Gece – Alisa’nın Rüyası Alisa derin bir uykudaydı… Uykusu huzurluydu ama kalbinde belli belirsiz bir heyecan vardı. Birden kendini tanımadığı bir bahçede buldu. Güneş ışığı hafifçe yapraklardan süzülüyordu. Ilık bir esinti saçlarını okşuyordu. Çevresi çiçeklerle doluydu. Ama en dikkat çeken şey, biraz ileride oynayan iki küçük kız çocuğuydu. İkisi de kumral saçlı, bembeyaz tenliydi. Biri, zümrüt yeşili gözlere sahipti; gözleri parlıyor, gülümsediğinde içi ısınıyordu insanın. Diğeri ise ela gözlüydü; bakışları daha durgundu ama bir o kadar da derindi. İki çocuk çiçeklerin arasında dönüp duruyordu. Kahkahaları kuş sesleriyle yarışıyordu. Bir anda ikisi de durdu ve Alisa’ya döndüler. Alisa, istemsizce bir adım attı onlara doğru. Yeşil gözlü olan, sevinçle bağırdı: > “Anne!” Ela gözlü olan da elini uzattı: > “Bizi buldun!” Alisa’nın gözleri doldu. Sanki kalbi yerinden çıkacaktı. Onlara doğru koştu, ikisini de kucağına aldı. Sarılırken kokularını hissetti: lavanta ve sabun gibi… > “Siz… siz kimsiniz?” diye fısıldadı. Kızlar aynı anda cevap verdi: > “Senin çocukların…” Alisa’nın gözünden yaşlar süzüldü. Göz göze geldiklerinde bir şey fark etti: Yeşil gözlü olanın gülüşü tıpkı Yiğit’in gülüşüne benziyordu… Ela gözlü olanın duruşu ise kendisine… Tam o anda rüya silikleşmeye başladı. Çiçekler buğulandı, rüzgârın sesi uzaklaştı… Kızlar son kez gülümsedi: > “Bizi unutma…” Ve sonra… Sabah – Gerçeklik Alisa gözlerini açtı. Yatağın içinde bir süre hiç kıpırdamadı. Kalbi hâlâ hızlı atıyordu. Yanında, hâlâ uykuda olan Yiğit’e baktı. Elini yavaşça karnına koydu. Gözleri doluydu ama bu kez korkudan değil… Umuttandı. > “İki tane… hem de kız…” diye fısıldadı kendi kendine. “Acaba gerçekten olur mu?” Tam o sırada Yiğit gözlerini araladı. > “Ne olur mu güzelim?” Alisa ona döndü, dudaklarında hafif bir tebessüm vardı. > “Hiç… güzel bir rüya gördüm.” Yiğit gülümsedi. > “O zaman gerçek olur. Hadi anlat bana.”
Bölüm 46
54. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.