İçeriğe geç

Kırık Yeminler

Bölüm 41 · 1 dk okuma

Kırık Yeminler

Bölüm 41

İniş

Uçağın kapıları kapandı.

Ege pencere kenarındaki koltuğuna oturdu.

Yanındaki genç adam emniyet kemerini bağladı.

"Son kez soruyorum."

"Emin misin?"

Ege gözlerini kapattı.

"Bu şehirde yarım bıraktığım çok şey var."

"Artık kaçmayacağım."

Uçak pistte ilerlemeye başladı.

---

Aynı dakikalarda...

Duru, telefonu masaya bıraktı.

Aras sessizce ona bakıyordu.

"Ege'nin yanında kim olabilir?"

Duru omuz silkti.

"Bilmiyorum."

"Ama sesinden önemli biri olduğu belliydi."

Aras derin bir nefes aldı.

"Ne olursa olsun..."

"Bu kez yalnız değilsin."

Duru gülümsedi.

"Biliyorum."

Tam o sırada Duru'nun telefonu yeniden çaldı.

Bu kez arayan...

Ata.

"Alo?"

"Duru."

"Senden bir ricam var."

"Nedir?"

"Yarın Ege'yi karşılamaya gidecek misin?"

Duru kısa bir süre sustu.

"Bilmiyorum."

Ata sakin bir sesle devam etti.

"Gidersen..."

"Lütfen tek başına gitme."

Duru şaşırdı.

"Neden?"

"İçime kötü bir his doğdu."

"Sebebini ben de bilmiyorum."

Duru istemsizce pencereye baktı.

"Düşünürüm."

Telefon kapandı.

---

Gökyüzünde...

Uçak bulutların arasından ilerliyordu.

Yanındaki genç adam Ege'ye döndü.

"Onlara benden bahsetmedin."

"Hayır."

"Neden?"

"Çünkü önce benim konuşmam gerekiyor."

"Sonra seni tanıştıracağım."

Genç adam başını salladı.

"Umarım geç kalmamışsındır."

Ege, pencereden karanlık gökyüzüne baktı.

"Ben de aynı şeyi düşünüyorum."

Uçağın kaptanı anons yaptı.

"Sayın yolcularımız, kısa süre sonra İstanbul Havalimanı'na inişe geçeceğiz."

Ege derin bir nefes aldı.

Yıllar sonra...

Geçmişine yalnızca birkaç saat uzaklıktaydı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.