Darian Ashford
Sabahın ışıklarıyla kalktım. Duş alarak ,kahverengi bir takım elbise giyerek odaya girdim. Eva hala sakin sakin uyuyordu. Ceketimin önünü bağlayarak yatağa karıma yaklaştım .
Ne kadar da , sakin mışıl mışıl uyuyordu. Yüzüne bakmak bile adama huzur veriyordu. Acaba Mila ona ne söylemişti? Uyandığında benden nefret edeceğine eminim.
Küçük burnuna ve dudaklarına baktım.
Eğilerek yüzüne düşen bir kaç tane saçını kulağının ardına aldım ve fısıldadım "Eğer böyle tatlı ve masum bir kız olacağını bilseydim . Dörd yıl beklemezdim. " ilk defa bana çarptığında yüzüne bile doğru dürüst bakamamıştım .
Bu.......bu ....ona bakmak çok garip hiss ettiriyordu . Bu günden itibaren evin etrafına , her tarafına korumalar aldıracaktım . Evlerini yakan, ailesini öldürenler Evanın yaşadığını biliyordu. Bu adamlar kimdi bilmiyorum ama araşdırmaları için adamlarda tutmuştum ama hala bir haber yoktu.
Aslında benim peşimdeydiler Evayı öldürmekle Ashford neslinin sonunu getirecektiler. Bu çok barizdi .En azından Evayla ortak bir kaderimiz vardı . O da , benim gibi aynı adamlar tarafından saldırıya uğramış ve ailesi ölmüştü.
İkimizde şanssızdık çünki, hayatta kalmıştık. Ben bu kadar sorumluluk ve vicdan azabıyla mücadele ederken o da korkularıyla mücadele ediyordu .
Kirpikleri kıpırdandı ve yavaş -yavaş gözlerini açtı . Lanet olsun ,yine o donuk bakışlar....
Her sabah yüzünde açan o gülümsemeyi özlüyordum . Giderken o kadar acele ediyordum ki , doğru dürüst vedalaşmamıştım bile. Yerinde kıpranarak oturur pozisyona geçti .
Güzel gözlerini sadece bir noktaya dikmişti . Acaba şu an kafasından neler geçiyordu ?
Ben onu izlerken kapı çalındı bu yüzden kalkarak kapıya doğru yürüdüm ve açtım .
"Efendim" dedi beni önünde gören Tom şaşırarak .
"Neden işe gitmediniz?"
"Eva iyileşene kadar onunla ilgileneceğim "dedim sonra devam ettim. "Bu gün on iki tane koruma işe aldım . Onlar geldiği zaman sen konuşursun ben Evanın yanından ayrılmak istemiyorum. "
"Tabi efendim .Başka bir isteğiniz varmı?"
Ah, tamamen unutmuştum . "Bertaya söyle Evanın üzerini değiştirmesi için gelsin"
"Üzgünüm efendim . Berta bir az hastalandı . Yani yaşlılık işte anlarsınız . Biz ...biz yani"utanarak başını önüne eğdi . "Yani karınız olduğu için bu sorun olmaz diye düşünmüştük ."
Hemen boğazımı temizledim . Bir anda tüm bedenimi sıcak basmıştı . "Ta-tabi.....kendim hall ederim. Sen de ,karının yanına dön" acilen eve yeni hizmetçilerde almalıydım .
"Tabi , efendim . Hoşçakalın"diyerek arkaya doğru yürüyerek uzaklaştı. Kapıyı kapadım ve odaya geri döndüm.
Yatakta oturan karıma baktım ve "Hadi, üzerini değiştirelim ufaklık" yaklaştım ve kollarımı koltuklarından geçirerek onu kucağıma aldım . Yatağın kenarına doğru dürüst oturttum.
Kalkarak dolaba yaklaştım ve açarak içinden Eva için kahverengi, beyaz bir don seçtim . Neden bilmiyorum ama benimle aynı renkte giymesini seviyordum . Donu alarak önüne doğru geldim ve dizimi yere koyarak eğildim.
Bunu nasıl yapacaktım? Eminim kendisinde olsaydı buna izin vermezdi . Belki pijamada kalsın , ama hayır tüm gün aynı kıyafetlerde kalmasını istemiyorum..
Hem Bertanın ne zaman iyleşeceği bile malum değil. Bu günü hall edip yarından kadın bir hizmetçi almalıydım .
Ben bu hakka sahibim neden utanıyordum ki? O benim karım değilmi ?
"Üzgünüm ufaklık ama buna mecburum . İyileştiğinde beni cezalandırırsın her türlüsünü kabul edeceğim"
Şu halime bak yıllardır her kes benim karşımda diz çökerken bu ufaklık şimdi bana diz çöktürmüştü. Koskoca Ashford Lordunun düştüğü şu hale bak gerçekten çok komik bir durum .....
Eteğinden tutarak pijamasını çıkardım ve donu giydirdim. Neyse ki, iç çamaşırları büyüktü ve bedenin her tarafını kaplıyordu . Göğsünün üzerinden dizinin bir az yukarısına kadar uzanıyordu. Ve böyle kapalı olması beni rahatlatmıştı .
