Yiğit, mesajı aldıktan sonra bir an olsun tereddüt etmedi. O kadar hızlı hareket etti ki, telefonunu hemen yanına alıp Alisa'nın evine doğru yöneldi. Ancak, aklında bir şey vardı: Bunu nasıl yapıyor?Telefonun ekranına baktı, Alisa'nın mesajını okudu ve hızlıca cevap verdi:> “Görüyorum zaten. Saklan bir yere, geliyorum. Bekle.”Yiğit’in cevabı kısa, net ve kararlıydı. Ama bu kadar basit değildi. İçindeki korku ve endişe, bir süre önce hissettiği o içsel savaşı tekrar hatırlatmıştı. Alisa'yı izlemek, ona yardım etmek… Kendi yaptığı şeyin ne kadar doğru olduğunu sorgulamadan hareket etmek zorundaydı.---Alisa, Yiğit’in mesajını okuduğunda, kalbi tekrar hızla çarpmaya başladı. Kendisini bir an olsun güvende hissetti, ama sonra bir şey fark etti. Gözleri bir anda genişledi. Bir an önce telefonu yeniden açtı, parmakları hızlıca ekranı kaydırarak mesajı yeniden okudu.Yiğit’in mesajına şüpheyle bakarken, birden gözlerinin önüne bir şey geldi:Kamera…Onun evine kamera yerleştirmişti.Hızla kalktı, telefonunu elinde sıkıca tutarak, tüm odanın etrafına bakınmaya başladı. Şüpheler, korkularla birleşmişti. Yavaşça tuhaf bir korkuyla dudaklarından şu sözler döküldü:> “Kamera mı koydun evime?”Alisa, o an derin bir nefes aldı ve hızla evin içinde kendini saklayabileceği bir yer aramaya başladı. Korku, vücudunu sarhoş etmişti. Camdan gelen her ses, her gıcırdama onu daha da tedirgin ediyordu. Evin içinde en güvenli yer olarak bir odanın köşesine kıvrıldı. O an, Yiğit’e her şeyin sorumluğunu bırakmak zorunda kalmıştı.---Yiğit, yol alırken Alisa’nın şüpheci mesajını aldı. Bir süre ne yapması gerektiğini düşündü. Ama o an, içinde olduğu karanlık korkuyu unutarak, sadece Alisa'nın güvende olmasını düşünüyordu.Yiğit, Alisa’nın şüpheli mesajına kısa bir süre sonra cevap verdi. Hızla yazdı:> "Çok soru sorma, Alisa. Saklan ve güvenli bir yerde kal. Geliyorum, bekle."Alisa, Yiğit'in cevabını okurken, kalbi hızla çarpmaya başladı. Her geçen saniye daha da korkuyordu. Yiğit’in söylediklerinin doğru olup olmadığını hala bilemiyordu, ancak bir şey vardı: Bir şekilde bu adamın onu gerçekten kurtaracağına inanıyordu.Alisa, telefonu titrek elleriyle tuttu ve derin bir nefes aldı. Midesindeki bulanıklık daha da arttı. Korkuyla birlikte, vücudu sanki bir anda ağırlaşmıştı. Kalbi göğsünde hızlıca atarken, derin bir huzursuzluk hissi vücudunu sarhoş etti. Her şey gözlerinin önünde dönmeye başlamıştı. Kendini tutmaya çalıştı, ama bir süre sonra bu kadar stresin altında durmak çok zordu.Bir an için başı döndü ve dizlerinin üstüne çökerek, kendisini bir köşeye attı. Gözleri dolmuştu, ama ağlamamak için kendini zor tutuyordu. O anda Yiğit’in gelmesini daha fazla istiyordu. Tekrar onu görmek, belki de ona güvenmek...Ancak o an, evin kapısı aniden çaldı. Birkaç kişi içeride yankılandı. Alisa'nın kalbi bir anda duracak gibi oldu.Birisi içeri girmeye çalışıyordu.---Yiğit, hızla Alisa'nın evine vardı. İçeri girerken, gözleri her yere kayıyordu. O kadar hızlı hareket etti ki, odada saklanan hırsızı fark etmeden içeri girdi. Hızla seslerin geldiği yere yöneldi ve birinin silueti hızla hareket ederken, Yiğit adımını hızlandırdı. Hırsız, Yiğit’i fark edemedi ve içeri girdiği odada hırsızlık yapmaya devam etti.Yiğit, bir adım atarak hırsızın üzerine saldırdı. Güçlü bir yumrukla hırsızın suratını dövdü, onu yere serdi. Hırsız yerden kalkmaya çalıştı, ama Yiğit onu tekmeleyerek hızla evin dışına çıkardı. Hırsız, ne olduğunu anlamadan kapıdan dışarı fırlatıldı.Yiğit, hemen eve geri dönüp Alisa'ya seslendi:> "Alisa, çık saklandığın yerden. Korkma, her şey yolunda."Alisa, Yiğit’in sesini duyduğunda kalbi tekrar çarpmaya başladı. Ama bu sefer, korku yerine rahatlama duygusu vardı. Hırsızın evden çıkması, Yiğit’in ona ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.Alisa, saklandığı yerden yavaşça çıktı. Yiğit’in yanında güvenli bir yer bulduğunda, içindeki tüm korku ve endişe bir nebze olsun azalmıştı. O an, belki de bu zor zamanların onu ve Yiğit’i birbirine yaklaştırdığını fark etti.
Bölüm 8
8. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.