Büyük bir galibiyetle masadan ayrıldım. Herkesin gözünü üstümde hissediyordum ama bakışların arasında sanki alev alev yanan bir çift göz hissetmiştim. O gözlere bakabilmek için kafamı çevirecektim ki babamın sesini işittim. "Tebrikler Lily Waity" "Teşekkürler Bay Louis"diyebilmiştim. Babam görevli kadına işaret etti ve kadın ise benim onu takip etmemi istedi. Gerekli ödülü aldıktan sonra tam tuvalete yönelmiştim ki.
Beklenmedik bir el beni durdurdu. "Hep o kazanırdı."dedi bir kadın elbisesini çekiştirirken ve "Kazanman sadece bir tesadüf cadı kılıklı" yanımdan gitmeye yeltendi. Tam o sırada o adam geldi ve ona bir şeyler söyledi. "Sen geç ben geliyorum Emily." dedi adam. "Peki Matt" kadın ikiletmeden oradan uzaklaştı. "Ben Matt, Matt Marshall tebriker sana da" "Teşekkürler ve iyi geceler beyefendi" kulağıma eğildi ve boğuk ses tonuyla "İyi geceler küçük hanım" dedi. O anda dona kaldım.
Hızlıca oradan çıkıp evime gittim. Tek düşünebildiğim o sözlerdi. Aramızdaki yaş farkı barizdi ama etkilenmişti. Etkilenmek mi Lily? Yorucu düşüncelerden sıyrılıp kendimi yatağa attım ve kedim hemen yanıma geldi. Tek istediğiğm uyumaktı ve öyle yaptım. Gözlerimi sıkıca kapadım ve uyudum. Kedim ise yanıma kıvrılıp uyumuştu.
1 Hafta Sonra
Artık neredeyse her gece kumarhane'ye gidiyordum. Bağımlılık olmuştu ve belki de yine onu görürdüm umudu vardı. Ama o günden sonra görmemiştim,gelmemişti. Ancak bu gece umut vardı çünkü uzun süre önce verilmiş bir söz üzerine büyük oyun oynanacaktı. Bu oyunun başrolüde oydu.
Bu gece, geceyi yansıtacak saten kısa kırmızı bir elbise giyecektim. Saat akşam sekize geliyordu. Bu yüzden hızlıca hazırlandım. Kırmızı elbise, siyah topuklu ayakkabılar, salık bir saç ve çok sade bir makyaj ile çıktım evimden. Kısa sürede mekana varmıştım. Herkesin gözü üstümdeydi. Sadece köşede bulunan koltuklardan birine oturdum ve bekledim. Saat dokuza geliyorken herkes ortadaki masaya gözlerini dikti. Ve işte o gelmişti. Simsiyah bir takım ve gömlek ile girdi mekana. Saçları dağınıktı ama ona hoş bir hava katıyordu. Rakibi ile oturdular karşılıklı ve oyun başladı. Ben sadece onu izliyordum. Oynayışını ve kağıtlara olan bakışını...
Oyun sonunda bitmişti. Kazanan elbette oydu. Herkes alkışladı ve anlaşmadaki tüm şeyleri tek tek elde etti. Bu sefer dışarı çıkarken onu takip eden ben oldum. Hem nefes almam hem de onu görmem gerekiyordu. Purosunu çıkardı ve o sırada birkaç kadın geldi. Onlara gülen ciddi bir suratla cevap verdi ve kadınlar onaylayıp gittiler. Dikkatini çekebilmek için onun tarafında kalan tuvalete doğru yürürdüm. Tuvalette elimi, üzümü yıkadım ve rimelimi tazeleyip çıktım. Hala ordaydı. Yürüdüm yine o yolu bu sefer yakınından. Ama farketmedi bile. Aslında ben öyle sanıyordum.
Daha fazla burada olmamın anlamı yoktu tam gideceğim sırada Emily denen kadın geldi. Gözlerimin önünde fazla yakınlaşmışlardı. Tahammül edemeyip arabama doğru hızlıca yürüdüm. Önüne geldim ve açıp bineceğim sırada "Beni mi görmek istiyordun?" "Anlamadım." Beni arabaya doğru sıkıştırdı ve "Çok iyi anladın Lily" Sadece bakakaldım. Tam ağzımı arayalayacağım zaman beni sustururcasına boynuma yaklaştı ve o anda aldım o kokuyu. O gece ki koku...
"Seni bekettim Lily, başka bir zaman hiç bekletmeden yanına gelicem. Çok yakında." Boynumu öper gibi nefesini değdirerek çekildi. Yukarı kıvrılan eteğimi aşağıya çekip gitti. Gidişini izledim ve arabama bindim.
Derin bir nefes aldım ve arabamı çalıştıdım. Camımı açıp havanıın esintisiyle yavaşça evime geldim. O an çok kısa bir andı ama bir haftadır beklediğim bir andı. Bu bir haftada ne mi buldum uzun süre göremediğim adamda? Belki de bulduğum şey kokusuydu. Ya da sözleriydi.
Üstümü değişip bahçeme çıktım ve salıncağıma oturdum. İçimde garip bir his ile rahatlama vardı. Anlam veremezken koltuğuma daha da yayıldım. O sırada ardı ardına telefonuma gelen bildirimlerle telefonu elime aldım ve mesaj gelmişti. Hiç beklemediğim birinden...
Hikayemin devamı geldi okuyup yorum yapın lütfen! 🫀 #yazaşkı
