
Eva Ashford
Evden dışarı çıktığım için çok mutluydum . Ama geldiğimiz evi hiç beğenmemiştim . Bay Darian ,ben , Bay Henry ve iki tane kız oturmuştuk .
Gerçekten gergin bir ortamdı. Sarı saçlı güzel kızlardı. Biri gözünü Bay Dariana dikip , bazen bana kızgın ve çirkin bakışlar atarken diğer kız daha sıcakkanlı bakıyordu. Hatta bana gülümsüyordu bile.
Bende ona gülümsüyordum . İsmi Annaydı. Kardeşinin ismiyse Emberdi .
Ellerimi önümde birleştirmiş ve sakince Bay Darianın yanında oturmuştum . Bu iş bittikten sonra parka gidecektim bu yüzden sabırsızlanıyordum . İşin gerçekği yangından sonra hiç dışarı çıkamamıştım . Ve dış dünyayı yeniden görmek beni gerçekten heyecanlandırıyordu.
Bay Darian söze başladı " Babamın mektubunu almaya geldim ." Dedi boğazını temizleyerek .
Bay Henrynin yüzünde büyük bir gülümseme oluştu . "Sonunda , cesaretini topladın haaa demek" dedi bastonunu alıp ayağa kalkarak .
"Bekle getiriyorum "
Bay Henry uzaklaşırken Ember kaşlarını kaldırarak Bay Dariana baktı . Ve eliyle beni gösterdi .
"Tanıştırmayı düşünmüyormusun? Darian"
Anladığım kadarıyla Bay Darian ile uzun zamandır tanışıyorlardı . "Ahh, babanız söylemedimi " dedi büyük eldivenli eliyle saçımı okşayarak . "Karım Eva "
Kızların şaşkınlıkla ağzı açıldı. Anna gülümseyerek "Tanıştığıma memnun oldum Eva " derken. Ember kaşlarını çatarak , tiksintiyle baktı .
"Konuşamıyormu? "Dedi sahte bir gülümsemeyle. Tabi ki, konuşacaktım sadece ne söylemem gerektiğink bilemiyordum .
Bay Darian saçlarımı okşarken yüzüme doğru eğildi ve gülümseyerek gözlerimin içine baktı. "Ah, tabi ki konuşa biliyor Ember . Sadece kiminle konuşmaması gerektiğini iyi biliyor." Kızların göremeğidi bir açıdan yüzün yaklaştlrdı ve bana göz kırptı.
Neden bu kadar sevgi dolu bakıyordu . Yüzüm kızarıyor. Umarım kimse farketmezdi .
Bende Bay Darianın dediği gibi yaptım .Ember sinirden dişlerini sıkarken ,elimi uzatarak " Bende memnun oldum , Anna " dedim gülümseyerek .
Bay Darian Embera dönerek bir daha cümlesini doğruladı . "Bak görüyormusun , kiminle konuşacağını iyi biliyor" sonra kulağıma doğru eğildi . Ve onların duyamayacağı şekilde , erkeksi sesiyle fısıldadı . "Akıllı kız"
Şimdi tüm bedenimi sıcak basmıştı . Bu kadar yakınken kıpkırmızı olmuş yüzümü görmemesi imkansızdı. Yine utanç bir duruma düşmüştüm. Neden böyle yapıyorduki?
Bir kaç dakika sonra Bay Henry elinde bir mektupla geldi ve Bay Dariana uzattı .
💍💍💍💍
Bay Darian mektupu aldıktan sonra ordan uzaklaşmıştık ve şimdi sözünü tutmuştu parktaydık .
Buraya bayılmıştım . Çok az insan vardı . Park neredeyse bomboştu . Her sonbaharı hiss ettiriyordu .
Sarı kırmızı ağaçların arasında uzanan güzel patika yollar ve bir birinden bir kaç metre uzaklıkta banklar yerleştirilmişti .
Birde her tarafda güvercinler vardı çok güzeldiler.
Burası beni çok mutlu ve huzurlu hiss ettirmişti . Sevinçle ben önden giderken Bay Darian arkamdan geliyordu .
Ben gördüğüm güvercinlere sakince yaklaşırken. Bay Darian banklardan birine geçti ve kollarını çarpaz birleşrirerek oturdu.
Bu gün üzerinde kahverengi bir takım elbise vardı . Bence bu renk ona çok daha yakışıyordu . Ve siyah saçları da siyah eldivenleri ve ayakkabısıyla tezat oluşturuyordu .
Ben eğilip kuşları izlerken arkamdan seslendi"Eva"
"Evet?"
"Onları yemlemek istermisin?"
"Nasıl yapacağım?" Sordum heyecanla.
Ayağa kalktı ve ceketini düzelterek bana doğru yaklaştı . Kuşları korkutmamak için sakin adımlarla yanıma geldi ve eğildi. "Elini aç bakalım" söylediğini yaptım ve cebinden çıkartığı yemden bir az elime bıraktı. Sevinçle başımı kaldırarak yüzüne baktım ."Gelirken bi ara aldım" dedi ve eliyle kuşları gösterdi . "Yemle bakalım şimdi . "
Ben kuşları yemleyerken o yeniden yerine döndü. Bir kaç dakika sonra hepsi uçup giderken bende Bay Darianın yanına yaklaştım ve o düşüncelere dalmışken yanına oturdum.
"Neden eldiven kullamıyorsunuz?"
"Gelecekte öğrenirsin"
Hemen merak ettiğim başka bir soruyu sordum .
"Beni neden yanınıza aldınız? Şey , yani dört yıl önce"
"Çünkü , özelsin" şu özel meselesini hala çözememiştim . Bende şaka yaparak ."Evet özelim , çünkü benim kadar korkak bir kız bulamazsınız"güldüm.
Tam fark etmedim ama sanki dudağı yukarı kalktı.
"Korkularını yenmelisin biliyorsun değilmi?"
Dudaklarımı bir birine bastırdım" Biliyorum"
"Korkma , yapacaksın sadece zamana ihtiyacın var"
"Korkmuyorum"
"Ah , unutmuşum kesinlikle korkmuyosun"dedi dalga geçercesine.
"O mektupda ne var? " ayrıldığımızdan beri elinden hiç bırakmamıştı.
"Önemli bir şey. Belki de , hayatımı alt üst edecek bir şey"



