Alisa sessizliğin ortasında bir anda patladı: > “Bırak! Ben İstanbul’a geri dönmek istiyorum! Rize’ye falan gelmek istemiyorum, tamam mı?! Dur arabayı, şimdi!” Öfkeyle öne uzandı, direksiyona hamle yaptı. Kontrolü ele almak, gittiği yönü kendi belirlemek istiyordu. Ama Yiğit hızlıydı. Direksiyonun hâkimiyetini bırakmadan bir eliyle Alisa’nın bileklerini kavradı. > “Yeter!” dedi sert ama sakin bir sesle. Alisa nefes nefese, elleri Yiğit’in ellerinde sıkışmış bir şekilde ona baktı. Göz göze geldiler. Yiğit’in gözlerinde bir öfke değil; endişe, inat ve yorgunluk vardı. > “Bak Alisa,” dedi gözlerini ondan ayırmadan, “Bu böyle gitmez. Sana zarar gelmesine bir daha izin vermeyeceğim. İstediğin kadar bağır, kız, ama seni geri götürmeyeceğim. O şehir senin için artık güvenli değil.” Alisa sesini zor bastırarak konuştu: > “Sen kim oluyorsun da benim hayatıma karar veriyorsun?!” Yiğit dişlerini sıktı, yutkundu, ama ellerini bırakmadı. > “Ben... seni kaybetmiş biri oluyorum. Tekrar kaybetmeyeceğim biri.” Alisa'nın gözleri bir anliğine doldu ama hemen başını çevirdi. Kendini toparlamaya çalıştı. Elleri hâlâ Yiğit’in ellerindeydi.
Bölüm 18
18. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.