İçeriğe geç

Kırılgan temas

Bölüm 12 · 5 dk okuma

Kırılgan temas

Bölüm 12

BÖLÜM 12

Darian Ashford

Çalışma odama girdim ve cebimdeki mektupu çıkararak masanın üzerine fırlattım .

Ev sessizlikti. Evanın uyuduğunu düşünüyordum çünki , bu gün oldukça yorulmuştu . Ve kabul etmeliyim ki , bu günü bende sevmiştim özellikle de onu utandırmak çok hoşuma gitmişti. Ya da , utandığı zaman ortaya çıkan pempe yanakları çok tatlıydı .

Düşüncemi karımdan uzaklaştırdım . Ve önümdeki mektuba verdim . Hazırmıydım? Geçmişimle yüzleşmeye. Artık hazırdım eski zenginliğimizi geri kazanmış ve evlenmiştim . Hayatta yapmam gereken her şeyi yapmıştım .

Gerçek şu ki, ailem oldukça zengin bir aileydi . Kardeşim ve ya pek bir akrabamız yoktu . Ama babam şehrin en zengim dükü ve iş adamıydı . Ta ki ,o güne kadar . Kaç yaşımdaydım hatırlamıyorum sanırım . On iki yaşımda falan olurdum .

Babam bir iş anlaşmasında kendi arkadaşlarından biri tarafından ihanete uğramıştı. Amma Kim olduğu bilinmiyordu çünki parayı alır almaz peşinde iz bırakmadan şehirden uzaklaşmıştı. Aynı gece babam suikaste kurban olmuştu . Bir hafta sonraysa annem babamın acısına katlanamamış ve intahar etmişti . Onu kendim ölü bulmuştum o zaman lar sadece on iki yaşındaydım .

Ve ben o günden sonra hayatıma bir çocuk gibi değilde yetişkin gibi devam etmiştim . Tüm hizmetçiler malikaneyi terk ederken sadece Tom ve Berta kalmıştı .

Babamım üzerine düşen borçları ödemek içinse malikaneyi satmak zorunda kalmıştım .

İki yıl sefil bir hayat yaşamış ve sadece karnımızı doyurmuştuk . Ama on dört yaşımda hayatımı riske atarak şehirden uzaklaşmış ve kendi başımın çaresine bakmaya başlamıştım bile. Her zaman zeki bir çocuktum . Bu yüzden para kazanmanın en iyi yolunu ticaretle bulmuştum .

Bir az büyüdüğümdeyse , küçük tekne ticaretine başlamış sonra işi büyütmüş ve gemi ticaretiyle ömrümün sonuna kadar harcayacağım servet biriktirmiştim .

Paramı kazandığım an Ashforda geri dönmüş ve malikanemizi geri almıştım . Şu an içinde durduğum malikaneyi sonunda almıştım . Ve Tomla Bertayı buraya yerleştirmiştim . O yıllarda hayatımı değiştirecek biriyle , belkide dokunma sorunum olmasaydı karım olacak biriyle Milayla tanışmıştım . Mila kıvrımlı ve oldukça çekici bir kadındı . Benden sadece iki yaş küçüktü. Ama yinede çok olgundu. O zamanlar ona tutulmuştum her şeyim vardı param ,evim ......ama o yoktu .

O da , beni sevdiğini söylemişti ve her seferinde temas sorunumu ondan ustaca saklamıştım. İşin kötü kısmıysa ben onu her gün dahada sevmeye başlamıştım ve temas sorunumu hatırlayınca onunla bir geleceğim olamayacağını hatırlayınca.....kendimi içkiye vermiştim .

Bir kaç hafta sonra bu işin böyle devam edemeyeceğini anlayınca Ashforddan ayrılmış ve şehir dışına çıkmıştım . Bu onu unutmak için en iyi yol gibi gelmişti .

Yinede unutamamıştım ama en azından içkiyi bırakmış ve normal hayata döne bilmiştim . Şimdi bile zaman zaman aklımdaydı . Ahh, Mila.....

Babamın bana vasiyet edecek hiç bir şeyi yoktu ama Henry bir mektup bıraktığını söylemişti . O mektubu almamış ve geçmişten her gün kaçmaya çalışmıştım taa ki bu güne kadar.

Kendimi toparladım ve masanın arkasına geçtim. Mektupu elime alarak açtım.

Ve kalbime dokunacak babamın elinden çıkan kelimeleri okumaya başladım .

"Sen bu mektubu okuduğunda ben belkide hayatta olamayacğım evlat. Ama artık sana bırakacak hiç bir şeyim yoktu sadece bu mektup var. Biliyorum belkide içinden bana lanet ediyorsundur. Her kese güvendiğim için , servetimizi kaybettiğimiz için . Bende lanet ediyorum kendime. Ama bunu öğrenme zamanın geldi diye düşünüyorum.

Servetimizi kaybetmeden iki yıl önce malikanemizde güzel bir bebek doğdu oğlum . Bahçıvanımız Bay Josephi hatırlıyormusun bilmiyorum ama onun bir kızı olmuştu . Annen senide alarak onlara gitmişti .

Biliyorsun ki, temas sorununu her zaman her kesden saklamaya çalışmıştık çünki bu senin zayıflığındı . Ve ailemeize gelecekte büyük bir darbe vura bilirdi.

