Burnuma güzel bir koku geldiğinde yavaşça gözümü araladım. Sabah olmuştu. Mutfakta kimin yemek hazırladığına bakmak için kafamı çevirdim. Gördüğüm kişi beni biraz şaşırtmıştı. Dylan yemek yapıyordu. Esneyerek koltuktan kalktım ve sehpanın üzerinde ki pastaya baktım. Onu aldım ve mutfağa doğru adımladım.
Pastayı mutfak tezgahına bıraktıktan sonra Dylan’nın ne yemek yaptığına baktım. Krep yaptığını anlayınca bir şey demedim ve kendime su doldurdum. Suyu içerken “Günaydın, biraz erken değil mi senin için?” Dedi. Bardakta ki suyun son damlasına kadar içtikten sonra Dylan’a döndüm. O da bana bakıyordu. “Günaydın, bence bu zamana kadar uyuduğum bile fazla sürekli Luna’yla ilgili kabuslar gördüm. Herkes uyandı mı?” Dedim.
Dylan “Hayır sadece Adrien uyandı. Evine gidip bir şeyler alıcağını ve üstünü değiştireceğini söyledi. Sasha ve Olivia ise hâlâ uyuyorlar.” Dedi. Olumlu anlamda kafa salladım.
Bardağımı tezgaha bıraktım ve merdivene doğru yöneldim. Merdivenlerden çıktım. Yavaş adımlarla Olivia ve Sasha’nın odasına gittim. Kapıyı tıklattıktan sonra kapıyı açtım. Sasha gözlerini tavana dikmiş bir şekilde yatağında uzanıyordu. Odaya birisinin girdiğini hissedince bana doğru baktı. Tebessüm etti ve “Günaydın Lily. Bu saat senin için erken değil mi?“ Dedi. Güldüm ve yatağa doğru adım attım. Olivia hâlâ uyuyordu.
Sasha’ya baktım ve “Hadi artık kalkın. Dylan aşağı da bize yemek hazırlıyor.“ Dedim. Sasha bir anda yatakta oturur bir şekilde aldı ve “Bu Dylan kim de sen ona bu kadar güveniyorsun?“ Dedi. Dylan’nın çocukluk arkadaşım olduğundan haberleri yoktu tabi. Gerçi anlatacak fırsatım olmamıştı. Derin bir nefes aldım ve “Dylan, benim çocukluk arkadaşım. Hani şu yan komşumun kızının çocuğu. Yurt dışına taşınmışlardı. Neyse uzun konu ben sana sonra anlatırım. Olivia’yı uyandır ve aşağı gelin.“ Dedim.
Odadan çıktığım da Olivia’nın bağrışını duyduğum da gülümsemeden edemedim. Büyük ihtimalle Sasha’ya sinirlemişti.Merdivenden indiğimde kapının çaldığını duydum ve koşar adımlarla kapıya gittim.
Adrien gelmişti. Düne göre daha iyi gözüküyordu. Ama onun hemen toplanabileceğini düşünmüyordum çünkü kardeşiydi. Luna’yı her zaman desteklerdi. Adrien bana baş selamı verip içeri girdi.
O içeri girdiğinde kapıyı kapattım ve kilitledim. Dylan bana seslendiğinde koşar adımlarla yanına gittim. “Masayı hazırlamam da yardım eder misin?“ Dedi. Onu onayladım ve dolabı açtım. 5 tane tabak aldım ve masaya doğru götürdüm. Masaya hepsini tek tek dizdikten sonra bardakları almak için mutfağa geri döndüm.
Bardakları da tek tek dizdikten sonra kızları çağırmak için yukarı çıkacaktım ki kızların merdivenden indiğini gördüm. Olivia neşeli bir sesle “Günaydın.“ Diye bağırdı. Enerjisine gülümsemeden edemedim. Masaya oturdum ve Dylan’nın kreplerimizi tabağa koymasını bekledim. Dylan homurdanararak tabaklara krepleri koydu. Yerine oturup yemeğini yemeye başladı. Krebimden bir parça koparmıştım ki Adrien “Şimdi ne yapmayı planlıyorsun Lily?“ Dedi. Bilmiyorum dercesine kafamı salladım. Adrien’nin telefonu çaldığında ona baktım. Adrien telefonu açıp konuşmaya başladı. Korkuyla bana baktığında merakla onun telefonu kapatmasını bekledim.
Telefonu kapattığında ne olduğunu anlamak için merakla “Kim aradı? Ne olmuş?“ Dedim. Adrien “Polis aradı.Dün 8 evde daha 4 ceset bulunmuş...“