Pazartesi sabahı okul her zamankinden daha hareketliydi.
Koridorlar öğrencilerin sesleriyle doluydu.
Duru dolabını açıp kitaplarını yerleştirirken arkasından tanıdık bir ses geldi.
"Günaydın."
Arkasını döndü.
Ege...
Elinde yine küçük bir çikolata vardı.
"Her sabah mı?"
"Sen gülüyorsan her sabah."
Duru gülerek çikolatayı aldı.
"Bir gün şekerden dişlerim çürürse suçlusu sensin."
"Olur, birlikte dişçiye gideriz."
İkisi kahkahalara boğulurken Melis yanlarına geldi.
"Gerçekten sizi izlemekten sıkıldım."
"İzleme o zaman." dedi Ege gülerek.
"Olmaz. Ben sizin ilişki danışmanınızım."
Üçü birlikte sınıfa girdiler.
Her şey yine mükemmel görünüyordu.
---
İlk ders matematikti.
Öğretmen sınıfa girdikten birkaç dakika sonra kapı çaldı.
"Buyurun."
Kapı açıldı.
İçeri müdür yardımcısı girdi.
Yanında daha önce kimsenin görmediği bir öğrenci vardı.
"Çocuklar, bugün sınıfınıza yeni bir arkadaşınız katılıyor."
Sınıfta fısıldaşmalar başladı.
"Adın ne oğlum?"
"Aras Korkmaz."
Uzun boylu, koyu kahverengi saçlı, sakin bakışlı bir çocuktu.
Kimseye gülümsemiyordu.
Sadece sınıfı dikkatlice inceliyordu.
Gözleri bir anlığına Duru'nun gözleriyle buluştu.
Sonra hiçbir şey olmamış gibi başka tarafa baktı.
"Geçip oturabilirsin."
Boş sıra Duru'nun bir arka sırasıydı.
Aras sessizce yerine geçti.
---
Teneffüste herkes yeni öğrencinin etrafını sarmıştı.
"Nereden geldin?"
"Daha önce hangi okuldaydın?"
"Futbol oynuyor musun?"
Aras sadece kısa cevaplar veriyordu.
"Evet."
"Hayır."
"Bilmiyorum."
Duru uzaktan izliyordu.
"Çok sessiz biri."
Melis omuz silkti.
"Bence havalı."
Ege ise alaycı bir gülümsemeyle,
"İki güne açılır."
dedi.
Aras, onların konuşmalarını duymuş gibi kısa bir an Ege'ye baktı.
Sonra hiçbir şey söylemeden koridora doğru yürüdü.
---
Ders çıkışında Duru okulun kapısından çıkarken telefonuna bir bildirim geldi.
Bilinmeyen Numara
"Kendine dikkat et Duru. Her gördüğüne güvenme..."
Duru şaşkınlıkla mesajı tekrar okudu.
Numarayı tanımıyordu.
"Kim bu?"
Aramayı denedi.
Telefon kapalıydı.
İçine garip bir huzursuzluk çöktü.
O anda arkasından Ege'nin sesi duyuldu.
"Ne oldu?"
Duru telefonu hızla cebine koydu.
"Bir şey yok."
Ama ilk kez...
İçinde açıklayamadığı kötü bir his vardı.
Ve bu his, henüz her şeyin başlangıcıydı.