Ama annen o zaman küçük bebeğin eline dokunduğunu bir sorun hiss etmeyince onu sevdiğini söylemişti .

Garip hiss ediyorsun değilmi? O gün annen bunu bana söylediğinde bende şaşırmıştım . O anda annen evin hanımı olarak o küçük kızın ismini Eva koymuştu . Bu Bay Joseph için gerçektende bir lütufdu . Eva ......Eva şans , talih demekti Darian. Annen o kızın senin tek şansın olduğunu biliyordu .

Sadece senin değil ailemizin , geleceğimizin , neslimizin tek şansıydı bu kız. Ama bu bilgi sızdırılmıştı kim ve nasıl bilmiyorum ama sızdırılmıştı çünki bir kaç gün sonra Eva kundakta saldırıya uğramıştı .

Çünki düşmanımız her kimse bu çocuğun tek şansımız olduğunu biliyordu . Bay Joseph ve annesi zamanında yetişmişti ama saldıran ortada yoktu bebek son anda kurtulmuştu . O günden sonra Bay Josephe bir az para vermiş ve şehirden uzaklaşmasını istemiştim. Bu Evanın iyiliği içindi .

Şimdiyse Darian senden onu bulup evlenmeni ,o kızı korumanı ve nesilimizi devam ettirmenizi istiyorum . Belkide sen bu mektubu okuduğunda geç olacak.....belkide Eva ve ailesi bulunmuş ve öldürülmüştü.....

Hoşça kal oğlum ,........ iyi bir baba olamadığım için üzgünüm"

Hayatın bana oynadığı oyuna kızarken mektubu yumruğumun içinde sıktım .

Lanet olsun ,bir küfür savurdum . Evanın ailesi benim yüzümden ölmüştü. Eğer , eğer Eva o zaman evde olsaydı o da ölürdü .

Ona bir şey olmamıştı ama benim yüzümden bu haldeydi . Benim yüzümden geceler uyamıyordu ,benim yüzümden her gece kabus görüyordu , benim yüzümden alevden korkuyordu .....lanet olsun vicdanım sızlayınca kontrolumu daha da kayb etmeye başlamıştım .

Hızla ayağa kalktım ve kendimi daha fazla tutamıyarak sıktığım yumruğumu şiddetle masaya vurdum .

Onun hiç bir suçu yoktu . Tek suçu benim ona dokuna bilmemdi ve bunun için çok fazla bedel ödemişti . Ellerimi saçlarımdan geçirdim . Gözlerim sinirden yanmaya başlamıştı bile. Elimide olmadan hırıltılı nefesler alıyordum . .benim suçumdu .... ben gerçekten bir canavardım ....ben,...bağırdım "Lanet olsunn"

Elime geçen her şeyi kırdım .

Hayatı belkide şimdi de , tehlikedeydi bizi bitirmek isteyen kimdiyse artık tek zayıflığımı biliyordu .

Sinirle koltuğa bir tekme atarak onu yıktım .

"B-bay D-da-darian" titreyen sesini duyunca hemen arkama döndüm . Oradaydı hemen kapının önünde durmuş korkmuş gözlerle dağınık odaya bakıyordu .

Üzerinde yine beyaz bol pijaması var ve kahverengi saçlarını darayarak açık bırakmıştı . Korkarak parmaklarıyla oynamaya başlamıştı bile.

"Eva" dedim hızlı hızlı nefes alıp vererek . Gerçekten kendimi kayb etmiştim . Yine olmuştu yine kendimi kayb etmiştim .

Burda olmamalıydı ona zarar verebilirdim . Hemen hızla eldivenlerimi çıkardım ve yanıma fırlattım . Ve ona doğru bir adım attım o da korkarak geri bir adım attı .

Ben kırmızı gözlerimi üzerine dikerek bir adım daha attım . Ve Eva bir kaç adım daha geri gitti . "Eva, korkma buraya gel" yavaşça yaklaşmaya çalıştım . Başını hızlca sağa sola salladı . Dudakları titreyerek "Kor-korkuyorum" dedi ve hızla geri adım atarak kaçtı .

Lanet olsun , kızı korkutmuştum . Artık bir korkusu daha vardı benim yüzümden . Arkasında ismini bağırdım "Eva"

Ve şiddetle kapanan kapının sesini duyunca bir küfür savurdum .

Bölüm sonu

11 yorum

  • Kız biraz daha olgun olsa çok güzel olurdu çünkü bir erkek çok çocuksu kızlara kızları gibi davranıyor yani çocuk gibi erkek de birazcık daha sakin olsa ve bir de bir kadına aşık hâlâ unutmasi gerek acilennn

  • Kurgun gerçekten güzel, insanı sarıyor ama karakterlere bağlanamadım açıkçası. Adam çok bencil kız ise aşırı çocuk kalmış

  • Kurgun gerçekten güzel, insanı sarıyor ama karakterlere bağlanamadım açıkçası. Adam çok bencil kız ise aşırı çocuk kalmış

  • Kurgun gerçekten güzel, insanı sarıyor ama karakterlere bağlanamadım açıkçası. Adam çok bencil kız ise aşırı çocuk kalmış

  • Kurgun gerçekten güzel, insanı sarıyor ama karakterlere bağlanamadım açıkçası. Adam çok bencil kız ise aşırı çocuk kalmış