İçeriğe geç

kırıldığın yerden

Bölüm 2 · 2 dk okuma

kırıldığın yerden

Bölüm 2

soğuk duvarlar, sıcak çatışma

Şirketin toplantı odası büyüktü ama hava tıkalıydı sanki. Sessizlik, birkaç yöneticinin evrak karıştırma sesine karışıyor, gerilim gözle görünmese bile havaya siniyordu. Herkes o kişiyi bekliyordu: Emir Demirsoy. Eski patronun oğlu. Geri dönmüş, sözde sorumluluk alacaktı.

Rüya, defterine göz gezdirirken içinden bir kez daha geçirdi:

“Zengin çocukların derdi de şovdan ibaret.”

Kapı açıldığında başını bile kaldırmadan notlarına döndü. Lüks parfüm kokusu, odaya ilk giren şeydi. Ardından belli belirsiz bir gülümseme duyuldu:

"Toplantı kaç dakika geç başladı? Hadi dürüst olalım, ben olmasam hâlâ konuşmaya başlamazdınız, değil mi?"

Rüya başını kaldırdığında onunla göz göze geldi.

Sakince gülümseyen ama gözlerinde uyku izleri olan bir adam duruyordu karşısında. Siyah saçları özenle dağınık, gömleği markalı ama ilk iki düğmesi umursamazca açık. Emir Demirsoy’dı bu.

Rüya istemsizce kaşlarını çattı. İç sesi, uyarı verir gibi fısıldadı:

“İşte bir başka ‘kırılmamış gibi yapan’ daha.”

Emir de onu fark etmişti. Kalabalığın içinde yalnızca onun kaşlarını çatması dikkatini çekmişti.

Ve içinden bir cümle geçti:

“Birileri beni gerçekten yargılıyor. İlginç.”

Toplantı başladı. Raporlar konuşuldu. Emir, düşündüğünden daha ciddi, hatta beklenmedik şekilde dikkatliydi. Ama bunu kimse fark etmedi. Herkes onu ya küçümsedi ya da göz boyadığını düşündü.

Toplantı bittiğinde herkes odadan yavaşça çıkarken Rüya dosyalarını toparlıyordu. Kapının önünden geçmek üzereyken Emir durdu, bir an kararsız kaldı, sonra döndü.

"Sunumun güzeldi," dedi hafif alaycı ama yumuşak bir sesle.

"Notları ezberlemen bayağı etkileyiciydi."

Rüya başını kaldırdı, buz gibi bir ifadeyle gözlerinin içine baktı.

“Ezberlemedim. Yazdım. Anlamaya çalışmak istersen yardımcı olabilirim.”

Emir şaşırmadı. Sadece sırıttı.

"Anlamaya çalışmam gereken çok şey var gibi... Sen mesela. Sert dış kabuk, detaycı sunum, ama hâlâ kimseye güvenmeyen bakışlar."

Rüya'nın sesi dümdüzdü.

"Sen de umursamaz numarası yapıp aslında herkesi dikkatle gözlemleyenlerden misin?"

Sessizlik birkaç saniye sürdü.

İlk defa biri, Emir'in maskesinin arkasına bu kadar çabuk bakmıştı.

Sonunda Emir omzunu silkti.

“Belki. Belki de sadece iyi rol yapıyorum.”

“Umarım o rolün şirkete faydası olur,” dedi Rüya. Ardından dosyasını çantasına koydu ve çıkarken son kez arkasına döndü:

“Zenginlik geçer, yetenek kalır. Sadece hatırlatmak istedim.”

Emir, odada tek başına kalmıştı ama gülümsemeye devam ediyordu.

Çünkü ilk defa birisi, onunla gerçekten konuşmuştu.

Ve bu, beklenmedik şekilde hoşuna gitmişti.

Bölüm sonu

6 yorum