Duru o gece gelen mesajı aklından çıkaramıyordu.
"Kendine dikkat et Duru. Her gördüğüne güvenme..."
Defalarca numarayı aradı.
Telefon hâlâ kapalıydı.
"Kim neden bana böyle bir mesaj atsın ki?" diye mırıldandı.
Sonunda telefonu komodinin üzerine bırakıp uyumaya çalıştı.
Ama gözlerini her kapattığında aynı cümle zihninde yankılanıyordu.
---
Ertesi sabah okulun bahçesine girdiğinde Ege onu kapıda bekliyordu.
"Bir şeyin mi var?" diye sordu.
"Neden öyle düşündün?"
"Gözlerinin altı şiş."
"Biraz uykusuz kaldım."
Ege, Duru'nun elini tuttu.
"Bugün okul çıkışı seni en sevdiğin kafeye götüreceğim."
"Gerçekten mi?"
"Evet. Sadece sen ve ben."
Duru gülümsedi.
Belki de gerçekten büyütülecek bir şey yoktu.
---
İkinci dersin sonunda öğretmen sınıftan çıkınca Melis bir anda ayağa kalktı.
"Duru, ben kantine gidiyorum. Bir şey ister misin?"
"Hayır."
Melis çıktıktan birkaç saniye sonra Ege'nin telefonu çaldı.
Ekrana baktı.
Yüzündeki ifade bir anda değişti.
"Ben hemen geliyorum." dedi.
"Nereye?" diye sordu Duru.
"Kısa bir işim var."
Hiç açıklama yapmadan sınıftan çıktı.
Duru arkasından baktı.
İçine garip bir his çöktü.
---
Beş dakika geçti.
On dakika geçti.
Merakına yenildi.
Koridora çıktı.
Koridor bomboştu.
Tam merdivenlere yönelmişti ki...
Alt kattan Melis'in sesi geldi.
"...Kimse anlamaz."
Duru olduğu yerde durdu.
Konuşan kişi Melis'ti.
Yanındaki kişiyi göremiyordu.
Sadece alçak sesle konuşuyorlardı.
Merdivenlerden inmeye hazırlanırken omzuna biri dokundu.
Arkasını döndü.
Aras...
"Ne oldu?" diye sordu.
"Bir şey duydum."
"Ne duydun?"
"Boş ver."
Duru yeniden merdivenlere baktığında orada kimse kalmamıştı.
Sanki biraz önce duyduğu konuşma hiç yaşanmamıştı.
Aras, Duru'nun yüzüne dikkatlice baktı.
"Sana bir şey söyleyebilir miyim?"
"Söyle."
"Bazen insanlar göründükleri gibi değildir."
Duru şaşkınlıkla ona baktı.
"Ne demek istiyorsun?"
Aras kısa bir sessizlikten sonra başını iki yana salladı.
"Boş ver."
Ve arkasını dönüp yürüyüp gitti.
Duru olduğu yerde kaldı.
Son iki günde ikinci kez aynı uyarıyı alıyordu.
Önce o gizemli mesaj...
Şimdi de Aras'ın sözleri...
İçindeki huzursuzluk her geçen dakika büyüyordu.
Ama henüz, bunun hayatını nasıl değiştireceğinden habersizdi.