrien stresli bir şekilde yatakta oturuyordu. Yanına oturdum ve “Anlat bakalım.” Dedim. Adrien “Biliyorum bunu senden istemem biraz garip olucak ama ben kendim bunu yapacak gibi değilim.” Dedi. Onaylar şekilde kafamı salladım. “Luna’nın öldüğünü anneme ve babama sen söyler misin?” Dedi. Tuttuğumu bile fark etmediğim nefesimi verdim. “Tabi ki söylerim. Beni kalp krizine sokacaktın Adrien.” Dedi. Güldü ve “Neden ki sadece söylemekte zorlandım yani. Ne oldu katil olduğumu felan mı düşündün.” Dedi. Onaylar şekilde kafamı sallayınca bir abi olarak kafama vurdu. Sesli bir şekilde güldüm. Oda çok havasızdı.

Balkonunun kapısını açmak için perdeyi açmıştım. Balkon da gördüğüm asılı cesetle çığlığımı tutamadım. Adrien korkuyla yanıma geldi. Balkonda bir erkek cesedi asılıydı ve yanında ölü bir güvercin vardı. Balkon kan gölüne dönmüştü.

Bölüm sonu

1 yorum