İçeriğe geç

Kırılma noktası

Bölüm 13 · 1 dk okuma

Kırılma noktası

Bölüm 13

13. Bölüm

Yiğit, Alisa’yı sıkıca kucaklayarak alevlerin içinden çıkardı. Nefesi kesilmişti ama duramazdı. Apartman girişine ulaştığında dumanın etkisiyle sendeledi ama yere düşmeden kendini toparladı. Alisa’yı apartmanın önündeki kaldırıma yavaşça yatırdı. Elleri titriyordu. Eline baktı. Kızarmıştı, deri kabarmaya başlamıştı. > “Kahretsin…” diye hırıltıyla mırıldandı dişlerinin arasından. Ama umursamıyordu. Acı, ikinci plandaydı. Asıl korkusu, Alisa'ydı. Uzaktan siren sesleri yükseldi. Kırmızı ve mavi ışıklar yavaş yavaş sokağı aydınlatıyordu. Ambulans ve itfaiye binaya yaklaşırken, Yiğit dizlerinin üzerine çöküp Alisa’ya döndü. Ellerini Alisa’nın yüzüne götürdü, duman islerini silmeye çalıştı. > “Alisa… aç gözlerini… bana bak, lütfen!” “Bir şey olamaz sana, tamam mı?” “Duydun mu beni? Ne olur, gitme…” Alisa'nın göz kapakları hafifçe kımıldadı ama uyanmadı. Nefesi düzensizdi. Yiğit’in sesi titredi ama kararlılığını bozmadı: > “Ben geldim… artık yalnız değilsin…” İtfaiye ve sağlık görevlileri koşarak yanlarına geldiler. Bir hemşire hemen nabzını kontrol etti. > “Nabzı zayıf ama yaşıyor! Sedye!” Yiğit geri çekildi ama gözlerini ayıramadı ondan. Alisa’yı sedyeye koyduklarında onun yanında yürümeye başladı, ambulansa binmek için izin istedi. Ambulans kapısı kapanırken hâlâ fısıldıyordu: > “Dayan Alisa… çünkü daha hiçbir şey bitmedi.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.