İçeriğe geç

Kırılma noktası

Bölüm 34 · 1 dk okuma

Kırılma noktası

Bölüm 34

34. Bölüm

Alisa, Yiğit’in "Ben ısıtayım o zaman" sözüyle bir an kalakaldı. Hem utanmıştı hem de içten içe gülümsüyordu. Suyun içinde hâlâ birbirlerine sarılmışlardı, ama artık sıcaklık gitmiş, yerini titrek bir üşümeye bırakmıştı. Sonunda ikisi de aynı anda harekete geçtiler.Yiğit önce kendisini doğrulttu, sonra nazikçe Alisa’yı sudan çıkardı. Alisa’yı hızlıca büyük, yumuşak bir havluya sardı, sonra da kendisi çıktı. İkisi de ıslak, saçları damla damla su bırakırken hafifçe titriyorlardı ama bu, aralarındaki sıcaklığı hiç azaltmıyordu.Alisa havlunun içine büzülerek Yiğit’e baktı:> “Sen de titriyorsun.”Yiğit gülümsedi, bir havlu da kendine aldı ama gözleri hâlâ Alisa’nın üzerindeydi.> “Senin sıcaklığın yetiyor aslında bana ama... hadi, seni biraz daha ısıtayım.”Alisa'nın elinden tuttu, birlikte banyodan çıkıp yatak odasına geçtiler. Oda loştu, perdeler yarı kapalıydı ve dışarıdan Rize’nin gece serinliği esiyordu. Ama içeride bir sıcaklık hâkimdi—ikisine ait, yalnızca o ana özgü bir sıcaklık.Yiğit, Alisa’yı yatağın kenarına oturttu. Sonra yere diz çöküp, havlusunun uçlarını tutarak ona baktı.> “Üşüyorsan, seni battaniyeye sararım... ya da bana.”Alisa gülerek başını iki yana salladı:> “Sana sarılmak daha mantıklı. Battaniye beni öpmez çünkü.”Yiğit gülerek yanına çıktı ve kollarını açtı:> “O zaman gel bakalım. Bu, sadece fiziksel ısınma değil... kalpten gelen bir şey.”Alisa gözlerini kapatıp ona sarıldı. Yatakta, havluların içinde, birbirlerinin sıcaklığında sakince uzandılar.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.