İşim bittiğinde gözlerinde bir kıvılcım çaktı kızmıştı. Çok kızmıştı kesin , tatlı karım benim.
Onu bu kadar sahiplenmem ne kadar doğruydu bilmiyorum ama bu ......bu sanki takıntıydı . O benim takıntım dı..ve bu takıntının sonum olmasından korkuyordum.
Duygularımı oldukça iyi kontrol ediyordum ona aşık olsaydım bilirdim ......bu korkunç derecede garip bir şeydi .
"Kızdın mı ? Karıcım" dedim kinayeyle gülerek ayakkabılarını giydirirken. Sonra devamını getirdim . "Karım olduğunu unutma ufaklık . Bu benim en doğal hakkım"
Tarağı alarak ipek saçlarını taradım. Berta her zaman güzel bir saç stili yapardı ama ben bilmediğim için bu günlük açık olması iyiydi . Hem açık ona daha çok yakışıyordu.
Eğildim ve onu kucağıma alarak çalışma odama götürdüm . Çok fazla işim vardı ve gözümün önünde olmasını istiyordum . Onu koltuğa bıraktım ve mutfağa inerek ona bir tost ve süt kendime de acı kahve alarak yanına çıktım .
Tepsiyi önüne bıraktım . Yanında oturarak , yemesi için tostu ağzına yaklaştırırken "Sen kazandın küçük baş belası . Yine bana kendin için yemek yaptırdın ."dedim.
Bir kaç dakika içinde yemeğini bitirmişti ve bende işimin başına dönmüştüm. Neredeyse bir saattir çalışıyordum ve her on dakikadan bir başımı kaldırarak Evaya bakıyordum .
Ama şimdi bir haraket hiss ettiğim için başımı kaldırdım. Kıpırdandı mı? Evet evet kıpırdandı . Ayağa kalkarak küçük adımlarıyla büyük boydan camın önüne geçti ve dışarıyı izlemeye başladı bu,....inanamıyorum prensesim başarmıştı biliyordum. İyileşeceğeğini biliyordum bunu yapa bileceğini biliyordum .
Ben onu izlerken sağ elini kaldırarak cama dayadı . Ve dışarıyı izlemeye başladı . Bu harika bir gelişmeydi. Ama bir kaç dakika sonra alnını cama dayadı , gözlerinde hüzün vardı .
Hemen ayağa kalkarak arkasına geçtim . Şimdi aramızdakı mesafe çok azdı .
"Eva ,iyimisin? " Bu gelişmeyi görünce cevap vereceğini düşündüm. Ama hiç bi cevap gelmedi ve bu da beni fazlasıyla hayal kırıklığına uğratmıştı. Dışarda nereye baktığına baktım. Malikanenin duvarları büyüktü ama yinede ikinci kattan dışarısını görmek mümkündü. Ama nereye baktığını görünce içim sızladı.
Dışarıda yolda ellerinde yelpazelerini tutarak gülüb konuşan bir grup genç kadınlar.....
"Eva"dedim sakince daha fazla söz bulamadım. Nutkum tutuldu sanki......kendimi tutamadım ve kolumu beline geçirerek onu kendime doğru sıktım.
Şimdi sırtını göğsüme yaslanmıştı. Kollarımı ona sardım ve eğilerek çenemi saçlarının üzerine koydum . "İnan bana , sen daha iyisin , onlardan daha iyisin"
Ve çenemi kaldırarak başına bir öpücük konudurdum . Sonrakı saatlerde yemeğini yemiş ve ben çalışırken sakince oturmuştu.
Son belgeyi de bağlayarak ayağa kalktım. "Hadi bakalım uyku zamanı"
Yaklaşarak onu kucağıma aldım odaya götürerek üzerini değiştirdim. Ve yatağa uzattım. Yeniden banyoya geçerek kendi üzerimi değiştirdim ve odaya döndüm.O hala uzanmışken , yatağa yaklaşarak kendim için bir kitab aldım. Ve sayfalamaya başladım. Genellikle ben okurken Eva da bir kaç dakika içinde uykuya giderdi . Her zaman böyle oluyordu.
Otuz yedinci sayfayı çevirdim va başımı döndürerek yanımda uyuyan kıza baktım ya da uyumayan. Gözleri hala açık bana bakıyordu. Kitabı kapattım ve eğilerek komidinin üzerine bıraktım.
Evaya taraf döndüm ve yorganı üzerine çekerek "Neden uyumadın ufaklık?" Dedim yine ses yoktu. Elimi beline koydum ve onu kendime doğru çekerek göğsüme sıktım.
"Bir şeyden mi korkuyorsun"yine ses yok. Ama .....ama "Neden ?" Dedi bir anda.
Sevinçle "Eva " dedim "Sen-" sözümü kesti ve yumruğuyla beni iterek , ağlamaklı bir sesle
"Neden başkasını sevdiğin halde benimle evlendin?"





