İçeriğe geç

Kırılma noktası

Bölüm 35 · 2 dk okuma

Kırılma noktası

Bölüm 35

35. Bölüm

Alisa başını Yiğit’in göğsüne yasladı. Kalbinin ritmini duyuyordu; o güçlü ama sakin atış, ona bu evin, bu adamın ve bu anın ne kadar gerçek olduğunu hatırlatıyordu. Parmak uçları Yiğit’in kolunda küçük küçük gezindi. O sırada dışarıdan bir rüzgâr sesi geldi, pencere hafifçe tıkırdadı, ama içerideki huzuru bozamazdı. Yiğit, Alisa’nın saçlarını kokladı. Islak ama tanıdık, huzur veren bir koku. Parmaklarıyla onun saçlarını nazikçe geriye itti, alnına bir öpücük kondurdu. > “Sana böyle sarılmak... hayatta kaldığımızı, hâlâ burada olduğumuzu hissettiriyor,” dedi alçak sesle. Alisa, kollarını biraz daha sıktı. > “Beni ilk bulduğunda da böyle sarmıştın... hatırlıyor musun?” Yiğit başını salladı. “Yangın... duman... her yer karmakarışıktı ama sen gözlerini açtığında ilk söylediğin şey, ‘Beni bırakma,’ olmuştu.” Alisa başını kaldırdı, gözleri dolmuştu ama gülümsüyordu. > “Çünkü ilk defa biri beni gerçekten tutacak gibi hissettirmişti. Herkes gitmişti ama sen... sen hep vardın.” Yiğit ona daha da yaklaştı, parmaklarını Alisa’nın yanağında gezdirdi. Havlular yavaşça gevşedi, ama acele eden kimse yoktu. Zaman durmuş gibiydi. > “Artık hiçbir şey seni benden alamaz. Çünkü ben, seni bırakmamayı çoktan seçtim.” Alisa, bu sözleri duyunca önce bir an sessiz kaldı. Sonra gülerek sordu: > “Seni gıdıklarsam yine bu kadar romantik kalabilir misin?” Yiğit kaşlarını kaldırdı, anlamazlıktan geldi. > “Gıdıklamak mı? O cesareti nereden buldun bakalım?” Alisa birden ellerini Yiğit’in yanlarına götürüp gıdıklamaya başladı. Yiğit anında kıpırdamaya, kahkaha atmaya başladı. Ama çok geçmeden kontrolü ele geçirdi ve Alisa’yı altına alarak misilleme yaptı. Alisa kahkahalarla kıvranıyor, kaçmaya çalışıyordu ama nafile. > “Tamam, tamam, affettim! Teslim oluyorum!” diye bağırdı, gözlerinden yaş gelene kadar gülmüştü. Ama bu kahkahaların ortasında, birden sessizlik çöktü. Göz göze geldiler. Her şeyin ötesinde bir bağ vardı aralarında; ne yaşanmışlıklar, ne korkular, ne geçmiş... O an sadece onlar vardı. Yiğit yavaşça eğildi, alnını Alisa’nın alnına dayadı. > “Bir ömür gülüşünü duymak istiyorum,” dedi fısıltıyla. Alisa’nın gözleri doldu. Yavaşça başını salladı. > “Bir ömür seninle gülmek istiyorum... ve belki ağlamak da. Ama hep seninle.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.