İçeriğe geç

Kırılma noktası

Bölüm 14 · 1 dk okuma

Kırılma noktası

Bölüm 14

14. Bölüm

Beyaz tavan... loş ışıklar... ve bipleyen cihaz sesleri... Alisa göz kapaklarını araladı. Gözlerinin önünde dans eden ışıklar netleşmeye başladıkça başını hafifçe çevirdi. Başucunda biri oturuyordu. Tanıdık... ama uzun zaman önce kaybolmuş bir siluet gibi. Yiğit. Sargılı kolları dizlerinin üzerinde, başı önünde. Nefesini tutuyormuş gibiydi. Alisa’nın sesi neredeyse fısıltıydı: > “Sen… sen osun…” Yiğit başını kaldırdı. Göz göze geldiler. Alisa'nın sesi titriyordu ama içinde bir öfke, bir kırıklık vardı: > “Sen... o gece bendeydin. Sonra bir daha yoktun. Mesaj da atmadın. Ben... ben evden bile taşındım. Kamera var diye... delirdim sandım... Neden ben, Yiğit? Neden?” Yiğit bir süre sustu. Gözlerini kaçırmadan, ciddiyetle konuştu: > “Çok soru sorma Alisa. Şimdi seni kaçırıyorum. Sesini çıkarma. Rize’ye gidiyoruz.” Alisa kaşlarını çattı, doğrulmaya çalıştı: > “Hayır ya! Gelmiyorum! Delirdin mi sen?!” Yiğit hafifçe sırıttı. Gözleri dalgalar gibi sakindi ama içinde fırtına vardı: > “Kesin gelmezsin değil mi?” Alisa tam bir şey söyleyecekken Yiğit eğildi, kollarını nazik ama kararlı bir şekilde onun etrafına doladı ve onu kucakladı. > “O zaman başka çarem yok. Kaçırıyorum seni, Alisa.” Alisa’nın gözleri şaşkınlıkla açıldı. Kalbi yerinden çıkacak gibiydi. > “Yiğit! İndir beni, şaka yapıyorsun, değil mi?!” “Yiğiiit?!” > “Sessiz ol, yakında hem nedenini hem de bana neden güvenmen gerektiğini anlayacaksın.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.