İçeriğe geç

Kırılma noktası

Bölüm 26 · 1 dk okuma

Kırılma noktası

Bölüm 26

26. Bölüm

Gece olmuştu. Malikaneyi sessizlik kaplamıştı. Alisa, günün yorgunluğuyla yatağa uzandığında, yanında Yiğit’in olması başta onu biraz tedirgin etse de, zamanla göz kapaklarına hâkim olan ağırlıkla birlikte zihnindeki karışıklıklar yavaş yavaş dağılıp yerini uykuya bıraktı. Yiğit, Alisa’nın yanında yatarken gözleri açık tavana bakıyordu. Aklında hâlâ onun söylediği her cümle, yüzündeki her mimik vardı. Alisa’nın yaşadıkları, hatırlamadıkları, hissettikleri… Hepsi onun için önemliydi. Elini yavaşça Alisa’nın eline yaklaştırdı ama dokunmadı. Sadece varlığını hissettirmek yeterliydi. Saat geceyi çoktan geçmişti ki, Alisa bir anda yatağın içinde kıvrılarak inledi. Yüzünü buruşturmuş, elini karnına bastırmıştı. > “Ah... Karnım…” diye fısıldadı acı içinde. Yiğit hemen gözlerini açtı, bir saniyede doğruldu. Yanına dönüp Alisa’ya endişeyle baktı. > “Ne oldu Alisa?” dedi hemen, sesi hem panik hem de korumacıydı. “Ne oldu, neren ağrıyor?” Alisa, gözlerini açamıyordu. Dişlerini sıkmış, acıyı bastırmaya çalışıyordu. > “Karın… karnım ağrıyor Yiğit. Çok kötü…” Yiğit hemen yatağın kenarına indi, ışığı açtı. Onun alnına hafifçe dokundu, sonra yüzüne. > “Ateşin yok gibi… ama bu ağrı başka bir şey olabilir,” dedi kendi kendine. Sonra gözlerini tekrar Alisa’ya çevirdi. “Dur hemen bir şey getireceğim. Hemen.” Alisa, hafifçe başını iki yana salladı. > “Gitme… Ne olur gitme…” Yiğit bir an duraksadı, sonra tekrar yanına geldi, elini Alisa’nın eline koydu. > “Tamam, buradayım. Ama ağrın bu kadar şiddetliyse bir şey yapmalıyım. Evdeki doktoru arayayım mı? Ya da önce şu hafif ağrı kesiciden getireyim. Sabah konuşmuştuk ya…” Alisa gözlerini araladı. Konuşacak hali yoktu ama gözlerinden okunuyordu: Evet, ağrı dayanılmazdı. Yiğit hızla ayağa kalktı, bir hizmetçiyi sessizce aradı, ağrı kesiciyi getirtmek için. Kalbi, Alisa’nın bu haliyle paramparça oluyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.